Kendisi gelmeden önce bir röportajı gelmişti Cana'nın. Röportajda daha önce Beşiktaş'tan teklif aldığını fakat reddettiğini, çünkü Türkiye'de bir takıma gidecek olursa bu takımın Galatasaray olacağını söylediği yazıyordu. O röportaj gerçek dendi mi, yalanlandı mı bilmiyorum ama ben ilk o röportajla tanımıştım Cana'yı. Sonra parçalı formayla görüp birden içim ısınmıştı. Zaman geçtikçe eleştiriler geldikçe savunmaya falan da çalıştım ama insanların fikri değişmedi. Malum, belli bir fikri sabite tutulup kalınınca kopuş zor oluyor. Öz eleştiri yapmak gerekirse, belki benim Lorik Cana'yı beğenmem ve takımda kalmasını istemem de aynı fikri sabitin tam zıttını düşünmemden ileri geliyordur. Ama şunu da kabul etmek gerekiyor ki, Lorik'in bir arada oynadığı adamlar kreatif adamlar değildi. Çok düz futbolcularla oynamaktan ileri gelen şanssızlığı Galatasaray'dan ayrılmasına sebep oldu.
Şaka bir yana, Lorik Cana'yı nasıl sahiplendikse, Muslera'yı da öyle sahipleniriz. Armanın altında bir kez görmemiz yetecektir. Ama 19 numarayı giyen gidiyor, giyen gidiyor. Müzelik olmalı bu forma. Ya da en temizi Mustafa Sarp'a verseler ya 19'u.. Cana'nın bahtı açık olsun. Gözümüzde, gönlümüzde yeri başkadır. Bunun adı ne yabancı hayranlığı ne de başka yaftalar. Galatasaray taraftarı, kendisi gibi olanları sever. Cana'nın bir samimi tarafını görmesek, Galatasaray taraftarı olduğunu hissetmesek, bu kadar kıymet vermezdik. Bu da böyle biline! Lazio forması da yakışır kaptana. Şimdi bu futbol dilencileri Totti vs Cana izleyecek ya, bu da bir tesellidir.Yolun açık olsun Lorik, unutulmazsın.
Serap Bahar - GsTvnet.com
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Yazın bakalım 😎