Vay Be | Kenan Doğulu

Çok seviyorsam yapılan her işin altına imzamı atarım. İyisine de kötüsüne de... Kenan Doğulu sağ olsun hiç kötü imza attırmadı bana. Hep kendini yenilemeye çalışan, başka işler yapıp tekrardan kaçan ve daha da mükemmeli bunu bizi eğlendirdiği kadar kendisi de eğlenerek yapan bir adam. Son albümü olan İhtimaller'de yine çok farklı ritmlerle dinlemiştik onu. Vay Be! yeni albümü Ken'in. Yine bambaşka bir altyapı ile yepyeni şarkılarla karşımızda. Hadi şarkıları konuşalım hemen!

Hüzün | Ayşe Kulin

Çok güzel bir laf vardı duyduğum, "en güzel hikayeleri Tanrı yazar" diye. Bu serinin bu kadar hoşuma gitmesinin ve beni bu kadar etkilemesinin sebebi de budur muhtemelen. Kitaptaki olayların Ayşe Kulin'in kendi hayatı olmasından... Evlatlarıyla, eşleriyle, annesiyle, babasıyla ve tüm çevresiyle yaşadığı birçok olayın kitapta olmasından... Empati kurup kitabın içine çekiveriyor olaylar insanı. Olayların içinde sürüklenmeye başlıyor ve kitabın ne ara bittiğini anlayamıyorsunuz. Bende böyle işledi en azından. Kitap bir kadın hikayesi, kabul. Ama biraz vicdanı biraz kalbi olan herkese dokunur bu kitap diye düşünüyorum. Kulin'in babasının ölümüne kadar geçen süreç anlatılıyor kitapta. 1964 - 1983 yılları arasına tekabül ediyor bu da. Ailenin hem ebeveyn hem çocuk olarak bir insanın hayatındaki önemini anlatıyor. Bu yolculuğa eşlik edebilmek çok mutlu etti beni. İyi ki okumuşum. Kitabı en kısa sürede edinip evdekilerin de okumasını sağlayacağım ki hayatta yaşayacakları tüm zorlukların üstesinden gelinebildiğini görsünler. Kitabın okuduğum baskısı cep boydu, Everest Yayınlarından çıkmıştı, 384 sayfaydı ve 9,90 TL'ydi. Okuyun mutlaka. Çok seveceksiniz.

Hayat | Ayşe Kulin

Ayşe Kulin'in hayatını okumaya devam ediyorum. Yine epey duygulanarak ve gözyaşları içerisinde hem de! Serinin 3. kitabı Hayat. Ayşe Kulin'in hayatının 1941 - 1964 yılları arasını anlatıyor. Evliliği, çocukları, okuma ve çalışma çabaları... Dönemin Türkiye siyasal hayatından sosyal hayatına başkentten İstanbul'a uzanan geniş bir yelpazede döneme ışık tutuyor. Müthiş akıyor kitap. Elimden düşmedi desem yeridir. Zaten 400 sayfalık kitabı iki gün içinde bitirmiş olmam da bunun en büyük göstergesi. Ayşe Kulin'in ilk eşi ile ayrılmaya çabaladığı dönemdeki sayfaların tamamında ağladım. Kesinlikle büyük bir aşkın bitmesine ilişkin falan değildi bu gözyaşları elbette. Anne olmak, çocuklarını kaybetme riski ve tüm bunları tek başına göğüslemeye çalışmak ve haklı olmak yerine güçlü olmanın para etmesi o kadar can yakıcıydı ki... Ayşe Kulin'in hayatına dair bu kitaplar dışında okuduğum hiçbir detay yok. Dilerim çektiği her şeyin karşılığını alabilmiştir. Dilerim hayatının kalan günlerinde çok mutlu olmuştur. Okumak için arkadaşımdan aldığım bu kitapları kütüphaneme de ekleyeceğim ki kardeşlerimin de okumasını çok istiyorum. Alacakları öyle dersler var ki... Kitap Everest Yayınlarından çıkmış, 422 sayfa ve cep boyu 9,90 TL. Mutlaka okuyun!

Umut | Ayşe Kulin

Kitap Ayşe Kulin'in büyük ebeveynlerinden başlayıp kendisine kadar uzanan süreçte ailenin öyküsünü ele alıyor. 4 kitaptan oluşuyor seri. İlk kitap Veda isimliymiş fakat bana kitapları getiren arkadaşın elinde olmadığından ben 2. kitap olan Umut ile başladım. Kitapta iki aile var; Reşat Bey'in ailesi ve Zeki Salih Bey'in hayatından bahsediliyor. Kitap kapağındaki aile ağaçları ve ailelerin birkaç nesillik hayatının anlatılması sebebiyle bana Marquez'in Yüzyıllık Yalnızlık kitabını anımsattı. Kitapta en sevdiğim özellik açık ara kitabın geçtiği dönem oldu. Kapağında görüyoruz zaten 1928 - 1941 yılları arasını anlatıyor. Yani Cumhuriyetin ilan edilip halk ve ülkenin inkılaplar ile yeniden şekillendiği, herkesin ekonomik olarak zor durumda da olsa yeni bir ülkeyi yoktan var etme çabasındaki o maneviyatının kuvvetli olduğu o müthiş dönemi! Keşke 87 yılında değil de atıyorum 20. yüzyılın başında doğsaydım. O günlerde yaşasaydım öyle isterdim ki... Kitabın birçok yerinde gözyaşlarıma da hakim olamadım, hem kitabın geçtiği döneme duyduğum hayranlıktan hem de kitapta birbirini çok seven insanların kavuşamamasından... Sanırım biraz zülfü yare dokundu benim için. Neyse duygulanmayayım tekrar. Kitabın benim okuduğum baskısı Everest Yayılarından (cep boyunu okudum), 492 sayfa ve 9,90 TL. Bence okunması gerekiyor hiç vakit kaybetmeden bir sonraki kitap olan Hayat'ı sonra da Hüzün'ü okumak istiyorum. Hatta geri sarmak olacak ama ailelerin Balkanlarda yaşadığı dönemi anlatan Veda'yı da okumak isterim. Arkadaşımdan okumak için aldığım bu seriyi kendi kitaplığıma dahil etmek üzereyim açıkçası. Mutlaka okuyun!

Bir Çöküşün Öyküsü | Stefan Zweig

Fransa'da geçiyor hikaye. Krallığın ileri gelen kadınlarından birisi kralın emriyle sürgüne gönderiliyor. Kral ve çevresiyle kadar temas kurmaya çalışsa da dönüş yapılmıyor haliyle. Sürgündeki bir asilzade olarak kendi tacını kendisi takıyor. Pek masum sayılmaz bu hatun aslında. Yönetime dahil oluyor, gücünü kötüye kullanıyor, kral ve çevresi adına işlerini gördürüyor falan. Gücün bir zaman sonra nasıl hırsa dönüştüğünü ve kitabın adıyla söylemek gerekirse nasıl bir çöküş başlattığını okuyoruz kitapta. Zweig'in her kitabını okuyuşumda kadınları bu kadar güzel tasvir etmesini hayretle karşılıyorum. Başta kitaplarının bu kadar kısa olması çok iyi geliyordu, konsantre romanlar diye düşünüyordum. Gel gelelim okudukça artık o kadarcık sayfa yetmemeye ve keşke daha uzun olsa diye hayıflanmalar başladı. Seviyorum rahmetliyi. Kitabın bendeki baskısı İşbankası Yayınlarından elbette (çevirmenleri müthiş işler yapıyor), 56 sayfa ve 6 TL. Okumaya devam edin.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...