GG etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
GG etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

#GünlerdenGalatasaray - Göztepe

Göztepe 0-2 Galatasaray (Kaan, Alvaro)
Şampiyon sahaya indi. Rotasyonu bol, gelecek sezon için hazırlık maçı kıvamında başlayan bir maçtı. Galatasaray maçı rölantide geçirecekti bence fakat Göztepe taraftarının ettiği galiz küfürlerden sonra takımda bir demek öyle diyorsunuz havası oluştu ve inceden varlığını hissettirmeye başladı. Maçın ilk yarısında gol sesi çıkmamış olmakla birlikte ikinci yarının sonlarına doğru bir frikik kararında topun başına hepimizi şaşırtacak şekilde Kaan geçti. Ve sezonun en güzel gollerinden birisini attı şüphesiz. Topun falsolanarak böyle akıp gidişi, kaleye mesafesi, hepimizin ağzı açık şekilde izlemesine sebep oldu. İkinci gol de ilki kadar güzeldi fakat bu kez hazırlanışı. Davi'nin defanstan yaldır yaldır getirdiği top İsmail'in yumuşacık pasıyla Alvaro'nun golüyle neticelendi. Her maçta bir duygusal parça bulduğum için bu maçın duygusal parçasını da Dries'in 3 sezonun sonunda veda etmeden bir maç evvel sahaya kaptan çıkması olarak seçtim. Beni duygulandırdı. Ne güzel abimizdin sen Mertens abi... İyi ki geldin. Gidiyorsun diye üzülmeyip geldin diye sevinenlere selam olsun. Canım Galatasaray, yürüyedur! Kaldı bir maç. Dilerim ki puan farkı iki haneli biter diyerek mikropluğumu da eksik etmeyeyim. Şampiyon!

#GünlerdenGalatasaray - Kayserispor

Galatasaray 3-0 Kayserispor (Victor, Barış, Nando)
Öncelikle 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramımızı tüm kalbimle kutluyorum. Gençlik ve Spor, 19.05, yani Galatasaray bayramı... You know what i mean😏
Bir sezon finali nasıl olması gerekiyorsa öyle bir maçtı. Galatasaray'a şampiyonluk ilanı için 1 puan yetiyordu ama elbette 3 puanı 3 golle alarak 25. şampiyonluğunu ilan etti Galatasaray. Maçın tamamında rakip sahada değilmişçesine rahat oyunu ortaya koydu, bununla kalmadı eğlenerek yapılan her işin neticesinin de başarı olduğunu gösterdi dosta düşmana. Maç her açıdan çok duygusaldı. Barış'ın attığı golden sonra çektiği selfie ile duygusal anlar başladı. Fakat duygusallığın zirvesi şüphesiz Nando'nun kullandığı penaltıydı. Bundan yıllar yıllar önce, ergenler bilmez, Nando verdiği bir röportajda aslında forvet oynamak isterdim gibi bir açıklama yapmıştı. Sonrasında yine şampiyonluğu garantilediğimiz bir Akhisar maçında Galatasaray penaltı kazanınca tribünler Nando diye inlemiş, dönemin teknik direktörü Fatih Hocam da penaltıyı Nando'nun kullanmasını istemişti. Nando o penaltıyı gole çevirmişti. Dün akşam Kayseri maçında 2-0 öndeyken, şampiyonluk yine garantilenmişken, yine penaltı oldu ve Okan Hocam da Nando'nun kullanmasını istedi penaltıyı. Nando penaltıyı gole çevirdi ve o an tüm takım, yedekler dahil sahaya girip Nando'yu kutladı. Şüphesiz artık yaşlanmış olan duygularım biraz gıdıklayınca ağlamaya başladım, bu da itirafımdır. Başta da dediğim gibi, her şeyiyle kusursuz bir final oldu. Biraz da şımaralım artık hakkımızdır; hedef 26, yürüyedurun!😄

