Sinema etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sinema etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Hayat | 2023

Neredeyse on ay hiç bıkmadan bu filmi izlemeyi bekledim. Konya'ya vizyona tabii ki gelmedi, malum ortamlara düşer diye çok arandım, yok, yok, yoktu! Neyse ki Türkiye'nin yabancı film dalından oscar adayı olarak gösterildi de yeniden vizyona girince koştur koştur gidip izledim. Bir 21.00 seansında, en sevdiğim şekilde, tek başıma. Demirkubuz mu konuşturuyor bilmiyorum ama tek başına film izlemenin dayanılmaz hafifliğinin, insanın kendi kendine yetebiliyor olmasının kalbinden bildiriyorum, hayat böyle çok güzel! Gelelim filme...

Oscar 2024

Bu geceyi yarın sabaha bağlayan saatlerde 96. Akademi Ödülleri dağıtılacak. Bizim bildiğimiz adıyla oscarlar sahiplerini bulacak. Töreni izlemek isterseniz, şöyle sahura kadar falan Disney+ yayınlayacak canlı olarak. Simultane çeviri falan da varsa tadından yenmez. Ben gün içinde uykuya vakit ayırabilirsem biraz izlemeyi düşünüyorum. Öyle bilirkişi edasıyla konuşmak istemiyorum, film gurmesi, sinefil falan da değilim. Kendimce beğendiğim yapımları sıralamak istedim yalnızca. Adaylar ve filmler hakkında birkaç kelam edeyim dedim. Kervan yolda düzülür, haydi başlıyorum.

Kuru Otlar Üstüne | 2023

Ahlat Ağacı'nı sinemada izlediğimde büyülenmiştim. Havası, tarzı, şahane oyunculuklar... Sonra tüm Nuri Bilge Ceylan külliyatını izleyip tamamladım ve hepsinin birbirinden kıymetli işler olduğunu gördüm. Bu referansla da Kuru Otlar Üstüne çekim aşamasından gösterime girene kadar heyecanla beklediğim bir film oldu. Nihayet salı akşamı bir anlık kararla, vizyondan da çıkar korkusuyla, iş çıkışı 20.00 seansına bilet alıp izledim filmi. Eksik kalmasın kişisel tarihimden diye de üstüne uyuduktan sonra başladım yazmaya.

Bursa Bülbülü | 2023

Kimin yaptığı filmi her türlü izlersin sorusunun bendeki iki karşılığından birisidir Ata Demirer. Hatta büyük ihtimal de ilk sıradadır. Bursa Bülbülü filminin senaryolaşma, çekim, montaj ve nihayet de yayınlanma aşamalarını sosyal medyasından paylaştıkça takip ediyor ve büyük merak duyuyordum. Filmin dijitalde yayınlanması ise bir süre daha evde kalmak zorunda olan benim için ekstra sevindirici oldu. Zira vizyondaki süresini kaçırmam çok olasıydı. Cuma akşamı maçtan sonra izledim ve tek kelimeyle BA YIL DIM! Buraya da yansıması lazım tabii ki. Haydi.

Mahalleden Arkadaşlar | 2022

Biraz gülücük, biraz beklenti altında kalması, biraz göz dolması, çokça beklemenin sonunda gelen kavuşma. Galiba dert yanmalı bir yazı olacak haydi başlayalım.

Oscar 2021

Eskiden bu işleri daha sık yapardım. Oscar maratonu diye bir hafta sonu seçip filmlerin çoğunu izlemeye çalışırdım. Şimdi denk gelirse, fırsat yaratırsam, galiba biraz da canım isterse diye oturuyorum başına. İnsan yaş aldıkça mı böyle kültürden kopmaya başlıyor, pandemi mi, ekonomi mi yoksa sistemli olarak soğutulduğumuz hayat mı beni bu hale getirdi bazen durup düşünüyor ve cevabını bulamıyorum. Neyse, aday filmler var, izlediklerim var, izlemediklerim var, izlememeyi tercih ettiklerim var. Bir tane de favorim var. Gelin konuşalım biraz.

