Kupalardan Ziraat #2

1461 Trabzon ile eşleştiğimizde sevinmiştim aslında. Zevkli bir maç olacağını az çok tahmin ediyordum ve Trabzon ekibine de sempatim vardı. Fakat kupadan elendik dün akşam. Kupadan elenmek bizi gereksiz birkaç maçtan kurtardı falan diye goygoy yapmayacağım zira ben bu sene kupada da başarılı olmamız gerektiğini düşünüyordum. Ayrıca dün akşam oynanan oyundan da hiç memnun değilim. Skor taraftarı gibi görünmek istemem, son maçlarda müthiş futbol oynamadığımız bir gerçek. Gel gelelim bu maç rotasyon maçıydı ve yedeklerin kendini vererek oynaması gerekiyordu. Forma rekabeti için, hatta Galatasaray'dan ziyade kendileri için. Bu durumun farkında olan tek isim Gökhan Zan oldu. Semih'i kesebileceğini düşünmüyorum ama yer yer Dany'nin yerine denenebilir artık normal maçlarda da. Bir de Çağlar faktörü var. Senin mevkinde bir tek Hakan Balta ve sen vardın. Hakan Balta yer yer formsuz kaldı, sakat sakat oynadı ama kimse dönüp sana bakmıyor, aksine kanat oyuncusundan bek devşiriliyor. Neden diye bir sorması lazım kendine. Bir de bu adam ilk geldiğinde 3 numarayı falan vermişlerdi de deli olmuştum. Hep benim beddualarım bunlar. Neyse, kupa mesaisi de böylece bitti. Ligde dikkat dağıtacak hiçbir şey kalmadı şubata kadar. Öyleyse saldır Galatasaray!

Haftalık dizi yorumları | 3-8 Aralık

Bu hafta hastalıktı, Galatasaray'dı derken dizileri doğru düzgün izleyemedim. Yine de izleyebildiğim kadarıyla yazacağım. Bu arada Mentalist'e başladım, ilk 3 bölümünü izledim. Pek içime sinmese de birkaç bölüm daha şans vereceğim gibi duruyor, bakalım. Yazının devamında How I Met Your Mother, The Big Bang Theory, İşler Güçler ve Person of Interest dizilerinin yayınlanan son bölümleriyle ilgili ciddi spoilerlar olacak. Ona göre açın okuyun. Sonra vay ben görmedim, aman ben okumadım demeyin. Başlıyorum:

Manchester City 2-3 Manchester United

 
Bu haftanın şahane bitmesi için gereken şeylerden diğeri, Manchester derbisinde kırmızıların galip gelmesiydi. Maça Rooney'nin iki golüyle başlayan United, üçüncü golü Ashley Young'ın ayağından bulmasına rağmen, ofsayt gerekçesiyle sayılmadı. Maç 0-3 olacakken birden 1-2, sonra da 2-2 oldu. Derken uzatma dakikalarında kazanılan frikikle Robin van Persie sahneye çıktı ve şahane bir vuruşla maçın skorunu belirleyen adam oldu. Yazının devamında da United'ın gollerinin gifleri mevcut. Manchester is red!

Günlerden Galatasaray vol.15

Avrupa dönüşü, bi de Sivas deplasmanı olunca, puan kaybeder miyiz acaba diye düşünmüştü birçok kişi Braga maçının ardından. Yine de sıkıntılı geçebilirdi maç ama Umut sağ olsun, 45. saniyede golü atıp maçı 1-0 başlatınca, kazanalım bari fikri geldi çöküverdi. Umut'un golünün ardından Erman'ın golüyle maç 1-1'e gelmiş olsa da, devre bitmeden Burak "the king" Yılmaz sahneye çıkınca, 2-1 öne geçtik. İkinci devrede de Umut'un 2. golüyle maçı 3-1 kazandık. Bazı deplasmanlarda kazanmak zordur, kazanmak zorundasınızdır. Sivas deplasmanı Galatasaray için öyle oluyor genelde. Kış şartları, Avrupa dönüşü, gelecek haftaya dair düşünceler... Puan kaybedilseydi bu bahaneler sıralanacaktı. İyi ki kaybedilmedi. Maçın en iyileri bence kritik müdahaleler yapan Dany ve maliyet-fayda ekseni sebebiyle bir türlü kendini bize beğendiremeyen Amrabat oldu. Normalde yazının burada bitmesi gerekiyordu. Fakat öyle güzel fotoğraflar var ki, birazını arşivlemek için devam ediyorum.

Uefa yılın takımı oylaması - 2012

Aslında twitter'da paylaşmıştım ama bugün canım yazı yazmak istiyordu. Ne yazsam diye düşünürken de oyladığım takımın fotoğrafına rastladım. Hala oylamamış olanlar varsa, bu linke tıklayarak takımlarını seçebilirler. Takımımı görüyorsunuz, duygusal davrandığım mevkiler olsa da, hak edene oyumu vermeye çalıştım. Biraz ayrıntılı yazmak istiyorum bu yüzden devam ediyorum.