Yıllarca bu diziyi neden izlemediğim konusunda çeşitli eleştiriler aldım çevremden. Dizinin ne büyük bir efsane olduğuyla benim böyle bir diziyi nasıl es geçebildiğim arasındaki skalada sıralandı Breaking Bad'den kaçışıma ilişkin duyduğum eleştiri cümleleri. Uzun zaman da öteledim izlemeyi. Ta ki bu yazın başına kadar. 5 sezonluk diziyi birkaç ayda bitirdim evet. Zaman zaman keyif aldığımı da inkar edemem. Fakat öyle büyük sözler söyleniyor öyle "en"li cümleler kuruluyor ki bu diziye dair. O kadar da değil demek istiyorum tüm kalbimle. Hadi biraz dedikodu çevirelim...
Breaking Bad
Sevgili
Serapbenbuyrun
tam şu anda yazıvermiş
9/17/2019 05:00:00 ÖS
Semaver | Sait Faik Abasıyanık
İlk okuduğum kitabından bu yana çok değişti fikirlerim. Bana biraz absürt, hayalci ve açıkçası fantastik gelmişti. Oysa hiç öyle değilmiş yada ben diline, anlatımına alışmaya başladım. Bu 4. Sait Faik kitabı okuduğum ve neden uğruna hikaye ödülleri verildiğini her okuduğum hikayesinde bir kez daha anlıyorum. Seri olarak aldığımı daha önceki kitaplarda belirtmiştim. Serideki kitapları okuduklarımın arasına serpiştiriyorum birkaç kitapta bir de Sait Faik arası oluyor benim için. Kitapta 20 hikaye ile birlikte Haldun Taner'in Sait Faik için yazdığı kısa bir de anekdot var. En çarpıcı hikayeler kitaba adını veren Semaver, İpekli Mendil ve İhtiyar Talebe oldu benim için. Özellikle İhtiyar Talebe, keşke Sait Faik hikayelerle kalmasaydı da roman türünü de daha fazla deneseydi diye düşünmeme neden oldu. Haldun Taner'in Sait Faik için yazdıkları ise kalbe dokunur cinsten. Diyor ki Haldun Taner; "Türk hikayeciliğine o zamana kadar hiç benzersiz bir tarz getirdi. Sait Faik, bir konuyu değil, yaşamın bir parçasını işliyordu. Bir tez savunmuyor, bir yaşantıyı yansıtıyordu." ve devam ediyor; "Biz ancak o el attıktan sonradır ki, en önemsiz görünen insanların ve şeylerin zevkine eriştik." Kitabı okurken bu "en önemsiz görünen şeylerin" farkına varmak büyük keyifti benim adıma. Kitabın bendeki baskısı Türkiye İşbankası Kültür Yayınlarından, 138 sayfa ve 11 TL. Okumanızı öneririm mutlaka.
Sevgili
Serapbenbuyrun
tam şu anda yazıvermiş
9/15/2019 11:00:00 ÖÖ
Günlerden Galatasaray #4
Ligin 4. haftası Hocam cezalı, beyefendinin ilk maçı. Şükürler olsun Allah utandırmadı da ilk maçında gole yürüyen oyuncularımız kervanına katıldı. Takımın yaldır yaldır oynamadığının hepimiz farkındayız. Öte yandan kabul etmeliyiz ki orta saha ve forvet hattının yeni kurulduğu ve bağlantıya geçmeye çalıştığı, milli takımdan dönenlerin ağırlıkta olduğu bir maçtı Kasımpaşa maçı. Şahsi beklentim Falcao'nun birden fazla gol atmasıydı ama bir tane atabildi ve neticede de maç 1-0'lık galibiyetle tamamlandı. Fakat çok güzel adam. Çok istekli futbolcu. İnşallah devamı gelsin, gol krallığını kutlayalım burada 7 ay sonra. Maça dönecek olursak, rakibin görmediği kartlar olduğu, Belhanda'nın çenesinin kırıldığı pozisyonda faulü Belhanda'nın yaptığının söylendiği, maçın son anlarında Adem'in ceza sahası içinde yaka paça düşürülmüş olmasına rağmen penaltı verilmediği şükürler olsun ki maçın önüne geçemedi. Hakem sonuca etki edemedi ne kadar çabalarsa çabalasın. Neticede kazanmayı sürdürdük ve sürdüreceğimizi de umuyorum. Hafta içi Şampiyonlar Ligi maçı var ve takım hiç ışık vermiyor açıkçası. Güvendiğim iki şey var ilki elbette Hocamın kenarda olması, ikincisi ise bu takımın genlerinin dışarıda daha hırslı oynuyor olması. Bambaşka Galatasaray'ı çarşambaya kadar sakladığınız yerden çıkarın ve aslan gibi savaşın!
