Kitap hikayelerden oluşmuyor bu kez. Uzun bir hikaye yahut kısa bir roman diyebiliriz türü için. Bir diğer fark ise genelde Ege sahil kasabalarında geçen olay örgüsü bu kez Ankara ve İstanbul ekseninde geçiyor. Bu iki açıdan, en azından benim okuduğum Sait Faik kitaplarından farklı bir yerde Kayıp Aranıyor. Bürokrat bir baba ve soyu saraya dayanan bir annenin kızı olan Nevin, Özdemir isimli bir gazeteci ile evlidir. Evlilik bir noktadan sonra hayat arkadaşlığına dönüşür, monotonlaşır, sıradan hale gelir. Hem Nevin hem de Özdemir farklı heyecanlar aramaya başlarlar. Devamına ilişkin spoiler vermeyeyim. Dönemin köy/mahalle kültürünü, yetiştirme farklılıkları sebebiyle yaşanan çatışmaları, mahalle baskısı kavramını tatlı tatlı dürterek eleştiriyor yazar. Kitaba başladığım gün bitirdim. Çok uzun değil, e hikaye de tanıdık olunca akıp gidiyor zaten. Bendeki baskısı Türkiye İş Bankası Kültür Yayınlarından, 120 sayfa ve sadece 11 TL. Kitap okumamak için bahane bırakmayacak kadar uygun değil mi? Sait Faik Abasıyanık'ın farklı bir yüzü için bile okunası bana kalırsa, deneyin, seveceksiniz.
Sait Faik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sait Faik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kayıp Aranıyor | Sait Faik Abasıyanık
Sevgili
Serapbenbuyrun
tam şu anda yazıvermiş
2/12/2021 11:00:00 ÖÖ
Az Şekerli | Sait Faik Abasıyanık
Sait Faik kitaplarını okudukça, Zweig kitaplarında aldığım hazzı duyuyorum. Bittikçe yenilensin istiyorum okunmayı bekleyen kitapları. İlk okuduğum kitabında halbuki pek de bana göre olmadığını düşünmüştüm. Sonra üslubuna mı alıştım yoksa yazdığı kısacık öyküler mi beni kendisine bağladı bilmiyorum, birkaç kitap okuduktan sonra elim direkt Sait Faik'e gidiyor. Az Şekerli, okuduğum 9. Sait Faik kitabı ve içinde 17 adet hikaye ile birlikte bir de Behçet Necatigil'in Sait Faik için yazdığı şiir var. Hikayelerin içinde en çok "İlk Okuyucu Mektubu" isimli hikaye beni etkiledi. "Hikaye Peşinde" isimli hikayesi ise bence Sait Faik'in gündelik hayatını en net yansıtan öyküsüydü benim okuduklarım arasında. Genelde çevresinde gördüklerini öyküleyen yazarımız, "Hikaye Peşinde"de kendi öyküsünü yazmış demek yanlış olmaz diye düşünüyorum. Hikaye sever misiniz bilmiyorum, fakat Türk bir okuyucu iseniz, Sait Faik'i ıskalamamanızı, tam aksine hayatınıza entegre etmenizi öneririm. Bir noktadan sonra fonda martı sesleri, dalga sesleri falan geliyor çünkü hikayeleri okurken. Hiç ayrılmıyor denizin kenarından, üzerinden, içinden... Kitabın bendeki nefis baskısı İş Bankası Kültür Yayınlarından, 112 sayfa ve 12 TL.