#GünlerdenGalatasaray - Trabzonspor

Trabzonspor 0-2 Galatasaray (Abdülkerim, Alvaro)
Adım adım 5. yıldıza yürürken son deplasmanlardan en zorunu da kılçıksız atlattık. Kılçıksız derken Trabzonspor'a herhangi bir taş atılmamıştır (müdüriyet). Maçın ilk yarısında aslında rehavet dediğimiz şeyin bünyeyi ele geçirdiğini itiraf etmek lazım. Zira çok da iyi oynamadan fakat gol de yemeden tamamlamayı başardık. Devre arası fırçası işe yaramış olacak ki önce Abdülkerim ile sonra da Alvaro ile birer gol bularak maçı 2-0 kazanmayı başardık. Burada öncelikle Abdülkerim'i övmek gerekiyor. Defansın göbeğinde mevzilenip bu kadar gol atabilen başka isim var mıdır inanın bilmiyorum. Yine duran top, yine Abdülkerim'in tertemiz vuruşu ile golü bulmak çok kıymetliydi. Sonrasında Alvaro'nun Yunus'umun asistini gole çevirmesi işten bile değildi. Hafta içi oynanacak kupa finalinden önce Trabzon'a "biz yenilmeyiz" sinyalinin çakılması bir yana puan farkını korumak ve son dört maçın tamamından yalnızca 1 (BİR) puana ihtiyacımız kalması kıymetliydi. Öbürleri kazansın, kaybetsin çok da önemli değil. Zira elbette alim bir Galatasaraylı olarak biliyorum ki bu işin goygoyu. Zira Galatasaray işi buraya getirdiyse 4 maçtan 1 değil, 12 puan alır. Teşekkür ediyoruz. Hedef 25, yürüyedurun!

#GünlerdenGalatasaray - Sivasspor

Galatasaray 4-1 Sivasspor (Lucas, Barış, Oshi x2)
Oooo şampiyon gibi oynayan takım, alırım bir dal. Galatasaray dün akşam Sivasspor'u ağırladı. Herkes neticenin galibiyet olacağından emindi herhalde ama kimse ilk yarım saatte 4 gol bulmayı beklemiyordu herhalde. Hele ki en yakın rakibin Beşiktaş ile maç yapacağı hafta belki biraz kafalar dağılır mıydı demeye kalmadan tık tık tık bulundu goller. Burada Okan Hoca'ya yazılır galibiyet. Takımı fiziksel olarak ne kadar hazır tutuyor belki tartışırız, rakiplerinin zorlayıcılık seviyesi düşünülünce özellikle... Fakat mental olarak bu takım ben şampiyonum diye bağıra bağıra oynuyor. Nasıl ki sezonun başından beri giden maçların çoğunu Hoca'ya yazdıysak, galibiyetlerde de övmeliyiz ki hakkını verelim. Dün akşam oynanan oyunla, Galatasaray'ı bu ligde yenebilecek bir takım göremiyorum ben. Beşiktaş maçı bir soğuk duştu, aldık, uyandık. İki haftadır oynamayan Barış'ı özellikle sevdim bu maçta. Döner dönmez golü de buldu iştahlı oyunuyla. Ama maçın yıldızı yine yeniden Osimhen'di. Victor bize nereden nasıl kısmet oldu, gelecek sezon yollar ayrılır mı inanın bilmiyorum. Ama kalbimden geçen bizimle kalacağı ve bu şovu yanında bir de Mauro varken izlemeye devam edeceğimiz yönünde. İnşallah malum oluyordur. Akşam kimin kimi yeneceğini düşünmeden puan farkını son dört maç itibariyle 8'e çıkardık. Ve bu sefer 8 de kapanır 18 de diyebilecek birisi yok. Olsaydı da bizim yakada olurdu zaten. Diğer takımların böyle iddialı laflar edecek bir arka planlarının olmaması onlar adına üzücü. Biz keyfimize bakıyoruz o esnada. Hedef 25, yürüyedurun!

#GünlerdenGalatasaray - Eyüpspor

Eyüpspor 1-5 Galatasaray (Roland, Lucas, Oshi, Alvaro x2)
İlk yarı için konuşulacak bir şey yok. Tamam ilk yarının ilk 20 dakikası için diyelim. Kötü oynadık. O son maçlardaki güçlü oyun piyasada pek yoktu. Sonra ne oldu bilmiyorum birden bir şey zuhur etti takıma. Peş peşe gelen gollerle maçı kazandık. Morata'nın oyuna sonradan girip bunu sorun etmeden attığı iki gol gecenin x faktörü olsun bence. Fakat itiraf etmek gerekirse tüm gollerin arasında ışıldayan gol şüphesiz Victor'un golüydü. Caner'in çaresiz bakışları ve öylece durup kalmasıyla sezonun en güzel golleri arasında olacak bence. Osimhen'in bu sezon bizimle olmasına hala inanamazken, attığı goller işi daha da fantastik kılıyor. Tam da Mauro'nun sakatlanmasıyla bu çocuğun takımı bu kadar sahiplenmesi, ben kiralığım, seneye yokum moduna girmeden evlatcanlık yapması ağzımı her seferinde açık bırakıyor. Maşallah diyeceğim. Gönül ister ki gitmese... Neyse, geleceği düşünmeyip anımızın tadını çıkaralım madem. Şimdi. Galatasaray'ın oynayacağı 6 maç kaldı. Bu altı maçın altısını da alırsa, inşallah alacak, iki tane kupayla sezonu kapatacağız. Arda Turan, sen güzel işler başardın, daha güzellerini de başaracaksın. Bir gün belki... İnşallah... Neyse, bu da başka bir geleceğin konusu. Beşinci yıldıza koşuyoruz. Teşekkürler supermen! Sizi seviyorum. Hedef 25, yürüyedurun!

