GG etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
GG etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Günlerden Galatasaray #13

Galatasaray 4-0 Alanyaspor (Mauro, Dries x2, Wilfred)
Selaaaaam. Biz geri döndük, özlediniz mi? Zamanın ötesine bu maçı şu şekilde gönderiyorum; öyle tempolu bir maçtı ve Galatasaray kaybettiği toplara bile öyle seri şekilde cevap verip, öyle istekli oynuyordu ki, maçın hakemi sakatlanıp kendisini kenara aldırdı. Milli takım arasından önceki Hatay mağlubiyetinin ligin tek mağlubiyeti olmasını temenni ederek bu maçı atlattığımızı söyleyebilirim. Zira o maçta ne kadar ite kaka oynadıysa da takım bu maçta da o kadar arzuluydu. Bunun bence en büyük sebebi 10 numara pozisyonunun asıl sahibinin sahaya inmesiydi. Maçı izleyenler anladı bile çünkü Dries'in orta sahadan hücuma geçerken takımı mıymıylıktan uzaklaştırması (üzgünüm Kerem) bu maçın keyifle geçmesinin en büyük sebebiydi. Nefis oyununu 2 gol ve 1 de asist ile süsleyen Dries, keşke yollarımız daha önce kesişseydi, seviyorum seni! Maçı gol yemeden bitirmek de önemliydi bu noktada. Maç fazlasıyla lideriz. Önümüzde Manchester maçı var. Bu maçı almak gruptan çıkmak için kıymetli. Şimdi odağı oraya çevirmek lazım. Hedef 24, yürüyedurun!

Günlerden Galatasaray #12

Hatayspor 2-1 Galatasaray (Wilfred)
Ve namağlup serisi sona erer! Geçen sezonki Beşiktaş maçından sonra ligde hiç yenilmeyen, Şampiyonlar Liginde elemeler dahil yaptığı 10 maçta da yalnızca Bayern'e mağlup olan Galatasaray'ı yenecek takım Hatay'daymış! Öncelikle kendilerini tebrik ediyor ve maça geçiyorum. Kötü oynayarak kazandığımız, ite kaka kazandığımız maçlar olmuştu, evet, fakat mağlubiyeti bu kadar aradığımız maç ilk kez izledim bu sezon ve bulduğumuzu da gördük. Kağıt üzerinde kurulabilecek en iyi on birlerden birisiyle çıkmış olmakla birlikte bu kalitenin nasıl çalışmadığını anlayabilmek mümkün değil. Şampiyonlar Ligi'ne giderken akıllar orada, Şampiyonlar Ligi'nden dönerken fiziksel ve mental yorgunluk var. Şampiyonlar Ligi'nde olmak istiyorsanız, bunlar olacaktır üzgünüm. Alışmak ve maç maç gidip seri şekilde kafayı lig-şl arasındaki odakta geliştirmek gerekiyor. Yeni bir takımız fakat ekseri bunları başarmış, tecrübeli oyunculardan oluşan bir takımız. Bu tarz problemleri yaşamamak gerekiyor artık. Maçın sonundaki pozisyon, hakem falan konuşmak istemiyorum zira bu maçın kaybedilmesinin sebebi -ve artırıyorum son birkaç maçın sancılı geçmesinin- gole çevrilemeden harcanan pozisyonlardır. Son vuruş çalışması lazım takımın. Gol atamadıkça lüzumsuz bir elektrik yükleniyor. Bu maç da böyle geçsin bakalım. Milli takım arasına kendimizi 3 puanla atabilseydik iyiydi ama, kısmet. Hedef 24, yürüyedurun!