Sevgili
Serapbenbuyrun
tam şu anda yazıvermiş
10/04/2020 03:30:00 ÖS
Kumpanya | Sait Faik Abasıyanık
Sait Faik'in elimdeki kitapları yavaş yavaş erirken onu okurken hissettiğim deniz koklama hissiyatı ilk kez bu kitapta yakalamadı beni. Tuhaftır, bu kitap bir Fransız Edebiyatı dokümanı gibi geldi bana. İçinde üç farklı hikaye var: kitaba adını veren Kumpanya, Kriz ve Gauthar Cambazhanesi. Son kısımda ise Sabri Esat Siyavuşgil tarafından Sait Faik ile ilgili yazılmış bir pasaj var. Varlık Dergisi'ne yazılan pasaj kitapta bir son söz olarak yer alıyor. Üç hikayenin içinde Gauthar Cambazhanesini daha çok sevdim. Bu kitabın beni öncekiler kadar sarsmaması sanıyorum hikayelerin normalden uzun olmasından kaynaklanıyor. Benim okuduğum Sait Faik kitaplarındaki hikayeleri en fazla birkaç sayfa sürer ve yüzümde tatlı bir gülümseme bırakarak geçer giderdi. Bu kitapta Kumpanya ile başlarken herhalde kısa bir roman gibi yazmış diye düşündüm, bitmedi de bitmedi! Neticede üç hikaye ve bir de son sözün ardından kitap benle bir hafta şehir şehir gezdikten sonra sona ermeyi başardı :) Sait Faik'in Şimdi Sevişme Vakti şiir kitabıydı, normalinden farklıydı. Kumpanya uzun öyküler vardı, normalinden farklıydı. Sanırım bir miktar mola verip kendisini özlemeye çalışacağım. Kitabın bendeki baskısı Türkiye İş Bankası Kültür Yayınlarından, 148 sayfa ve 12 TL.
Sevgili
Serapbenbuyrun
tam şu anda yazıvermiş
8/27/2020 11:00:00 ÖÖ
Şimdi Sevişme Vakti | Sait Faik Abasıyanık
Ama nasıl tatlı yazıyor... Biz onu en çok hikayelerinden tanıyor olsak da, Sait Faik'in bu kitabı şiirlerinden oluşuyor. Kitapta 18 şiir ile birlikte en sonda da Leyla Erbil tarafından yazılmış bir sayfa kadar bir pasaj var. Kitabın içindeki şiirler tıpkı hikayeleri gibi deniz kokuyor. Sait Faik okurken içimde Sertab Erener'in "uzanmışım kumsala, güneş damlar içime" sözleri çın çın ötüyor. Sait Faik'in şiirleri, ölçüye, nazıma, kafiyeye uyum sağlamıyor. Nasıl yaşamışsa öyle yazmış. Salaş, rahat, dingin, huzurlu ve kesinlikle yormadan. Hani okurken çarpıldığınız destansı şiirler vardır, işte onların taban tabana zıttı şiirlerin tamamı. Okurken çarpılmak yerine dinleniyor, sakinleşiyor ve huzur buluyorsunuz. Tıpkı hikayeleri gibi demiştim değil mi, evet, tıpkı hikayeleri gibi. Kitabın bendeki baskısı Türkiye İş Bankası Kültür Yayınlarından, yalnızca 42 sayfa ve 9 TL. Sait Faik'in kitap gelirlerinin tamamı Darüşşafaka'ya gidiyor. Bu notu da düşerek kapatıyorum, okuyun.
Sevgili
Serapbenbuyrun
tam şu anda yazıvermiş
7/31/2020 11:00:00 ÖÖ
Mahalle Kahvesi | Sait Faik Abasıyanık
Aldığım Sait Faik hikayeleri serisinin bitimine artık tek kitap kaldı. Çok ısınarak başlamasak da onu tanıdıkça okumak daha da keyifli geldi her kitapta. Mahalle Kahvesinde 22 Sait Faik Abasıyanık hikayesi bir de en sonra Orhan Veli'nin Sait Faik için Yaprak Dergisinde yazdığı bir pasaj var. İlk on hikayenin hepsi birbirinden güzel, sonraki on iki hikaye ve Orhan Veli'nin yazısı da çok keyifli ama ilk on hikaye benim daha çok hoşuma gitti. Bilmem Neden Böyle Yapıyorum ve Dört Zait bu kitap özelinde sanıyorum benim favori hikayelerim oldu. Bir gözlemden, basit, gündelik bir konudan hemen birkaç sayfalık bir hikaye uyduruveriyor Sait Faik. İnsanın adına hikaye ödülleri durduk yere verilmiyor tabii ki. Orhan Veli'nin onunla ilgili yaptığı tespit ise dört dörtlük, paylaşmadan geçemeyeceğim. Diyor ki; "Sait Faik bir mahalle çocuğudur." O mahalleye dair yazdığı her şeyi okutmayı başarıyor. Bana okutuyor en azından, hem de büyük keyifle! Kitabın bendeki baskısı Türkiye İş Bankası Kültür Yayınlarından, 134 sayfa ve 12 TL. Hikaye seviyorsanız, ıskalamayın.