#GünlerdenGalatasaray - Bodrumspor

Galatasaray 2-0 Bodrumspor (Lucas, Davinson)
Öncelikle Beşiktaş'a teşekkür ediyorum. Ne zaman Galatasaray'ın ayakları havalansa, inceden bir şımarma baş verse, bir Beşiktaş maçı peyda oluyor gaipten ve tokadı yiyen Galatasaray'ın ayakları yere basmaya başlıyor. Çok iyi değil mi?! Beşiktaş maçından sonra yine bölüm sonu canavarı gibi oynamaya başladık. Ortaya çok net koyulan bir oyun ve karakter var. Akşam oynadığımız Bodrum maçında da gördük bunu mesela. Taviz vermeyen, sahasına geçirmeyen, şampiyon gibi oynayan bir Galatasaray vardı sahada. Önce Lucas'ın golü geldi. Bu gole hep birlikte şaşırdık çünkü bu bir kafa golüydü. Evet, ceza sahasındaki 15 adamın arasında bu çocuk adam sıçrayıp kafa golü attı. Burada Gabriel'in hakkını teslim etmek lazım. Öyle bir orta açıyor ki ceza sahasında kim varsa golcü olacak kadar yetenek puanı ekleniyor hanesine. İkinci gol ha geldi ha gelecek derken Yunus'a yazılacak gol Davinson'a nasip oldu. İki gol arasında neredeyse bir maç süresi kadar zaman vardı. Ama ben ligin bazı maçlarındaki "maç gidecek, şimdi dönecek" endişesini hiç taşımadım. Sanırım güçlü oyun, net oyun, şampiyona yakışır oyun derken tam olarak bunu kastediyordum. Bu maç bir hafta oynansa, Galatasaray galibiyetiyle biterdi. Ligin bitmesi yaklaştıkça arkamıza yaslanıp rahatça izlediğimiz maç sayısı artıyor. Galatasaray, yine tadında bırakacak. Hedef 25, yürüyedurun!

#GünlerdenGalatasaray - Samsunspor

Samsunspor 0-2 Galatasaray (Yunus, Oshi)
İşte Galatasaray bu! Şimdi kıvırmayacağım. Maçın henüz başındaki Samsunspor golü eğer ofsayt olmasaydı oradan dönüşü biraz zordu. Allahtan ofsayttı da sonra yağmur gibi ataklar geldi. Önce Yunus'umun nefis golü geldi. Yunus'un şutunun hızı için Ferrari seviyesinde diyolla ama ben diyenlerin yalancısıyım. Evlatcanım ne güzel de yazdı maşallah! Devre önde geçti, ikinci yarının hemen başında da Yunus'un bu sefer nefis asistiyle Victor'un golü gelince, tamam dedim Serap, arkana yaslan tadını çıkar. Bu maç güzel geçecek. Öyle de oldu neticede, şükür. Zaten Fener'i yıkmışız, Samsun'u da geçince bana bir rahatlama geldi... Fener de kazanamasa ne kadar güzel olur diyeceğim fakat Sivasspor mevzusu malum... Neyse biz öndeyiz, keyfimize bakalım. Aradaki puan farkını korumaya devam ettiğimiz sürece işlerin nasıl ilerleyeceğini biz düzenleriz. Kaldı 7 maç. Altısını kazansan şampiyonsun, bu kadar basit aslında. Zor olan basiti oynamak gibi goygoylara girmeden diyorum ki Samsun'a karşı oynadığımız gibi oynarsak maçları, bence yedide yedi bile gelir. Teşekkürler Supermen! Hedef 25, yürüyedurun!