Günlerden Galatasaray #11

Galatasaray 2-1 Kasımpaşa (Wilfred x2)
Hafta içi oynanacak Bayern maçından önce akılların yine Şampiyonlar Liginde olduğunu umduğum bir maçtı. Zira oynanan oyun pek de tatmin etmedi. Bu çocuklar ya böyle ite kaka oynuyorlar her maçı ya da yaldır yaldır oynayıp gol atamıyorlar. Gerçi bu maçın da ilk 15-20 dakikasında Wilfred'in tek başına mundar ettiği en az 3 pozisyon saymıştım ama sonra öyle bir gol attı ki kendini affettirdi desem yeri. İkinci yarının da hemen başında yine Wilfred ile golü atınca maç 2-0'a geldi. Hemen akabinde yediğimiz golle fark bire inmiş olsa da maçı 2-1 kazandık neticede. Bunlar işin tatlı tarafları. Bu maça dair kalp kırıklığımız ise Nando'nun sakatlanıp hepimizin gözyaşları arasında sahayı terk etmesiydi. Bu çocuk hala hepimizin kıymetlisi. On küsur yıl sonunda artık bizden birisi. Akşam twitter'da okuduklarıma göre dirsek çıkmış sonra sahada Yener Hoca ilgileniyordu ya, orada oturtmuşlar anladığım kadarıyla. Kol askısıyla çıkıyordu stattan akşam. Acı çekiyor gibi de değildi pek, çok şükür. Son olarak Victor. Bir süredir oynayamıyorum diye trip atıp duruyordu ortamlarda. Dün akşam ilk on birde başlayınca yüzü de gülmeye başladı. Kendini hazır tutması açısından epey kıymetli. Bu da güzel haber. Son olarak peki Mauro'nun kaptanlığı??? Aşşşırı yakışmadı mı?💑 İyisiyle kötüsüyle bir haftayı daha bitirdik bu maçla. On bir maç on galibiyet 31 puan. Vallahi razıyız! Hedef 24, yürüyedurun!

Günlerde Galatasaray #10

Cumhuriyetimizin 100. yaşını tüm kalbimle kutluyorum. Gazi Mustafa Kemal'in en büyük eserini nefes aldığım sürece böyle seveceğime ve kalbi kötü insanlardan koruyacağıma tüm benliğimle söz veriyorum!
Rizespor 0-1 Galatasaray (Sergio)
Şu maç başlarken tek arzum sakatlık, kaza, bela olmadan maçı bitirmekti. Ona bir check attık. Sonra Sergio sislerin arasından çıkan Romeo gibi geldi, golü de attı. Nando kaptanım gol de yemedi. Bence dört dörtlük değil dokuz sekizlik bir maç oldu yani. İyi oynamadan, üç güne bir maç yorgunluğuna rağmen, şu maçı aldık ya çok keyifliyim. Rize'den pek haz etmiyorum malum. Rize'yi böyle yenmek benim için ekstra mutluluk sebebi. Kim ne derse desin, nasıl eleştirirse eleştirsin gerçekten zerre umrumda değil, takım da benim gibi düşünüyordur umarım. Kerem'in kaçırdığı bir pozisyon var, o konuda da iki kelam etmek isterim. Kerem birkaç maçtır sürekli kaçırıyor, bu kötü. Belki de -ve umarım- şanssızlık. Ama şunun farkına varmak lazım. Kerem kaçırıyor ya, bunun sebebi deniyor olması. Deneyecek, daha güzel kaçıracak, ama bir noktada belki çalışarak çözecek bu işi belki de kısmetsizliğini yenerek çözecek ve o gün atmaya başlayacak, bırakmadan. Oynadığı mevki Wilfred ve Tete'nin takıma girmesi nedeniyle biraz ortaya doğru kaydı. Yeni yer, yeni kanatlar, çok fırsat bulamıyor ama başaracak. Ben tüm kalbimle inanıyorum. Lütfen siz de inanın. Instagram'da falan çocuğa atılan yorumlar korkunç. Deli misiniz yahu?! Rahat bırakın şu çocuğu. Galatasaray kaptanı herhalde Galatasaray'ı sizin kadar düşünüyor ve kaçırdığı gollere sizden daha fazla kahroluyordur. Neyse, on maçta dokuz galibiyet. Altmış dakika Bayern Münih'i sahasına hapseden bir takım. Ben bu takımdan razıyım. Hedef 24, yürüyedurun!

