Dinle, Küçük Adam | Wilhelm Reich

Kitap bir eleştiri kitabı öncelikle. Bir diktatöre, kötü olmasına rağmen yöneten kişiye, onun fikirlerine destek olan kitleleri eleştiriyor. Küçük adam dediği bu kitleleri oluşturan bireyler. Bu bireyler hayata at gözlükleriyle bakıyor, kadınları metalaştırıyor ve bu sebeple yalnız kalıyor, ırkçılık yapıyor, gençleri baskılıyor ve çocukları sevmiyor. Yazar bunları eleştirirken altında yatan sebep ise kendisinin bir psikoloji eğitimi almış olması ve sık sık "seni tanıyorum, seni yaşadım" diye belirtmesi. Reich, toplumdan dışlanmış bir bilim insanı. Arka kapakta yer alan bilgilerden kendisinin Freud ile birlikte çalıştığını ve bu çalışmaların ardından Amerika'ya zorunlu olarak göç edip çalışmalarına da orada devam ettiğini görüyoruz. Kitapta yaptığı her eleştiri surata tokat gibi iniyor ve kendinizi, içinde bulunduğunuz toplumu ve dünyayı sorgulamaya başlıyorsunuz ister istemez. Kitapta William Steig tarafından çizilen illüstrasyonlar mevcut ki küçük adamı da küçük kadını da epey iyi sergiliyor okura. Kitabın bendeki baskısı Cem Yayınevi'nden, 128 sayfa ve 24 TL.

#17 Galatasaray - Gençlerbirliği

Geçen hafta Konya maçında yenildikten sonra demiştim ki Hocam ve Arda'nın dönüşüyle hafta sonu Gençlerbirliği'ni bol gollü yeneriz. Hocanın varlığının çocuklar üzerindeki etkisine sahada aklını yalnızca futbola vermiş gerçek bir kaptan gibi davranan Arda etkisi olunca galibiyet kaçınılmaz oluyor gerçekten. Bir de kırk yılda bir gelen Belhanda oyunu eklenince 6 gol atılıveriyor kolayca. Sahanın en iyisi diyebileceğim isim ise Mbaye. Özellikle ilk yarıda aygır bir forvet ne yapar, nasıl oynar, nerede durur, nereye kaçar konusunda yaptıkları ders olarak izletilecek kadar iyiydi. Mbaye ve Belhanda efsane oynayınca da mecburen kazandık işte. Şaka bir yana Belhanda'nın 3, Oğulcan'ın 1, Mbaye'nin 1 ve Ryan'ın (8) 1 golüyle maçı 6-0 kazandı Galatasaray. Tertemiz bir futbolla söküp aldık 3 puanı. Her maçta şu arzulu oyunu oynasa takım, yürüye yürüye şampiyon olur bu takım. Maç sonunda Hoca'nın verdiği röportajı da dinlemenizi tavsiye ederim. Haftalardır içinde birikmiş adamın, herkese verdi veriştirdi. İyi de etti. Özüne dönmüş, arzulu bir Fatih Terim şampiyondur bilenler bilir. Gönlümün dileği odur ki Galatasaray şampiyon olsun. Hedef 23!

21. Yüzyıl İçin 21 Ders | Yuval Noah Harari

Hoca bu kitabı okuyun diye önerdiğinde bu kadar keyif alacağımı hatta çevremle paylaşacağımı hiç düşünmemiştim açıkçası. Okuduğum kitaplardan epey farklı bir eser. Homo Sapiens'in yazarı Harari'den 2050'ye kadar geçecek 30 seneye bir bakış olarak yazılmış. Neler yaşanabilir, bugün bizi geleceğe nasıl götürür, ne yapılırsa daha verimli bir gelecek olur gibi sorulara yanıt buluyoruz. Bunun dışında da çeşitli konulardaki fikirlerini okuyoruz yazarın. Din gibi, medeniyetler gibi, yaptığımız işler gibi, terör gibi, savaş gibi kavramların yazara göre ne anlam ifade ettiğini anlatıyor kitap. Belirli bir olay örgüsü içinde, birbirlerine bağlayarak bu kavramlarla 2050'ye bir yol haritası çiziyor Harari. Kitabı bölüm bölüm derslerde işleyerek gidiyorduk ama elimde o kadar süründü ki dün dayanamadım bitirdim. Eh bi de bekleyen kitaplarım göz kırpıp durdukça oku geç tatava yapma serap dedim kendi kendime. Kitabın bendeki baskısı Kolektif Kitaptan, 336 sayfa ve 45 TL.

#16 Konyaspor - Galatasaray

Olmuyor. Takıma nazar ettik. Oyun oynasak da yenilsek vallahi üzülmeyeceğim. Böyle savruk, saçma sapan, gereksiz lakayt bir oyun vardı sahada. Hocasız, kaptansız, bu kadar oluyor herhalde. Neyse Hocanın cezası da Arda'nın cezası da cumartesi günü bitiyor artık Gençlerbirliği'ne bir patlama yaparsınız da unuturuz bunları. İki maçta hem oyun, hem liderlik, hem o seriler falan nasıl alt üst oldu şaşkınlıkla seyrediyorum gerçekten. Futbol oynamaktan imtina eden futbolcu mu olur? Biz de var. Bugün ikisi sahadaydı mesela. Emre (20) ve Belhanda o iki oyuncumuz. Ryan (15) çok lüzumsuz hatalar yaptı ki rakibin bu hataları gole çevirmemiş olması tamamen rakibin beceriksizliği. Beceriksizlik demişken kenar yönetiminin değişiklikleri neden geç yaptığı, aynı mevkiden adamları çıkarıp soktuğu konusunda hala düşünüyorum, cevap bulamadım. İlk çağ filozofları gibi değişiklikleriyle beni düşünceden düşünceye sürüklediler. Neyse, bu da böyle olsun. Yürüyedurun! Hedef 23! 

#15 Galatasaray - Antalyaspor

Üç gün üç gece oynansa 0-0 bitecek bir maç, öyle gıcık öyle sıkıcı. Klasik Ersun Yanal - Galatasaray eşleşmesi. Geçen hafta 6 gol yer bu hafta 10 kişi kalan rakibine karşı korkmaya devam eder. Ve bu adam hala geçer akçe olarak takımların başında. İşte beni de bu şaşırtıyor. Benimkilerin aklı zaten Omar'daydı çok açıktı. Gol atsalar, formayı alıp koşmaya gitmek için kovaladılar ama olmadı. Emre'nin 50. dakikada doğrudan gördüğü kırmızı kart, her ne kadar doğru da olsa, takımın oyununu bozdu. Sonraki değişiklikleri etkiliyor, dizilişi etkiliyor, pas trafiğini etkiliyor. Bir de cidden hiç gereği yokken yapılan faul yüzünden görülünce o kart hakikaten çok acemice oldu. Neyse, canı sağ olsun. Falcao'nun sakatlanması bence Galatasaray kariyerinin sonu oldu çünkü artık vücudu futbolu kaldırabilecek güçte değil, buradan dönerse benim için izlediğim futbol tarihimin en büyük sürprizi olur. Devre arasında Ogi'nin yanına sağlam bir forvet aramak lazım ki bence takımın -lig özelinde- şu an tek eksiği bu. Salı akşamki Konya maçına kadar sabırla bekleyip o maçta kazanmak lazım. Alanya maç fazlasıyla puanı eşitledi. Yine de aslanlarım bu ligi şampiyon bitirecektir. Yürüyedurun, hedef 23!