#GünlerdenGalatasaray - Beşiktaş

Beşiktaş 2-1 Galatasaray (Lucas)
Bu Beşiktaş'ın da tüm sezon b*ka sarıp gelip gidip bizi yenmesi de canımı sıkıyor ha! Galatasaray'ı yenecek takım İnönü'deymiş arkadaşlar evet. Bükemediğimiz bileği öpüyoruz. Lucas'ın çok tatlı golü gümbürtüye gitse de, maçlar oynanmadan kazanılmıyor. Bu takımın artık seri şekilde toparlanıp hem Fenerbahçe'yi hem de Samsun'u yenmesi lazım. Yoksa yokuş aşağı gideceğiz gibi bir his geliyor bana inceden. Tamam gündemden dolayı göz ucuyla izledim maçı ama oynamadığını görecek kadar da tanıyorum bu takımı maalesef. Bi yanım da yenilsinler ne halleri varsa onu görsünler diyor. Sonra yine dayanamıyorum ama iyi olur. Biraz ayaklar yere değer. Yine de başarıp sezonu nihayete erdirirler inşallah diyorum. Hedef 25, yürüyedurun!

#GünlerdenGalatasaray - Antalyaspor

Galatasaray 4-0 Antalyaspor (Victor x3, Alvaro)
Galatasarayımız ilk golü bulana kadar kendisinden uzak top oynamaya devam etse de keyif almaya başladıkça yine durdurulamaz modunu açtı gördünüz değil mi?! İş ilk golü bulmakta. Eh, Victor gibi yüz milyonluk topçunuz olunca da çok zor olmuyor malum şımarıklığına da nazara gelmeden gireyim. Hava topunu azalttıkça gol bulma noktasında daha da rahatlıyor takım. İki golü varken hattrick yapma şansını elinin tersiyle iterek penaltıyı Alvaro'ya paslaması da müthiş karakterinin bir göstergesi değil de ne?! Bu çocuktan sene sonunda ayrılacak olma fikri kalbimi biraz kırsa da anın tadını çıkarıyorum hepimiz gibi. Neticede herkes kalbinin ekmeğini yiyor, Victor da öyle. Penaltıyı Alvaro'ya paslamasının ardından bir gol daha iteleyerek topu eve götürmesi de cabası. Hem de bunu Yunus'un verdiği pası taçlandırmak için ayakkabı silme hareketiyle yapması nefis bir detay olarak hafızamızda kalsın istedim, kapak fotoğrafımız da o enstantaneden. Victor'un hattricki kadar kıymetli iki performans daha izledik dün akşam. Bir Barış'ın durdurulamaz modunu açmasıyla oluşan ve yaldır yaldır akmasıydı. Diğeri de Davinson'un yalnızca defansta değil ofansta da kendini göstermesiydi. Özetle Galatasaray kaleden ileri uca kadar gayet iyiydi dün akşam. Haftalar sonra keyifli ve gerine gerine maç izleme keyfini yaşamaya geri döndük. Maç fazlasıyla, milli araya 10 puan önde girdik. Şimdi ay sonuna kadar biraz gevşeme vakti. Sonra kaldığımız yerden yardırmaya devam inşallah. Hedef 25, yürüyedurun!

#GünlerdenGalatasaray - Alanyaspor

Alanyaspor 1-2 Galatasaray (Rakip KK, Victor)
Maçı ikiye ayırırım. Kötü, vasat, son haftalarda olduğu gibi rezalet bir Galatasaray ve ortaya bir tavır koymaya karar vermiş, çabalayan, maçı isteyen şampiyon olacak Galatasaray. Tamamen aynı takım, gel gör ki inanmış iki adamın arzusuna bakar geceyle gündüz gibi farklı iki takımı ortaya koymak. Kimdir o iki adam? Devre arasına girerken koridorda hakem müsveddesine kafa tutup kırmızı kart yiyerek ikinci yarıyı tribünden izleyen ve takımı yedek kalecisiz bırakan Günay'dır. Devre arasında konuşma yapıp kaptanlığını ortaya koyan Nando'dur. Galibiyet golünü attıktan sonra tribüne koşup formasındaki Galatasaray armasını öpen, daha geleli altı ay olmuş olmamış, üç ay sonra bizimle olacağı belli olmayan Victor'dur. Rakibin her atağını bir nacak edasıyla kesen Davinson'dur. Galip gelmek bu kadar basit işte. Zor olansa rahmetli Cruyff'un tabiriyle "basit oynamaktır". Galatasaray dün akşam Alanya deplasmanındaydı ve bir süredir işler saha dışına çekildiği için artık rakibin maçının olmadığı haftayı galibiyetle bir zahmet kapatması gerekiyordu. Kapattı çok şükür. Maça dair, hatta son haftalara dair inatla eleştirdiğim bir nokta var; hava topu ısrarı. Victor nadiren kafa golü atabiliyor, takımın boy ortalaması epey düşük. Yerden oynanırsa daha avantajlı olacağımızı öngörüyorum. Maçın adamı olarak gollere rağmen Davinson'u yazarım. On maçımız kaldı ligde. On maçın dokuzunu alırsak şampiyon olacağız. 25. şampiyonluk. 5. yıldız! Allah utandırmasın. Hedef 25, yürüyedurun!