Sevgili
Serapbenbuyrun
tam şu anda yazıvermiş
2/26/2020 11:00:00 ÖÖ
Son Kuşlar | Sait Faik Abasıyanık
Doğum gününden birkaç saat önce başlamışım bu kitabı okumaya. Çok seviniyorum böyle tatlı tesadüflere. Neticede başladığım gibi tatlı şekilde de bitti. Daha önce okuduğum dört kitabından hikayelere rast geldiğim gibi ilk kez okuduğum hikayeleri de vardı. Sait Faik'in hikayelerini okurken yüzüme çarptığını hissettiğim o iyot kokusunu çok seviyorum. Çünkü hikayelerinin çoğu adada, deniz kıyısında, İstanbul çevresinde geçiyor. Bir vapurda oluyor bazen ya da bir kayalığın üzerinde... Yahut atlayıp bir sandala balıkçılarla balığa çıkıyor ve oradan bize bir şeyler anlatıyor. Sanırım kendimden başka birisi olma şansım olsaydı, Sait Faik olmayı isterdim. Haldun Taner'in ona taktığı isimle "sevimli bir aylak" olmak isterdim. Kitapta daha önce okumadığım Radyoaktiviteli, Röportajlı Hikaye ve Ağıt ile daha önceden okuduğum ve kitaba da ismini veren Son Kuşlar isimli 3 hikayeyi çok sevdim. Kitabın sonunda Bedri Rahmi'nin Sait Faik ile ilgili yazdığı anekdotlar da keyifliydi. Kitabın bendeki baskısı İş Bankası Kültür Yayınlarından, 144 sayfa ve 12 TL. Deneyin, sevmezseniz de ücreti Darüşşafaka'ya gidecek öyle düşünün.
Sevgili
Serapbenbuyrun
tam şu anda yazıvermiş
11/25/2019 11:00:00 ÖÖ
Semaver | Sait Faik Abasıyanık
İlk okuduğum kitabından bu yana çok değişti fikirlerim. Bana biraz absürt, hayalci ve açıkçası fantastik gelmişti. Oysa hiç öyle değilmiş yada ben diline, anlatımına alışmaya başladım. Bu 4. Sait Faik kitabı okuduğum ve neden uğruna hikaye ödülleri verildiğini her okuduğum hikayesinde bir kez daha anlıyorum. Seri olarak aldığımı daha önceki kitaplarda belirtmiştim. Serideki kitapları okuduklarımın arasına serpiştiriyorum birkaç kitapta bir de Sait Faik arası oluyor benim için. Kitapta 20 hikaye ile birlikte Haldun Taner'in Sait Faik için yazdığı kısa bir de anekdot var. En çarpıcı hikayeler kitaba adını veren Semaver, İpekli Mendil ve İhtiyar Talebe oldu benim için. Özellikle İhtiyar Talebe, keşke Sait Faik hikayelerle kalmasaydı da roman türünü de daha fazla deneseydi diye düşünmeme neden oldu. Haldun Taner'in Sait Faik için yazdıkları ise kalbe dokunur cinsten. Diyor ki Haldun Taner; "Türk hikayeciliğine o zamana kadar hiç benzersiz bir tarz getirdi. Sait Faik, bir konuyu değil, yaşamın bir parçasını işliyordu. Bir tez savunmuyor, bir yaşantıyı yansıtıyordu." ve devam ediyor; "Biz ancak o el attıktan sonradır ki, en önemsiz görünen insanların ve şeylerin zevkine eriştik." Kitabı okurken bu "en önemsiz görünen şeylerin" farkına varmak büyük keyifti benim adıma. Kitabın bendeki baskısı Türkiye İşbankası Kültür Yayınlarından, 138 sayfa ve 11 TL. Okumanızı öneririm mutlaka.
