Aslında bu sezon Şampiyonlar Ligi serisi yapmayı düşünmüyordum. Ama dün akşam Şampiyonlar Ligi Müziği statta çalmaya başladığı anda hissettiğim duygu ve tüm vücudumda oluşan heyecan titremesi neticesinde susamayacağıma karar verdim. Gönlüm ister ki, her maç bir öncekinden daha başarılı olsun gözümün nuru Galatasaray. Spoiler alert: 3 sezon ardından ilk Şampiyonlar Ligi maçının, 3 puanının 3 golle gelen galibiyetin hatırına biraz fotogaleri gibi olacak. Başlıyorum öyleyse.
The Champioooooonns! #1
Sevgili
Serapbenbuyrun
tam şu anda yazıvermiş
9/19/2018 04:00:00 ÖS
Günlerden Galatasaray #5
Ligin lideri namağlup unvanı ile Kasımpaşa'ydı 4. haftanın sonunda. 5. haftanın açılış maçı ise ligin en çok gol atan ve en çok puan toplayan iki takımı arasında oynandı (baykuşları geç). Maçın ilk yarısında iki takımın da birbirini tarttığını söyleyebiliriz. Ama devre arasında Hocam'ın tabiriyle "yaşanan bir süreç" neticesinde Eren, Garry x2 ve Henry'nin golleriyle 4-1 kazandık maçı. Galibiyet, ligin liderine karşı galibiyet, dört golle gelen G4L4T4S4R4Y galibiyeti çok güzel evet. Fakat bu maçın çok güzel olmasının asıl sebebi Hocam'ın tercihleriydi. Hani bazı maçlarda yaptığı tercihlerle mağlubiyeti teknik direktör getirir de "maç sana yazar hoca" deriz ya yorumlarken, işte bu maç da Hocam'a yazar, ama tersten. İnsanların car car yabancı sınırı kaldırılsın diye konuştuğu ve başka hiçbir dertlerinin olmadığı ortamda Hocam durur mu yapıştırır cevabı 6 tane yerli ve bunlardan biri defansın göbeğinde hem de 2000 doğumlu... İşte birileri çenesiyle iş yaparken efsane, imparator, hoca böyle olunuyor. Görsünler de feyiz alsınlar. Türk futbolunun geleceği emin ellerde kimsenin endişesi olmasın. Bu arada ilk yarıdaki oyun, forvet eksiği falan gibi mevzuları merkeze alıp "Terim Balı" falan diye bik bik eden kuşlara aldırmayın. Eksiklerini böyle kapatacaklar napsınlar... Hoşgeldin liderlik. Şimdi sıra esas sınavda. Şampiyonlar Liginde de YÜRÜYEDURUN!
Sevgili
Serapbenbuyrun
tam şu anda yazıvermiş
9/15/2018 11:00:00 ÖÖ
Karanlıkta denize girmek
Ölmeden önce yapılacaklar listemden bir madde daha sildim geçtiğimiz hafta yaptığım tatilde. Bizim tatil ekibi biraz kalabalık. 3 aile totalde 14-15 kişi falanız çoluk çocuk. Plan şöyle, sabah çıkılacak, mekana gidilecek, gidilince oradan ev tutulacak, eve eşyalar atılacak ve denize gidilecek. Evdeki hesap çarşıya uydu mu tabii ki uymadı. Biz çıktık evden, mekana gittik, tüm evler dolu olunca akşama kadar fıldır fıldır ev aradık. Çocuklar deniz deniz yan çizmeye başladı bu arada. Yan çizen çocuklardan birisi benim ki 31 yaşında bir ihtiyar bir çocuktur güzel ruhum.
Bu ev bulamama durumu bize yaradı. 6-7 gibi bizi artık sahile attılar siz kalın burada biz ev bakalım diye, indik sahile giydik mayoları girdik denize. Bunlar evi buluncaya kadar tabii saat ilerledi hava karardı. Biz sudan çıktık mı tabii ki hayır! Napalım üşüyelim mi?! Neyse böylece karanlıkta denize girmek hayalim de tamamlanmış oldu. Aynı maddenin yağmurlu havada denize girme bendini de kovalamaya devam edeceğim. İnşallah ömrümün modern kölelik dönemini atlattıktan sonra o klişe hayal olan sahil kasabasında emekliliği yaşamak kısmet olur. Yazcılık kazanacak.