Oscar Ödülleri 2020

Başlıkta bir hata yaptığımı fark ettim. Ben yazdığım yılı başlığa atıyor olsam da aslında bu bir önceki filmlerin ödülleri. Ödül töreni bu gece 4 civarı başlayacak. Ödüller gelmeden benim tahminlerim gelsin dedim. Tüm filmleri elbette izlemedim ama izlediklerim arasından kazanmasını istediğim, kazanacağını düşündüğüm filmler, yönetmenler ve oyuncuları sıralayacağım birazdan. Siz de izlediğiniz, şu film, bu oyuncu, o yönetmen daha iyi bence dediklerinizi yoruma bırakın, konuşalım. Öyleyse başlayalım mı? 

Jojo Rabbit ~ Tavşan Jojo | 2019

Oscar adayları açıklandı. En iyi film adaylarından izlemediklerimin fragmanlarını seyrediyorum. Hani her sene benzer filmler aday oluyor diyoruz ya en iyi film dalında, işte bu film o her sene aday çıkaran ikinci dünya savaşı türünün bir örneği. Fragmanı izlerken bile "bu film oscar adayı olsun diye yapılmış" cümlesi yanıp yanıp söndü kafamda. Fakat izledikten sonra fark ettim ki kendi içinde o kadar keyifli ve bir o kadar farklı. Neymiş Tavşan Jojo'nun alametifarikası hadi konuşalım.

Baba Parası | 2020

Sokakta oynasınlar, kaldırımda izlerim. Böyle yazdım instagramda afişin önünde çektirdiğim fotoğrafa. Çıktığı gün izlemeye gidecektim, olmadı, ikinci gün gittim. Hiçbir yorum okumadan, yalnızca fragmanı seyrederek ve tüm Selçuk Aydemir külliyatını okuyup izlemenin verdiği "kesin çok güleceğim" garantisiyle gittim. Güldüm de fakat sanırım ben ilk kez bir Selçuk Aydemir işini eleştireceğim. Spoiler vermeme garantisi vermeyerek filmin bana yaşattıklarına geçiyorum buyursunlar.

Marriage Story ~ Evlilik Hikayesi | 2019

İşte bu seneki müthiş filmlerden birisi daha! Irishman bu sene çıkmamış olsa, açık ara en iyi film derdim ama İrlandalı'ya ayıp olur bunu demek. Fakat bu film, öyle gerçek ve öyle basit bir şekilde bu gerçekliği çarpıyor ki surata etkilenmemeye imkan yok! Çünkü hikaye  tam olarak gerçek hayattan ve gerçek hikayeler hepimizi daha çok etkiliyordur eminim. En azından bende böyle çalışıyor. Filmle ilgili konuştukça rengim Irishman'den bu tarafa kayacak gibiyim dur bakalım. Hadi başlayalım...

Once Upon A Time In Hollywood ~ Bir Zamanlar Hollywood'da | 2019

Kalbimi çarptıran iki büyük isim Di Caprio ve Brad Pitt! Yönetmen koltuğunda ise Quentin Tarantino. Beklenti bir parça büyüyor elbette. Güzel kız kontenjanını da Margot Robbie ile dolduruyor gibi görünüyorlar. Ama yazının içinde ben daha güzelini buldum, onu yazacağım, takipte kalın :) Üstüne bir parça da Al Pacino serpiştirince tüm tuşlara basıp bölüm geçmeye çalışan veletler gibi bir kadro kurulmuş. Peki Tarantino bölümü geçebilmiş mi? Benim açımdan geçtiğini söylemek mümkün. Nasıl mı? İşte böyle:

The Irishman ~ İrlandalı | 2019

Efsanelerin buluştuğu kadroya ait bu filmi, ha izledim ha izleyeceğim derken bu vakte kadar geldim ve Netflix evimizin rahatlığında sonunda Irishman'i bana izletmeyi başardı! De Niro, Al Pacino ve Pesci'nin oyunculuğunda Scorsese yönetiminde neler başarılabileceğini hayal bile edemezken film capcanlı karşımızda duruyor. Nedir peki Irishman, ne anlatır hadi biraz çekiştirelim.