#GünlerdenGalatasaray - Kasımpaşa

Kasımpaşa 3-3 Galatasaray (Victor x2, Davinson)
Arif Galatasaraylılar bu maçın berabere biteceğinden emindi zaten. Diğerlerimiz, başta ben, üçüncü golü attığımızda oh be nidaları çekiyorduk. Potansiyelini hiç eden bu takıma öyle öfkeliyim ki, başta teknik direktöre, sonra topçulara, tek kelime dahi konuşmak istemiyorum. Bizim hedef 25, siz yürüyedurun!

#GünlerdenGalatasaray - Fenerbahçe

Galatasaray 0-0 Fenerbahçe
Bütün hafta yaygara yaptınız, kaç zamandır şöyle geliyoruz böyle gideceğiz dediniz, yabancı hakem diye kafa açtınız, şöyle uçuyoruz böyle kaçıyoruz dediniz... Allah'ın aşkına boş yapmayı bırakın, top oynayın. Kimse yanlış anlamasın, bunu kendi takımım için de söylüyorum. İyi oynamadık, oynamadılar. Baştan sona hayal kırıklığı oldu maç benim açımdan. Ama suyun karşı tarafı için daha büyük hayal kırıklığı olmalı. Zira şampiyon olmak için bizim yenileceğimiz 3 maça ihtiyaçları var. Etrafımdaki Fenerbahçelilerden görece kör olanlar 3 değil 13 maç da kaybedersiniz diyor. Eski Serap car car konuşurdu. 38 yaşındaki alim Serap, tebessüm edip arkasına yaslanıyor. Velev ki gerçekten Galatasaray kaybetti. Canı sağ olsun der geçerim, kendimi biliyorum. Futbola dair duyduğum heyecan pipetle içimden çekildi zira son zamanlarda. Hepimizden çekilmiş olacaktır diye düşünüyorum. Çünkü artık iş spordan, oyundan, keyif alınan aktiviteden, haftada bir gün kafamızı boşalttığımız 90 dakikadan biraz ötelendi sanki. Yok yapıydı, yok yabancı hakemdi, yok adaletti diye diye seviyeyi anaokulu veletlerinin seviyesine çektiler, inanamıyorum. Son olarak adettendir maçın adamı Galatasaray adına Mario'ydu. Sahanın içinde basılmadık yer bırakmadı denir ya, öyle bir akşam geçirdi. Nazar değmesin, temposu düşmesin dilerim. Bizim planlarda değişiklik yok, it ürüyecek kervan yürüyecek. Bizim kervan şampiyonluğa doğru düzülüyor malum. Hedef 25, yürüyedurun!