Günlerden Galatasaray #9

Galatasaray 2-1 Beşiktaş (Mauro x2)
Tam olarak beklediğim oyun değildi öncelikle eleştirerek başlayayım. Yaklaşık 6 ay önce bizi yenen son takım olan Beşiktaş'ın görece çok da parlak bir oyun ortaya koymadığını ve rahat geçeceğini düşünüyordum maçın. Üstüne üstlük kalecileri de kırmızı kartla oyun dışında kalınca, tamam dedim, arkamıza yaslanırız ve tadını çıkarırız. Ama canım Galatasaray bize asla rahat bir maç izletmez tabii ki. Artık kafalar salı akşamında Bayern maçında mıydı, yoksa milli ara sonrası klasik tökezlemelerden birini mi yaşadık bilemiyorum, genel olarak oynanan oyun pek tatmin edici değildi benim açımdan. Yine de kazandığımız için söylüyorum, iyi biten her şey iyidir cümlesini düstur edinir ve derim ki, bu maçtan kayıpsız çıkan takıma hiçbir lafım yok. İkinci golünü penaltıdan atan Mauro'nun ilk golünü nasıl attığını bir süre tartıştık, çözemedik. Acaba bu takımın büyücüsü Kerem Aktürkoğlu değil de Mauro Bey mi? Beşiktaş için üzgünüm, umarım ilk yarıda kalan bütün derbilerini kazanırlar. Neticede hocaları yabancı değil 😋 Günün sonunda, ne mutlu bana ki, Icardi'si olan kazanıyor. Maçın başındaki koreografi şovu da 3 puanın kaymağıydı açıkçası. Bir tür amme hizmeti olarak koreografinin iki halini de büyük fotoğraflar olarak paylaşıyorum. Üzerine tıklarsanız masaüstü boyutuna gelecek halini göreceksiniz. Hedef 24, yürüyedurun!

Günlerden Galatasaray #8

Antalyaspor 0-2 Galatasaray (Davinson, Mauro)
Dün akşam Antalya deplasmanındaydı takım. Ama umutlar vaat eden, ışıklar saçan bir oyun ortaya koyamadı itiraf etmek gerekirse. Bazen olur öyle. İyi oynamadan da, yürüye yürüye maç alırsın. Bu sezonun bu tarz maçı olarak da Antalya deplasmanını yazarım, şimdilik, ilk 8 maç için. Başta dedim ya çok iyi değildik diye, aslında galip gelinen Manchester deplasmanından sonra Antalya deplasmanı zor geçecek diye öngörüyordum kendi adıma. Fakat önce Davinson'un kale önünde topu iteleyerek gole çevirmesi, sonra da Mauro'nun ofsayt diye iptal edilen ama VAR'dan dönen golüyle galip gelmeyi başardık çok şükür. Galip geldik diye hakem zorbalığını da es geçmeyeceğim. Maçı izleyenler anımsayacaktır. Nando'nun kale önünde bileğine basıldı rakip tarafından. Bu pozisyonda rakibe sarı kart gösterilmesi gerekir ve hatta kırmızıyı zorlayabilirken, Nando'ya itirazdan sarı kart verdi beyefendi. Yani muhtemelen kendisine faul yapıldı diye kart gören tek topçu olabilir Nando şu an. Şimdi önümüzde milli takım arası var, takım bir parça dinlensin istiyorum tüm kalbimle. Zira geride bıraktığımız 21 günlük periyotta bu takım 2 şampiyonlar ligi (Kopenhag, Manchester) ve 5 lig (Antalyaspor, Ankaragücü, İstanbulspor, Başakşehir ve Samsunspor) maçı yaptı. Bu maçların dördü deplasmandı ve berabere biten Kopenhag maçı hariç kemiksiz 6 galibiyet var. Nazar olmasın çiçek gibi gidiyoruz maşallah. Hedef 24, yürüyedurun!