Sevgili
Serapbenbuyrun
tam şu anda yazıvermiş
9/15/2019 11:00:00 ÖÖ
Seçme Hikayeler | Sait Faik Abasıyanık
Sait Faik'in hikayelerinden olan bu seriyi aldığımda, hiçbir fikir yoktu kafamda. Alemdağ'da Var Bir Yılan ve Lüzumsuz Adam kitaplarından sonra sıradaki kitap Seçme Hikayeler oldu benim için. Kapağından içindeki hikayelere kadar deniz kokan bir eserdi. Sait Faik'in adalara gidip gelirken gördüğü olayları anlatmış küçük küçük. İçindeki hikayelerden Uzun Ömer, Bir İlkbahar Hikayesi ve Son Kuşlar okurken bana en keyif veren hikayelerdi. Sait Faik bu kitapta bir de hayalinden bahsediyor. Diyor ki, "Tersine ben bütün ömrümce iyi bir kahve bulamadığım için kahveci olamamışımdır. Bir kır kahvesi, bir köy kahvesinin üç beş gediklisi... Bundan güzel bir ömür mü olur, elli altmış senelik yaşama bundan güzel başlar ve biter mi?" Gerçekten tek derdimizin içirdiğimiz kahvelerin lezzeti olacağı bir yaşamı hak etmiyor muyuz hepimiz? Ah Sait Faik, durduk yere insanın içine çekip gitme isteği koyup kaçıyorsun! Kitabın bendeki baskısı İşbankası Kültür Yayınlarından, 196 sayfa ve 11 TL. Bence gayet keyifliydi kitap. Size de denemenizi öneririm. Oldu da sevmediniz, kitabın geliri Darüşşafaka'ya bağışlanıyor. Neticede kaybettiğiniz bir şey yok.
Sevgili
Serapbenbuyrun
tam şu anda yazıvermiş
7/15/2019 11:00:00 ÖÖ
Lüzumsuz Adam | Sait Faik Abasıyanık
Alemdağ'da Var Bir Yılan kesinlikle Sait Faik'ten okunacak ilk kitap değilmiş. Lüzumsuz Adam'ı okuyunca anladım ben bunu. Lüzumsuz Adam'da 14 hikaye var ve hiçbiri boş değil. Hepsi birbirinden müthiş. Benim favorim Papaz Efendi. O üç beş sayfaya ne de güzel dağıtıyor hikayenin akışını, ağını, çerçevesini... Etkilenmemek elde değil.Kitabın bendeki baskısı Türkiye İş Bankası Kültür Yayınlarından, 108 sayfa ve 12 TL. Mutlaka şans verin, pişman olmayacaksınız. Söz!
Sevgili
Serapbenbuyrun
tam şu anda yazıvermiş
5/07/2019 11:00:00 ÖÖ
Alemdağ'da Var Bir Yılan | Sait Faik Abasıyanık
Adına hikaye ödülleri verilen Sait Faik'in hiçbir kitabı elimizde yok diye niyetlenip 7 kitaplık serisini aldık. Bu seride okuduğum ilk kitap da Alemdağ'da Var Bir Yılan oldu. Ne tesadüftür ki; Sait Faik'in de yayınladığı son kitapmış. Kitabın tamamına bir yalnızlık ve fantastik hava hakim. Sürrealizm türünde yazılmış kitap boş gözlerle bakmama sebep oldu sıklıkla. Sait Faik, kitapta eşcinsel olduğuna dair kısa ipuçları veriyor. Sanıyorum hayatının son döneminde bu bilgiyi yanında götürmektense benden çıksın diye düşünmüş. Bir de kitap sinir bozucu derecede "sen ne diyosun be adam?" dedirtiyor insana. Hatta bir noktadan sonra artık sinirden gülerek okuma seviyesine getiriyor. Ben bu kitabı niye okuyorum derken küt diye bir laf koyuyor şaşırıp kalıyorsun. Sırf bu ambale olma durumu yüzünden bile okunur. Denemeyi severseniz, deneyin. Yoksa hoşlanmayabilirsiniz. Kitabın bendeki baskısı İş Bankası Kültür Yayınlarından, 7 kitaplık seri 74 TL'den satışta, kitap 120 sayfa.
Sevgili
Serapbenbuyrun
tam şu anda yazıvermiş
4/05/2019 11:00:00 ÖÖ
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)