#GünlerdenGalatasaray - Rizespor

Rizespor 1-2 Galatasaray (Oshi x2)
İtiraf edin, hepimiz puan kaybının geleceğinden neredeyse emindik. Ben bile Alkmaar maçından sonra kötü konuştuysam, gerisini varın siz düşünün. Oynanan oyun da haksız çıkarmayacak gibiydi ama işte bir şekilde şans yanımızda oldu, oynamadan kazandık yine. Neyse, her maçı da oynayarak kazanacak değiliz ya, bu da böyle olsun bakalım. Güzel tarafı, iki yeni transferimizin Frank ve Mario'nun birer asistle hoşbulmalarıydı. Mario tamam, yeni gelmedi geri geldi ama Frank'ın ilk maçı olmasına rağmen takımın en iyilerinden olması, muhtemelen de en iyisiydi, beni çok mutlu etti. Lig uzun, önümüzde Avrupa ve Türkiye kupaları var. Tamam Avrupa biraz sakat ama yapacak bir şey yok. Çıkmadık candan kesilmeyen bazı umutlarımız var. Olamaz mı? Olabilir. Maçta en çok sallanan isimler bence Ahmed ve Barış'tı. İkisinin de sıkıntısı taktik dizilişle alakalı bence. Hoca takımla çok oynuyor, neden kararlı şekilde bir dizilişte ısrarcı olmuyor anlamıyorum. Zamanla düzelir dedik ama 23 maç oldu. Artık bir düzene girse şu takım hayırlısıyla... Her sene sonradan form tutuyorduk, bu sene tam yaldır yaldır gelirken düştük mü ne oldu anlamıyorum. Şımarıklık etmek istemiyorum gerçi 63 puan toplamış takım, Allah'tan kork, kuldan utan be kadın. Önce Alkmaar maçı sonra da Fener maçını üçer farkla geçmek gibi pembe hayallerim var, nasip et Allah'ım! Hedef 25, yürüyedurun!

#GünlerdenGalatasaray - Adanademirspor

Galatasaray 1-0 Adanademirspor (Alvaro)
Selamlar, saygılar, sevgiler. Nasıl geçti hafta sonunuz? Benimki Galatasaray'ın dün akşamki galibiyeti kadar hızlıydı, adeta yarım saat sürdü. Evet, yanlış görmediniz bu bir maç yazısı ama maç oynanamıyor ki maçı konuşalım. Neymiş, penaltı haksız yere verilmiş de emekleri çalınıyormuş. E penaltı çalındı, gol oldu, 20 dakika sonra Adana çekildi sahadan. Yirmi dakikadır aklınız neredeydi? Anca mı dank etti? Sahada kalsaydınız, mücadele etseydiniz, belki maçı çevirseydiniz, belki puan kazansaydınız, belki de yenip Galatasaray'ı bu sezon bir tek biz yendik diye ortalıkta gezseydiniz. Olamaz mıydı? Olabilirdi. Hatay'dan ne eksiği var Adana'nın? O değil de Alvaro'nun penaltısı boşa gitti, bi ona yanıyorum. Yoksa kendi emeğinin peşine düşmeyen adamlar sahadan çekilmiş ne beis benim için! Yarım saatte takım bi sporunu yaptı, terini attı, üç puanı üç golle aldı diye bakar geçerim. Bana ne?! Galatasaray'ımız puanını 60'a yükseltti, ligin zirvesinde, goller atıyor, goller yiyor, kazanıyor, berabere kalıyor ve adım adım 25. şampiyonluğa yürüyor. İstediği gibi, çalıştığı gibi, hak ettiği gibi. İt ürümeye devam etsin, biz şampiyonluk kervanını düzüyoruz. Hedef 25, yürüyedurun!

#GünlerdenGalatasaray - Gaziantepspor

Gaziantepspor 0-1 Galatasaray (Ahmed)
Vallahi şöyle yaldır yaldır gol olup yağan Galatasaray'a hasret kaldım. Tek farkla kazandığımız üst üste kaçıncı maç bu inanın saymayı unutturdu. Takım pozisyona da giriyor işin tuhafı. Ama bir tek o son vuruş gelmiyor, gelemiyor. E haliyle gol olmayınca da hep diken üzerinde izliyoruz maçları. Yaygara kopuyor falan haklı olarak. Bir forvetimiz daha var artık. Alvaro... 77 numaralı formasıyla arzı endam etmeye başladı dün akşamdan itibaren. Dilerim ki çok faydalı olur takıma adapte oldukça. İlk maçtan biraz yerini yadırgadı sanki, olsun, alışırız, alıştırırız. Önümüzdeki hafta oynanacak Adana Demir maçından önce sarı kart sınırında olanlar kartları şöyle bi sıfırladı. Haftaya oynanacak maçta sahaya kim çıkacak şahsen merak içindeyim. Onu da haftaya düşünürüz diyor içimdeki erteleme cadısı. Bu maç özelinde Victor'un çabasını, Sara'nın illa ki paslarını, Kaan'ın yeri geldikçe içinden çıkan stoperi sevdim. Selçuk'un takımı, depremin yıl dönümüne iki gün kalan Antep'i çok üzmeden bu maçtan da üç puanla sıyrılmanın tedirgin huzuru var içimde. Tedirginlik de başta söylediğim gibi şöyle gol olup yağamamakla alakalı. Takım üzerinden o "gol atamıyoruz" toprağını bir atarsa, devamı gelecektir. Yola devam! Hedef 25, yürüyedurun!

