Günlerden Galatasaray vol.20

Takımın böyle hiç gol atmamış gibi yada bir gol daha atarsak şampiyon olacakmışız gibi arzulu oynaması beni benden alıyor. Galibiyetin şifresini uzaklarda aramaya gerek yok. Zira yukarıdaki gif bile galibiyetin sebebini anlatıyor. Kim bilir belki de sezon sonunda başka güzel şeylerin de habercisi olacak. Üçüncü golde tee kendi kalesinden çıkıp gelen ve şu sevince katılan sevgili kedimiz Nando Muslera'nın mutluluğuna bile Galatasaray'ı şampiyon yapardım ben olsam. Şimdi düşündüm de ben bile şu anki federasyondan daha tarafsız olabilirdim aslında beyler. Neyse Eskişehir maçının gollerini Burak, Chedjou ve Umut attı, büyük olan, Bulut olan. Maçın son dakikalarında gelen gol, takımın 2-0'a ve 90 dakikaya rağmen maçı ve savaşmayı bırakmadığının göstergesiydi. Bu maçın en arzulu oynayanı bence Sabri'ydi. Gol sevincinde kafayı yarması dahil, galibiyeti ne çok istediğini ispatlıyordu. Farkı 4'e indirip bombayı Fener'in kucağına bıraktık. Ben bu satırları yazarken onlar maçlarını oynuyorlar. 0-0 berabere devam eden maç sonucunda inşallah puan farkı hala 4 olur. Sen yürüyedur GALATASARAY'ım sezon sonunda önündeki sayı kaç olursa olsun biz seninle hep gurur duyacağız!

Gittim, gördüm, gezdim {Beypazarı}

Blogu canlı tutmak, gezip görme isteğimi içime atmamak amacıyla, iki arzum da birbirini gazlasın diye, yeni bir seriye başlıyorum arkadaşlar. Artık hayatımın yetişkinlik evresine ufak ufak ilerlerken günlerimi çok gezen mi çok okuyan mı sorusuna cevap arayarak geçirmek istiyorum. Her fırsatta bir yerlere gitmek, yeni deneyimler yaşamak istiyorum. Bu kararı geçtiğimiz eylül ayında almış ve kararımın neticesi olarak Beypazarı'na gitmeye niyetlenmiştim. Konya'dan bir arkadaşım beni ziyarete geldi. O, kardeşim ve ben cumartesi sabahı yola çıktık.

Günlerden Galatasaray vol.19

Hafta rakibin puan kaybıyla başlamış, sen yeni transferler bi yandan kupa mesaisi öbür yandan sıkıştırıyorsun kendini. Rakip Bursaspor. Zaman zaman beraberlik yeter dediğin 5. büyük olan Bursaspor. Gerilmeden çatır çatır oynayıp maçı alman şart. Birçoğumuz istemeye istemeye de olsa tek farklı bitse yeter diyoruz. Fit olmaya hazırız. Ama sen çıkıp "ey tanrım bana 3 tane, 3 de yetmez 5 tane, 5 de yetmez 6 tane" diyorsun. Ne güzel oluyorsun istediğinde. Bizi ne çok mutlu ediyorsun. Maçın ilk yarım saatinde bulunan 3 gol takımın rahat oynamasına sebep oldu. Ama maçın en kritik ve bence galibiyeti getiren noktası; takımın attığı her golden sonra 0-0 devam ediyormuşçasına baskılı oynaması ve sürekli gol aramasıydı. Aradığım, beklediğim, yüreğimin çarpmasına neden olan takım bu işte. Maç esnasında dualar okuyarak, maşallah çekerek izledim. Kalan 14-15 maçı da böyle net oynayalım. Rakip ister kaybetsin ister gidip şampiyon olsun. Böyle ilerleyen takım bir şekilde başarır ne de olsa. Maçın gollerini atan canım Sneijder, sevgili Eboue, değerli Drogba ve ciğerimin köşesi Selçuk'umun ayaklarına sağlık. Sol bek görünümlü kaptan Sabri'ye, Mancini'nin oğlu Ceyhun'a, kedilerin en aslanı Nando'ya tüm kalbimle teşekkürler. Yine de bu maçın adamı kalbimin Brezilya köşesi Melo olsun. Nice 100 maçlar oynasın bizle. Her maçını heyecanla, aşkla bekleyelim. Yürüyedur GALATASARAY'ım. 

Günlerden Galatasaray vol.18

Bu seneki şampiyonluğun gittiğini -gerçekten gittiğini- düşündüğüm ilk maç oldu sanırım. Oysa soranlara bir süredir gayet gönül rahatlığıyla "Feneri düşürürlerse biz oluruz, düşmezse Fener olur" diye çatır çatır konuşabiliyordum. Takımın son maçlardaki tavrı ve oynanan oyunun vasatlığı yüzünden tat alamadıkça konuştuğum şeyi yaşamaya da başladığımı söyleyebilirim. Evet arkadaşlar bu sezonu kaybettik. Artık önümüzdeki maçlara değil önümüzdeki sezonlara ve bu sezon için de Şampiyonlar Ligi'ne asılmak lazım. Mancini'nin şu fotoğrafı maçtan alıntı. Bezgin bir anı karelemişler. Yalnız bu bezginlik ondan takıma, takımdan da bize sirayet ediyor. Mancini'nin uslanmaz bir İtalyan olarak bize anlatmak istediği "önce savunma, önce Ceyhun" mottosunu tüm kalbimle reddediyorum. Galatasaray öyle bir kadroyla, öyle bir anlayışla sahaya çıkmalı ki, gerekirse 4 tane gol yemeli ama 5 tane atmak şartıyla... Bu kadar içine kapanık ve sıkıcı bir Galatasaray ben hiç görmedim. İnşallah bir daha da görmem. Nolur yürüyedur GALATASARAY! Hadi be iki gözümün çiçeği. Güldür yüzümüzü.