Sevgili
Serapbenbuyrun
tam şu anda yazıvermiş
9/05/2018 11:00:00 ÖÖ
Bi'milyoncu | Onay Durgun
İşler Güçler ve Kardeş Payı'nın yazarlarındandı Onay Durgun. Selçuk, Murat yahut Emrah gibi başka işler de yaparak çok ön planda olmadı hiçbir zaman. Sessiz sedasız ortak işlerde görev yaptı, çekildi köşesine. Bu yılın başında ise Bi'milyoncu kitabını sürdü piyasaya, bildiğim kadarıyla kendisinin ilk kitabı. Kitabın ön sözü Selçuk Aydemir imzası taşıyor. Kitap Adnan isimli bir muhasebecinin, çalıştığı şirketin hesabından kaybolan 1 milyon liranın kendisine yaşattığı olaylardan bahsediyor. Kitabın adını gördüğümde aklıma gelen ilk şey kitaptaki hikayenin artık her mahallede çiğ köfteciler gibi türeyen bi milyoncular ile ilgili olduğuydu. Öte yandan kitabın arkasını çevirip arka kapağını okuyunca, birebir cümle şöyle; ".... ve kitap bir Bi'milyoncu'da geçmez." aslında Onay Durgun'un yapmayı bildiği işin, eğlendirmenin ve ters köşenin daha kitabın adından başladığını keşfettim. Tatile giderken yanıma almıştım ve bir bölümünü giderken bir bölümünü sahilde bir bölümünü de dönerken okuyarak bitirdim. Kahkahalarla güldürmese de epey gözlerimi devirmeme sebep oldu Adnan isimli yaşam formu. Bu ekolün işlerini seviyorsanız muhtemelen bu kitabı da seversiniz. Kitap Tefrika Yayınları tarafından basılmış, 160 sayfa ve 18 TL.
Sevgili
Serapbenbuyrun
tam şu anda yazıvermiş
9/04/2018 11:00:00 ÖÖ
Günlerden Galatasaray #4
Geçen hafta 6 gol atıp kazanırken skorla gaza gelme diye kendime söyledim sürekli. Elimde değildi elbette. Trabzon maçının bu kadar keskin bir skorla biteceğini düşünmüyordum. Bu deplasmana 1 puan yazardım sanırım en fazla. Dört gol yemiş olmak çok acı ama bunun sezon başında olması geri dönüşünün olduğu anlamına geliyor ve çok da takılmamak lazım. Maça dair söylenecek çok fazla şey yok sanırım. Takımda şu çok iyi diyebileceğim tek bir kişi yok yazık ki... Öte yandan çok kötü diyebileceğim iki kişi var. Öncelikle Belhanda; bu takımda kalbimin ısınmadığı bir futbolcunun başarılı olamadığına çok şahit oldum. Bir şekilde toparlanır diye bir senedir bekliyoruz. Ben yıldım artık. Böyle bir maçta, takım yenikken ama geri dönebilecekken, takımı yolda bırakıp kırmızı kart gören bir insana tahammül etmek istemiyorum. Hocam en iyisini bilir ve düzeltecektir bu durumu. Diğer isim ise Maicon. Yediğimiz dört golün dördünde de hatası var. Aklı dağınık, kafası burada değil gibi. Gerçek bir savaşçı olduğu her halinden belli olan bir adamın daha çok sorumluluk alıp oyunun içine girmesi ve giydiği 3 numaranın hakkını vermesi gerekiyor artık. Şimdi milli takım arası var. İnanıyorum ki dönüşte daha arzulu bir takım izleyeceğiz. Yürüyedurun aslanlarım!
Sevgili
Serapbenbuyrun
tam şu anda yazıvermiş
9/02/2018 08:30:00 ÖS
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