#GünlerdenGalatasaray - Konyaspor

Galatasaray 1-0 Konyaspor (Oshi)
Olmuyor, olmuyor, olmuyor. Takım bir türlü oynaması gereken topu oynamayıp şöyle gol olup yağamıyor. Nazar mı var üstünüzde nedir anlamadım. Tabii ki bu işin şakası ama kafalar dağınık başka yerlerde sanki. Geçtiğimiz günlerde oynanan maçta ıslıklanan Nando takımın en iyisi. Ne istiyoruz mesela iyi oynamak için? Tartışma mı? Kavga mı? Islıklanmak mı? Bu oynanan oyun tüm sezona gerginliksiz şekilde yansısa daha iyi değil mi? Barış; bal yapmayan arı gibi. Roland; saçma sapan faulleri ve sert bir oyunu var. Yunus; haftalardır yokları oynuyor. Victor; kaçırdıkları buradan köye yol olur. İlle eleştirilecekse hiç problem değil yani, hak edene hak ettiği verilir. Takımın tek golü penaltı ile Victor'dan geldi. Güya ofsayt diye sayılmayan bir gol var. Ama o toplara girmek istemiyorum artık. Galatasaray biraz sıkıp kontrollü oynayınca çözemeyeceği maç yok bence. Bazı tökezlemeler olur, kabul. Ama o kontrollü oynama işini de biraz genişletmek lazım. Atıyorum 10 dakikada biz bu maçı alırız kafasından 25 dakika sağlam top tepmemiz lazıma geçilmesi lazım. Böylece maçlar daha rahat çözülür gibi geliyor bana. Galatasaray'da en çok forma giymiş topçu unvanını alan canım Nando'yu tüm kalbimle kutlarım, nice başarılı maçlar dilerim. Hedef 25, yürüyedurun!

#GünlerdenGalatasaray - Hatayspor

Hatayspor 1-1 Galatasaray (Oshi)
Ama ilk yarıyı ne güzel murdar ettik. İzlediniz dimi? Bir tabak çekirdek çıtlar gibi yedik geçtik ilk yarıyı. Galatasaray istediği zaman vitesi artırıp, puan kaybını engelleyecek skoru alırdı. İşte dün akşam olmayan topun istememesiydi. Yoksa yine vites artırıldı, yüz tane pozisyona girdik, Barış Alperciğim müthiş gol pozisyonlarından golsüz çıkmayı başardı, 100 milyonluk adam Victor'un biri ofsayttan olmak üzere kaçırdığı goller vardı falan... Bir de itiraf etmek gerekirse Gabriel'in yokluğunu hissediyor takım bence. Olmayınca olmuyor işte, yapacak bir şey yok. Bu da nazarlık olsun. Birilerinin gazlamasıyla lige biraz heyecan gelir de şubat ayında şampiyonluk ilan etmeyiz en azından. Hakem konuşmak istemiyorum. Yersiz çekişmelere girmek istemiyorum. Birilerinin kendiliğinden yarattığı kaosu beslemek istemiyorum. Bu maç özelinde heba olmuş bir 45 dakika, sonra da toparlanmaya çalışılan ama becerilemeyen bir 45 dakika olarak iki devre izledik. Netice de devreler gibi beraberlik oldu işte. Maçın tek cümlelik özeti budur aslında. Galatasaray'ın tek golü penaltıdan Victor ile geldi. Hedef 25, yürüedurun!