Günlerden Galatasaray #7

Galatasaray 2-1 Ankaragücü (Wilfred, Sacha)
Öncelikle doğum günün kutlu olsun canım Galatasaray. 118 yıldır iyi ki var oldun. Sonsuza kadar yaşa, var ol! 
Maçla ilgili kurmam gereken ilk cümle Ankaragücü'nün şahane kalecisi Bahadır'a övgü olmalı bence. Özellikle ilk yarıda gelen HER TOPU çıkardı ve yediği iki gol de yalnızca talihsizlikti. Galatasaray bazı kalecilere böyle kariyer maçı oynattırıyor ki bir ara bununla ilgili haber bile yapılmıştı. Üşenmedim, buldum. Çocuğa helal olsun. Gelelim benimkilere... Bir kere maçın ilk yarısında da ikinci yarıda da nefis oynadılar. Şu sırıttı diyeceğim tek bir oyuncu bile yok takımda, sonradan girenler dahil. Bir tek sanki Tete'de arada blokajlar oldu sanıyorum. Vuruşlarda, paslarda falan anlık gecikmeler oldu. Nazarlık diyelim. Bahadır kariyer maçını çıkarmasa daha ikinci yarıda 5 as oyuncu değiştirilir, Manchester maçına hazırlığa geçilirdi, o derece. Yalnızca ilk yarıda kaçan gollerden 5 dakika özet çıkar. İkinci yarının hemen başında yenilen golden sonra bile maçın döneceği çok belliydi. Hani şu maçta puan bırakma fikri eminim kimsenin aklına gelmemiştir. Wilfred'in biraz pasif kalmasına rağmen sürekli dürtmesi bu maçta meyvesini verdi diyebiliriz attığı gol ile. Kaleciyle karşı karşıya tertemiz bir vuruşla ateşlemeyi başardı. İkinci golde ise Sacha'nın rakibe çarptırarak attığı gol, zorla verildi falan ama çok barizdi gol olduğu. Direk içinden çıkarıldı top. Tereddüt olmaması lazım kimsede. 7. maçta 6. galibiyet. Darısı Manchester maçının başına. Hedef 24, yürüyedurun!

Günlerden Galatasaray #6

İstanbulspor 0-1 Galatasaray (Mauro)
Öncelikle alıcınızın ayarlarıyla oynamayın, ama evet, Lucas'ın elleri yeşil. Sahanın çimleri ölmüş de bişeyler olmuş, bunlar da sahayı yeşile boyamışlar LOL! Yere düşen, forma da beyaz ya, Hulk gibi kalkıyor sahadan. Marvel evreni gibi bitirdik maçı. Günün sonunda herkes Nando'ya dönüştü. Maçın biraz rahat ve salaş geçtiğini kabul ediyorum. Öyle ki maça dair aklımda kalan en net şey Kerem'in kullandığı penaltıydı. Şimdi penaltı oldu. Ben kafamın içinde Mauro'nun üst üste kaç gol attığını düşünüyordum. Bekliyorum ki rekorunu bir maç daha yinelesin. Kerem ile iki çikirdeştiler baktım topu Kerem aldı. Geçti topun başına, Mauro'ya pası çıkardı o da gitti dışarı vurdu. Şimdi ben bunu maçı izlerken "yapacağınız işi s2yim" şeklinde yorumladım. Fakat hemen akabinde Mauro, yine Kerem'in pasında şahane bir oturtma vuruşla golü atınca dedim ki; "sizin canınız sağ olsun aslanlarım, haftaya da röveşata deneyin ulan". Bazen önde olmamalarına rağmen böyle şeyler deniyorlar, özellikle Mauro deniyor. Bu kadar da kredisi olması lazım bence, bugün, üstüne uyuyup sağlıklı düşününce. Kaldı ki birbirimizi yemeyelim. Pozisyon gol olsaydı hiçbirimiz, evet HİÇBİRİMİZ, laubalilikten falan dem vurmayıp çatır çatır paylaşacaktık golü. Artık bi dahaki sefere diyelim. Galatasaray bu erteleme maçını da kazanarak ligdeki diğer takımlara yetişti. Şimdi maç fazlasıyla lider. Öbürleri perşembe yenilirse, hoooop başlıyoruz moduna girerim daha 6. haftadan. Zira 6 maçta 16 puan gaaayet güzel ve keyifli. Hedef 24, yürüyedurun!