The Current War ~ Elektrik Savaşları | 2019

Uzun zaman oldu sinemaya gitmeyeli. Bazı zevklerimizin artık zevk/ihtiyaç kategorisinden "lüks" kategorisine geçiyor olması beni çok kızdırıyor. Bugün ortalama bir filme İstanbul'da gitmeye niyetlenirsen, 2 kişi için konuşuyorum, 50-60 TL arası, Ankara'da 45-50 TL arası, yaşadığım şehir olan Konya'da ise 40-45 TL'den aşağı çıkılmıyor. Araç yoksa toplu taşıma bu maliyete 10 TL daha ekliyor ki bu da bizi en başa yani "sinemada film izleme" olayının zevkten lükse dönüşmesi olayına getiriyor tekrar. İzlememek de bir tercih fakat her şeyden vazgeçmek de biraz hayatı boşa akıtıp israf etmek gibi geliyor bana. Evet, girişte epey goygoy yaptığımıza göre artık konumuza yani filme dönebiliriz.

Bizim İçin Şampiyon (Bold Pilot) | 2018

Aslında epey ön yargılıydım. Çünkü bir erkek hikayesiydi bence. Fakat tüm ön yargılarda olduğu gibi bunda da yanıldım. Zira erkek hikayesinden çok daha fazlası vardı. Mucizeler vardı. Ve en iyi hikayelerde olduğu gibi bu hikayede de Tanrının eli vardı. Onun tarafından yazılmış tüm hikayeler gibi bu da efsaneydi. Gerçek olamayacak kadar efsane hem de... Mevzu zaten gerçek bir hikaye olduğu için spoiler korkum yok ama izlemediyseniz, izleyin öyle konuşalım. Malum ortamlarda mevcut film. Anlatmaya başlıyorum!

Oscar Ödülleri 2019

Birçok filmimizi gördük, izledik. Sözüm sana Akademi, sen mi büyüksün yoksa bu filmlerden birkaçını izleyen bizler mi? Tabii ki sen büyüksün! Çünkü bu seneki filmlerin hepsi birbirinden keyifliydi ve seçim yaparken ben bile zorlandım, gerisini sen düşün. Referans olacak ödül törenlerinden bazılarını da takip ettim Golden Globes gibi Bafta gibi... Fakat izlediğim kadarıyla elbette ki kendi kazananlarımı da tespit etmiş bulunuyorum. Ödül töreni bu gece, ben muhtemelen yarın sabah işe giderken serviste bakarım kaçta kaç tutturduğuma. Öyleyse başlıyorum.

Bir Aşk İki Hayat | 2019

İtiraf: Ben bir dönem (İmirzalıoğlu ile çektiği bi dizi vardı işte o dönem) Bergüzar Korel'i hiç sevmiyor ve kazulet buluyordum. Gel zaman git zaman Bergüzar, Vatanım Sensin'i çekti, ben kendisini daha yakın takibe aldım ve çok sevmeye başladım. Bugünlerde vizyonda Bir Aşk İki Hayat ile boy gösteriyor ve filmde taktığı gibi ip, örgü, boncuklu bileklikler takma isteği uyandırıyor bende. Neyi sevip neyi sevmeyeceğimize biraz da zaman karar veriyor sanırım. İnsanın tüm hücreleri altı ayda bir mi ne değişirmiş ya, bugünkü Serap ne altı ay önceki kadınla aynı ne de altı ay sonraki kadınla aynı olacak. Bu gereksiz bilgilerin ışığında filmi konuşmaya başlıyorum öyleyse...

Organize İşler Sazan Sarmalı | 2019

Zordur. Devam filmi çekmek zordur. Bence çekilmemesi lazım her şey tadında güzel. Ama en sevdiğim sinemacılardan olan Selçuk Aydemir Düğün Dernek, Çalgı Çengi ikilemeleri yapınca devam filmleri ile ilgili daha fazla ahkam kesmeyi doğru bulmuyorum zira ağzımın suyu akarak seyrediyorum (zira nedir? ilk filme gönderme geldi ooo). Ailecek hatta epey geniş bir aile şeklinde (12 kişiydik) gidip izledik hafta içi Sazan Sarmalı'nı. Son söyleyeceğimi başta söyleyeyim de teferruatı içeriye bırakayım. