UEFA, Avrupa Ligi değil, UEFA!

Dün akşam Galatasarayımız Şampiyonlar Liginde bu sezon için son maçını oynadı. Son ana kadar düşmeyen ve bu sezonki en hırslı maçını oynayan Galatasaray maalesef 3-2 yenildi. Şampiyonlar Liginde Porto'yla iki maç yaptık bu sene ve sezonun başından beri aşağı yukarı yaptığımız 20 maçta en çok beğendiğim oyun bu yenildiğimiz iki maçta oynandı. Keşke sezona biraz daha yayabilseydik bu oyunu. Çünkü oynadığınız zaman görüldüğü üzere forvetsizlik falan hikaye oluyor o top bir şekilde gidiyor kaleye. Mağlubiyete rağmen çok memnunum ben. Elbette gönül isterdi ki galibiyetle, galibiyetin parasıyla birlikte bu hırsın sonuca dönüşmesiyle bitmeliydi bu maç. Ama memnunum. Başlıkta da dediğim gibi bu kupanın adı benim gözümde hiç Avrupa Ligi olmadı. Sanırım biraz eski kafalıyım :) Bu turnuvanın adı UEFA arkadaşlar. Biz eğer sonuca gidebilen bir oyuncuyu, çok değil bir oyuncuyu, bu takıma dahil edebilirsek ve elbette her rakibimize Porto'ya oynar gibi oynasak biz ikinci yarı ligi de domine ederiz, güzel bi kura şansıyla UEFA'da da (evet UEFA'da) yürürüz inşallah. Şimdi sen aslan gibi savaş GALATASARAY!

Hedefim Sensin | 2018

Bazı oyuncular vardır içinde yer aldığı her proje için referanstır. Hani o varsa tamamdır dersiniz. Ata Demirer benim gözümde o oyunculardan birisi. Özellikle kaliteli komedi konusunda. Geçtiğimiz hafta sonu gidip Ata Demirer'in yeni filmi olan Hedefim Sensin'i izledik ailecek. Beklenti bu kadar yüksek olunca çok gülmek istiyorsunuz haliyle ve evet film hedeflediği şeyi yapıyor. Yani güldürüyor ve eğlendiriyor. Ayrıca bir diğer iddiası olan çiğköfte yeme arzunuzu da epey kışkırtıyor. Hadi biraz filmi konuşalım öyleyse...

Günlerden Galatasaray #15

Yaklaşık 15 dakika ekrana baktım ne yazarım diye. İmleç yanıp yanıp söndü. Yıllardır Galatasaray maçı izliyorum. Galatasaray'ı bu kadar acziyet içinde hiç görmemiştim. Haftalardır gerçekten takıma etki eden hakem hatalarını konuştuk durduk. Ama bu maçta değil. Penaltımızı vermediler diyemeyiz artık çünkü 2-0 öne geçmiştik biz. Garry ve Eren'in birer golüyle o farkı açmıştık. Ama öyle lakayt bir oyun, öyle yorgun bir takım, kaçırılan öyle bomboş pozisyonlar ve öyle yanlış değişiklikler vardı ki sahada hiç kimse hakeme laf etme hakkını kendinde göremez, görmesin. Haksızlık her yerde haksızlık kabul ama bu giden 2 puanın sebebi değil. Takımda genel bir formsuzluk var. Teknik heyetten futbolcusuna kadar hem de... Tamam hepimiz kızgınız, hepimiz karşısındayız adaletsizliğin ama ben her maçta kendimi gazlayıp sıfırdan oturuyorsam o ekranın başına, beyefendiler de bir zahmet maçlarda sıfırdan başlayıp bu işi sahada çözmenin bir yolunu bulacaklar. Play-off sezonu gibi, geçen sezon gibi, daha önce bizimle uğraşılmaya çalışılıp hepsini susturduğumuz diğer tüm sezonlar gibi! Devre arasına son 2 maç. Biri Başakşehir ile... İkide iki yapmak için çok şey verirdim ama zor gibi... Yine sen aslan gibi savaş Galatasaray! Nolur savaş! Nolur durma, zira sen bu değilsin.

Akıl Oyunları | Daniel Palmer

Aslında çok keyifli başlamadı bu kitap. Hatta epey sıkıldığım atladığım yerler de vardı. Fakat her gerilim kitabında olduğu gibi sona doğru yükseldi ve her polisiyede olduğu gibi tahmin etmenin güç olmadığı bir sonla tamamlandı. Kitapta, bir yapay zeka firmasının sahibi olan Charlie'nin yaşadığı kafa karıştırıcı olaylar anlatılıyor. Olaylardan kastım cinayetler, yapılmaması gereken şeyler ve nihayetinde de akıl hastanesine gönderilme... Babası ve kardeşine şizofren teşhisi konulan Charlie'nin yaşadıklarının da aynı hastalık sebebiyle olmasından şüpheleniliyor. İşlerin nasıl gittiğini yazmayayım fakat beklentinin üzerine çıkamamış bir hikaye olmuş yazık ki... Kitap fuarından araştırma yapmadan kitap aldığımda pişman oluyorum. Bu kitap da pişman olduğum kitaplar kategorisine son sıralardan da olsa girer. En azından almasam da olurmuş diyeceğim türden bir kitap. Bendeki baskısı Koridor Yayınlarından 456 sayfa ve 28 TL gibi abuk bir fiyatı var. Hiç denemeyin bile ya... Fiyattan sonra buna karar verdim evet :)

Günlerden Galatasaray #14

Galatasaray dün akşam Beşiktaş deplasmanındaydı ve 1-0 mağlup oldu. Maçın önüne yine yeniden hakem geçti. Artık ben futbol izlemek istiyorum. Nefret etmek değil Galatasaray ile mutlu olmak istiyorum. Bu adaletsizliğe birinin dur demesini istiyorum. Fernando Muslera'nın yaptığı hareketin tüm yönetime yayılmasını istiyorum. Yıldım artık. Üzülmeyi bile hissedemiyorum. Tek hissettiğim adaletsizliğe karşı duyduğum hırs ve hakkın yenmesine karşı duyduğum kin. SUSMAYIN!
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...