Günlerden Galatasaray #5

Başakşehir 1-2 Galatasaray (Hakim, Mauro)
Bayılıyorum böyle temposu yüksek maçlara. Takım hafta içi maç yapıp gelmemiş gibi birazcık rotasyonla yine maçı koparıp aldı. O ufacık rotasyona da bir parça değinelim. Mesela Tete. Maşallahı vardı çocuumun Başakşehir'in sol beki istifasını vermiş olabilir, bi kontrol edebilir miyiz? Mesela Davinson, sanki kırk yıldır Galatasaray stoperiymiş gibi hiç sırıtmadı. Son on dakika Ndombele bile biraz zaman aldığı takdirde iş yapacağının sinyalini verdi benim izlediğim yönden. Takım birlikte oynamaya devam ettikçe bence hafta içi oynanan Kopenhag maçının ötesine gidecek ve güzel şeyler başaracak. Bu arada Hakim'in golü ilk yarının sonlarına doğru geldi. Ayağına oturan nefis bir vuruşla çözdü işi. İkinci gol ise Kerem'in ceza sahasında düşürülmesi neticesinde verilen penaltı neticesinde Mauro tarafından atıldı ki üst üste artık bu kaçıncı lig maçı golü ben saymayı bıraktım, maşallahı var arslanımın. Maça dair canımı en çok sıkan şey ise Kazımcan oldu. Tam çocuk kadroya girecek güzel işler yapacak derken sakatlanıp iki büklüm sahadan çıkması beni çok üzdü. Dilerim ki kötü bir durum yoktur ve hemen hafta içi oynanacak İstanbulspor maçında sahadaki yerini alır. Şahsen Kazımcan'dan beklentim çok yüksek. Böyle can sıkıcı şekilde oyundan çıkmak durumunda kalması üzücüydü. Hakem performansını konuşmaya gerek yok çünkü VAR heyeti mi daha kötüydü sahadaki mi kestirmek zor. Başakşehir de bu sezon Galatasaray'a gol atabilen tek takım olmanın (hem de Galatasaray'ın oyuncusu Leo ile) keyfini sürsün şimdilik. Hedef 24, yürüyedurun!

Günlerden Galatasaray #4

Galatasaray 4-2 Samsunspor (Kerem A.x2, Abdülkerim, Mauro)
Vallahi özlemişim! Milli arasından başlayacağım diye giriş yapmak istedim yazıya. Zira 2 haftalık molalar istemiyorum. Gerçi şimdi bi başladık önümüzdeki yaklaşık 2 ay üç güne bir maçtan kafamızı kaldıramayacağız ama güveniyoruz, maçların tamamını da dün akşamki gibi alır geçeriz inşallah. Samsunspor maçına başlarken içerideki maça rağmen parçalıyı değil de beyaz formayı giymişler diye bir miktar surat asmış olsam da sonu güzel bitti. Maçın hemen ilk 30 dakikasında Kerem'in attığı 2 golle zaten baskın başlayınca devamı geldi. Abdülkerim'in yine kornerden attığı gol ile ilk yarıyı 3-0 önde kapatmış olmak keyifliydi. Gerçi ikinci yarı daha başlamadan yediğimiz golün devamı gelince birden 3-2 oldu maç. Sonra yeni şahane sağ açığımız Hakim bey oyuna girdi ve attığı nefis şutu ağlarla buluşturdu... Zannediyorduk biz. Meğer Mauro o füzeye kafasını sokup kendi serisini sürdürerek golünü atmış. Gol geldikten sonra çalan şarkıyı anlamaya çalışırken birden aşkın olayım şarkısını fark etmem kendi payıma maçın en keyifli anlarından biriydi. Anonsçunun helali var, pozisyonu 3. izlememden sonra fark ettim ben golün Mauro'ya ait olduğunu 😄. Neticede keyifli bir maç oldu, çarşamba akşamı için tatlı sinyaller verdi bana. Dördüncü maçta üçüncü galibiyete maşallahtan başka bişey demek doğru değil. Hedef 24, yürüyedurun!