#GünlerdenGalatasaray - Başakşehir

Başakşehir 1-2 Galatasaray (Barış x2)
Bir şey diyeyim mi? Çok kötü top oynuyoruz ya. Ve bu durum beni çok geriyor. Çözülür mü, nasıl çözülür, maç mı seçiyoruz bilmiyorum ama çok net kötüyüz. Galatasaray taraftar şımarıklığı değil söylediğim. Sonuna kadar razıyım. Sıfır mağlubiyetle ilerleyen bu takımdan başka ne istenir ki? Ama ilerleyen haftalar endişelendiriyor beni. Avrupa maçları geldi kapıya dayandı. Biraz ümitvar olsak, iyiydi. Yunus, bu takımda en sevdiğim adam. Yokları oynadı dün. Bu haliyle bile bir asist yaptı gerçi ama konumuz bu değil. Maçı izlediyseniz ne demek istediğimi görmüşsünüzdür. Maçı bireysel performansla iteleyerek kazandık. Barış'ın attığı iki gol, bu maç özelinde kazanmamıza vesile oldu. Yarın, diğer gün, bi ay sonra, sadece Barış'ın performansının yetmediği yerde ne yapacağımızın karşılığı yok mesela bende. Galatasaray'ın odağının değişmemesi lazım. Bu odak nedir? Maç maç giderek her maçı kazanma arzusu. Rakiplerin kendi başarısızlıklarını kamufle etmek için her gün yaptığı açıklamaya cevap vermek olmamalı odak. Kendi çukurlarına çekmelerine izin vermemeliyiz. Tık tık tık topumuzu oynuyoruz, ihtiyaç duyduğumuz yerlere transferleri çekip çiçek gibi bir takım diziyoruz, kura şansını da arkamıza alıp ligin ikinci yarısını; Avrupa Ligini, Türkiye Kupasını almak için canımızı dişimize takıyoruz. Ok Cimbom, lets go! İlk yarıyı tertemiz liderlikle, 8 puan farkla, namağlup şekilde bitiren canım Galatasaray'ı tüm kalbimle kutluyorum. Hedef 25, yürüyedurun!
ps: Canım Ahmet, iyi ki vardın. Nurlar içinde uyu güzel kardeşim, yattığın yer incitmesin.

#GünlerdenGalatasaray - Göztepespor

Galatasaray 2-1 Göztepe (Osi, Yunus)
Yazarımız, şahsi doğum günü kutlaması nedeniyle maçı izleyemediği için maç yazısı biraz kolpa olacaktı. Yunus'umu tebrik eder, Victor'un da başarılarının devamını dilerim. Hedef 25, yürüyedurun!

#GünlerdenGalatasaray - Kayserispor

Kayserispor 1-5 Galatasaray (Oshi x2, Barış x2, Yunus)
Galatasaray'ın bu sezon kırmadığı bir rekor kaldı mı bilmiyorum. Bildiğim puan rekoru, liderlik, şampiyonluk, en çok gol atan, en az gol yiyen, hepsini kırdı geçti. 2024 Galatasaray için epey güzel geçti. Tıpkı 2023'te olduğu gibi... Tıpkı 2025'te olacağı gibi... Oynadığı oyunla, gücüyle, sıcaklığıyla, samimiyetiyle bu takım geleniyle, gideniyle, uyanı, uymayanıyla müthiş keyif veriyor (buraya nazar duası gelecek). 2024'e bir Konyaspor galibiyetiyle başlamıştık. Kayserispor galibiyetiyle de nihayete erdiriyoruz. Maçın henüz başında Victor'un penaltı golüyle başladı maç. Sonra Kayseri beraberliği yakalamış olsa da Yunus'un ve Barış'ın gollerinden sonra artık maç bize döndü. Yunus demişken, açık ara maçın en iyisiydi bence. Maçın başında biraz sallansa da attığı gol ve yaptığı asistlerle maça damgasını vurdu. Gururlu anne bakışım konuşturmuyordur inşallah. Zira hiçbir şeyden korkmam fanatikliğin kör ettiği gözlerden korktuğum kadar. Dönüyorum tekrar takıma. Berat diye bir topçusu var Galatasaray'ın alt yapıdan yetişme. Berat'ın büyükannesinin vefat haberi gelmiş maçtan önce. Golü atan Berat'a gidip sarıldı, Hoca oyuna aldı bir noktadan sonra, maç bitiminde üçlüye onu gönderdiler falan... Galatasaray gerçekten bir his takımı Gündüz Kılıç'ın söylediği gibi... Maça başlarken bir altımızdaki takımın puan kaybetmesi ve Kayseri deplasmanının iki sezondur kötü geçmesi etkenleri takımın tepesinde sallanıyordu. Ama Galatasaraylılar biliyordu ki galibiyet gelecekti ve geldi de. Kabul, bu takım bir şekilde bir yerde tökezleyecek, fakat hepimiz çok iyi biliyoruz ki kötü oynamadığı sürece hiçbir şey de durduramayacak inşallah. Ben razıyım yaradan da razı olsun. Hedef 25, yürüyedurun! Seneye görüşürüz😋