Sevgili
Serapbenbuyrun
tam şu anda yazıvermiş
9/14/2019 09:00:00 ÖS
Yolpalas Cinayeti | Halide Edib Adıvar
Halide Edib bu toprakların yetiştirdiği en müthiş kadınlardan bir tanesi. Temsil ettiği her şeyi, fikirlerini, varlığını ve bu ülkenin kadınlarına armağan ettiklerini düşündükçe onun hayatımda daha çok var olmasını istiyorum. Kitap adından da anlayabileceğiniz gibi bir cinayet romanı. Sürpriz yok evet. Öte yandan kitap bir kadın hikayesi. Nadide, işlediği cinayeti daha kitabın ilk sayfalarından itiraf ediyor. İşte kitabın farklı oluşu tam da bu noktada başlıyor. Kitap bize katili değil, katili o noktaya getiren şeyleri anlatıyor. Elbette bunu dönemin Türkiye'sinin farklı aile, kadın ve ev profillerinin etrafında dolaşarak anlatıyor ki yalnızca bir cinayet romanı olmasından öteye geçiren ve Halide Edib kitabı olmasını sağlayan da tam olarak bu. Kitabın bendeki baskısı Can Yayınlarından, 88 sayfa ve 13 TL. Mutlaka okuyun zaten bir çırpıda bitecek. Ben sahilde güneşlenirken bitirdim aynı gün içinde.
Sevgili
Serapbenbuyrun
tam şu anda yazıvermiş
9/10/2019 11:00:00 ÖÖ
Ustalık Gerektiren Kafaya Takmama Sanatı | Mark Manson
Kitapla ilgili muhtelif kitap sitelerinde, instagramda ve facebookta çok yorumlar görmüştüm de "kişisel gelişim" olayının kitaplardan öğrenilecek bir şey olmasına fikir olarak karşı olduğumdan çok yaklaşmamıştım. Derken bu kitap bana hediye edildi (gergin yüz) bana hediye edilen kitaplarla ilgili fikrimi biliyorsunuz. Kitap bildiğim bir yazardan/sevdiğim bir türden değilse geriliyorum. Çünkü okumam gerektiğini biliyorum, okumaya başlarsam bitireceğimi biliyorum, sevmesem de bırakamayacağımı biliyorum falan filan. Neticede bu kitaba da kafamda sorularla başladım. Fakat Mark Manson'un anlatım tarzını sevdiğimi itiraf etmeliyim. Kendi blogunu yazan ve insanlarla sohbet eder gibi yazmaya devam eden ve bir gün bu yazıları kitaplaştıran bir adam. Tarzını sevdiğimi itiraf etmeliyim ama "kişisel gelişim" mevzusu hala bir soru işareti benim için. Yani Mark'a göre sorunlarının tamamını sen çözemesen de kafana takacağın şeyleri seçebilirmişsin. Allahın aşkına bunu yapabiliyor olsam zaten hiçbir şeyi takmamayı seçer ve keyfime bakarım. Bilmiyorum, belki de benim anlayabileceğimin çok ötesinde bir şeydir. Belki bir gün... Kitap Butik Yayıncılıktan çıkma, 200 sayfa ve 25 TL. Bana çok geçmedi, belki siz seversiniz, çok tavsiye edeceğim bir kitap değil çünkü tavsiye edilebilecek bir tür değil benim tarafımdan...
Sevgili
Serapbenbuyrun
tam şu anda yazıvermiş
9/09/2019 11:00:00 ÖÖ
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