Günlerden Galatasaray #3

Gaziantep 0-3 Galatasaray (Mauro x2, Kerem A.)
Şampiyonlar Ligi molası, tatil falan derken buralar biraz boş kalmış. Nasılsınız bakayım? Ben iyiyim Galatasaray sağ olsun hayatımda en güzel giden şey desem, yeri. Dün akşam da şehir dışının ikinci ayağının son gecesinde Gaziantep maçı denk geldi. Telefonla ite kaka izledim maçı ama izleyebildiğim kadarından çok büyük keyif aldım. Millet gibi tatava yapıp gözlerinize işkence etmeyeceğim zira bir maçı 0-3 kazanıyorsak hem de 5 atıp 3 sayıyorsak öper başıma koyarım. Mauro'nun yürüyerek 2 gol atması beni ziyadesiyle mutlu ediyor mesela (Mauro bizim topçumuz, tapusuyla falan bayaaaa bizim hem de). Yahut Kerem A.'nın maç başlamadan golü bulması sonra da ısırmayı hiç bırakmamış olması keza aynı şekilde mutluluk veriyor. Victor'un performansı, Kerem D.nin ben buradayım şeklinde koyduğu oyun ve karakterden memnunum. Milli takım arasında 1 maç eksikle 2 galibiyet 1 beraberlik ve bunu gol yemeyen tek takım olarak başarmış olmak da benim adıma pozitif şekilde yorumlandı yine. Transfer falan patronların işi takdir edersiniz ki. Zira geçen sezon sıfırdan takımı kurup 13.lükten şampiyonluğa yürütenlerin bu sezon için de bir planı vardır diye öngörüyorum kendi adıma. Sosyal medyada dönen goygoyda denildiği gibi; "sakin olup plana sadık kalıyorum" kendi payıma. 
Teşekkürler Galatasaray! Hedef 24, yürüyedurun!

Günlerden Galatasaray #2

Galatasaray 2-0 Trabzonspor (Maurox2)
Son söyleyeceğimi baştan söyleyeyim de araya karışmasın. İyi ki varsın Galatasaray, seni çok seviyorum💓 Gelelim maça. Önce hakem tabii ki. Maçın neticesi ne olursa olsun, Sacha'nın ceza sahası içinde çenesine yediği dirseğin verilmemesi, penaltı verse kimsenin itiraz etmeyeceği ve sonrasında da kornere çıkarılan topun kale vuruşuyla oyuna devam edilmemesi ve pozisyona itiraz eden kaptana çıkarılan sarı kartlar gibi BARİZ hataların mevcudiyeti kötü niyetli ve beceriksizce yönetilmesini es geçmek benim adalet anlayışıma uymuyor. Neyse ki Mauro var da, attığı iki nefis golle bizi bu pislik çukurunun içinden çekip aldı. Lucas, maç eksiğine rağmen sahanın hala en iyisiydi ve sakatlanıp çıkması bir parça endişelendirdi açıkçası. Neyse ki maç sonu kutlamalarına çıktı da panikleme gereği kalmadı. Maç sonu derken, yeni transfer Hakim'in maç sonunda tribünden üçlü çektirerek takıma katıldığının açıklanması 36 senelik ömrümün gerçekten en delice ve en keyifli transfer duyurusuydu. Fikrin sahibinin aklından öpüyorum. İlk iç saha maçından galibiyetle ayrılmak kıymetliydi fakat hakeme rağmen bunu başarmak, ne yalan söyleyeyim, ekstra bir haz verdi. Teşekkürler Galatasaray! Hedef 24, yürüyedurun! Çarşamba günü Martin'in takımı Molde karşısında da benzer bir delilikle galibiyet gelsin inşallah.

Günlerden Galatasaray #1

Kayserispor 0-0 Galatasaray
Hiç böyle olmasını beklemiyordum bu maçın, Allah kalbimi biliyor ya... Hafta içi ön eleme maçında çizdikleri profil çok daha tatmin ediciydi mesela. Ha üç güne bir maç yormuş diye düşüneceksek, o iş biraz sakat. Zira uzunca bir süre üç güne bir maç yapacak bu takım inşallah. Seri şekilde form tutup, ağustosu en az kayıpla atlatıp galibiyetlere başlamak lazım. Neden Kerem? sorusunun cevabı ise dün akşamki puan kaybını kendisine yazmam oldu. Manasız şutları, saçma top kayıpları ve pas tercihleri ile golsüz beraberliğin yangınını kendisine bağladım. Günah keçiliğinin hayrını görsün. İlk elin günahı olmaz diyelim. Hedef 24! 

Günlerden Galatasaray #şampiyon

Valla epeydir bu şampiyonluk yazısını yazmıyordum, özlemişim. Nedir bu yazının içeriği hemen bilmeyenlere ve partiye yeni katılanlara açıklayayım kısaca. Galatasaray'ın bu sezon ligde yaptığı maçların tamamını birer fotoğraf ve cümle ile hatırlıyoruz. Sezonun Galatasaray adına gol kralını seçiyoruz. Alkışlar. İstiklal Marşı ve kapanış. Buyursunlar.

Günlerden Galatasaray #35

Galatasaray ligin son maçında Fenerbahçe'yi ağırladı. Maçın kritiğine gelincejlafhşdfhsdljfaeklrjşl tabii ki kritik işi bitti. Şampiyon Cimbom yazdırdık. Şampiyonluk yazısı ve şampiyonluk kutlamaları müteakip günlerde gelecek. Beni takip etmeye devam edin.😋
Galatasaray 3-0 Fenerbahçe (Nicolo x2, Mauro)

Günlerden Galatasaray #34

Ankaragücü 1 - 4 Galatasaray (Maurox2, Sergio, Barış).
ŞEN OLA CİMBOM, ŞEN OLA!
Asıl kutlama pazar akşamı😉

Günlerden Galatasaray #33

Sahanın Galatasaray adına, Mauro'nun 2 gol atmış olmasına rağmen, en iyisi Lucas oldu dün akşam. Sahada yine basılmadık yer bırakmadı, üstüne üstlük bunu da bildiğin dayak yiyerek falan başardı. Rakipler için sinir bozucu olsa gerek. Zira sürekli bu çocuğa yapılıyor fauller. Mesela bir pozisyonda arkadan ayağına basıldı kırmızı falan verilmedi VAR kontrolüne rağmen. Galip geliyoruz diye VAR eleştirisini bırakacak değilim. Lucas dışında Sacha'nın performansını da beğendim, bir maçlık es vermek takımı özletmiş galiba. Mauro'nun attığı ikinci goldeki kör noktayı buluşu ve iğne deliğinden geçirdiği topun ağlarla buluşmasını hala aşamıyorum. Allah kalbimi biliyor ya, kafayla Kerem'e indirecek zannettim. Nefis goldü. Galatasaray'dan nefret eden ve bu nefretini her fırsatta, başka maçlarda bile sürekli dillendiren Rıza Çalımbay ile Sivasspor'u terlemeden 2-0 ile geçti Galatasaray. Çok şık oldu. Bazı maçlarda oynayamazsınız bazı maçlarda da tabir yerindeyse öttürürsünüz. Bu maç tam ortadaydı. Haftaya Ankaragücü maçını aldığımız takdirde son maçın (febe) bir önemi kalmıyor ve şampiyonluk ilan ediliyor. Maç tarihi 30 Mayıs ve ne derler bilirsiniz: Mayıslar Galatasaray'ındır. Öyleyse, şen ola Cimbom şen ola!

Günlerden Galatasaray #32

Bazen oynamazsınız, kafanız güzel gibi, caddede yürür gibi sallana sallana dolaşırsınız sahada, ama o maçı da alırsanız işte "şampiyon gibi" oynamak budur. İyi oynamadan da kazanabilmektir "şampiyon gibi" oynamak. Her maça aynı eforu sarf edemeyebileceğini de kabullenmektir. Dünkü İstanbulspor maçı işte tam da böyle bir maçtı. Takım ilk yarının sonunda 5 dakika, ikinci yarının sonunda 5 dakika top çevirmesi maçın Mauro'nun biri yine "Allah ne verdiyse vuruşlu" penaltısı olmak üzere 2 golüyle 2-0 bitirmesine neden oldu. Aslında maçın adamı fotoğrafımızda bugün Victor olacaktı. Kafasında sarılı fileyle, 2. golden önceki yaptığı müdahale ile maçın 1-1 değil 2-0 bitmesini sağladı. Ama bu fotoğraf da çok iyi olunca, kaçıramadım. Maçın yine iyilerinden birisi olan Lucas oldu bence. Kötü oynayan takımda Victor ile ikisi ışıl ışıl parladılar tabir yerindeyse. Dries'in son maçlarda ortaya koyamadığı performans beni çok üzüyor. Neyse bu maça kadar kattıkları ve bundan sonra da katacakları yetsin. Kaldı üç maç. Yarın Fener puan kaybederse, Sivas maçına şampiyon olmak için çıkıyormuşuz. Olmazsa sonraki, olmazsa Fener maçı. Bu yolun sonu şampiyonluk. Üç tane 90 dakikanın karşılığı 23. şampiyonluk olacak. İnanın. İnanmayan yola çıkmasın. Şen ola Cimbom, şen ola!

ps: Bugün 17 Mayıs, EVET BİZİM UEFA KUPAMIZ VAR!

Günlerden Galatasaray #31

Öncelikle sahanın en iyisi olan çok sevgili sarışınım Lucas Sebastian Torreira Di Pascua’yı tüm kalbimle kutlarım. Bu takımın kondisyon
 sıkıntısı da basmaya başladı bana ha! Kaç maçtır şöyle elim ensemde bi rahat oturamadım. Sergio, Dries ve Kerem'de son birkaç maçtır ortaya çıkan bu dağınıklığı vücut yorgunluğuna bağlıyorum. Zihinsel değil de tamamen fiziksel bir yorgunluk. Haftada iki maç yapmıyor olsa bile bu adamlar yine de o yorgunluğun izlerini taşıyorlar. Başta şampiyonluk rehaveti sanmıştım ama mental bir rahatlık da yok. Kafası kopuk tavuk gibi dolanıyorlar sahanın içinde. Şu Başakşehir maçının galibiyetle biteceğine emindim, kaldı ki pozisyon bile verilmedi ama bu takımdaki saçma sabırsızlık oturduğum yerden beni bile geriyor. İnsan ister istemez acaba mı diye düşünüyor. E top yuvarlak, bir anlık Nando gafletine bakar. Girdi mi çıkmaz da işte. Sonra tepin dur. Neyse ki bu maçta öyle olmadı. Mauro'nun ceza sahası içinde düşürülmesine rağmen VAR'a bile gitmeyen hakem heyeti, birkaç dakika sonra olan sanıyorum Deniz'in dirseği ile ceza sahasından uzaklaştırdığı topu VAR ile lütfen verdiler. Mauro'nun nefis vuruşu neticesinde de 1-0'lık galibiyet ile sahadan ayrılmayı başardık. Ama iki pozisyonun arası biraz olsaydı muhtemelen yine kulağının üzerine yatacaktı herkes. Suyun öbür tarafına çatır çatır penaltılar çalınırken Galatasaray için bu rakam 3 düş 1 al mevzusuna dönmüş durumda. Sinir bozucu mu? Evet. Hepsinin intikamını alacak mıyız? Kesinlikle. Şen ola Cimbom, şen ola!

Günlerden Galatasaray #30

Galatasaray dün akşam Beşiktaş deplasmanındaydı. Kadıköy'de 20 sene galibiyet almadan geçen serinin ardından nur topu gibi yeni bir "galip gelememe" serimiz oldu. Mevzu Beşiktaş olunca çok kale alınmadı muhtemelen ama derbidir, puan farkını kapatır, geriden gelip şampiyon bile yapar evlerden ırak. Ligin en az gol yiyen takımıyken üst üste iki maçta yediğimiz 6 gol bile tehlike sinyallerini çalıyor bana sorarsanız. Beşiktaş maçını Mauro'nun maçın başında attığı tek gole rağmen 3-1 kaybettik. Konyaspor maçında takım bugün kazanmayı istemediği için kaybederek on küsur galibiyetlik seri kırılmıştı. Dün, Beşiktaş maçında yine kazanmak istenmedi. Gayet savruk, bezgin, sıkılmış bir maç çıkarıldı Lucas dışında. Şu ataklarda kanatlardan gelmek yerine dikine pas işinde de çok ısrar ediliyor gibi geliyor bana. Sağda Milot veya Nicolo veya Yunus, solda Kerem beklerken inadına aradan Mauro arandı dün her pozisyonda. Tamam gol atsın ama üç adamın arasındayken de pas verilmesin oyun biraz açılsın mı acaba? Neyse, bu da böyle olsun. Puan farkı vardı rehavetinden kurtulmuş olduk. Evet gençler, macera hakkımızı kullandık. Artık biraz kazanalım mı, ne dersiniz? Son 5 maç, hepsini kazan şampiyon ol. Bu kadar basit ve bu kez gerçekten önemli olan basiti başarmak. Yürüyedurun!
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...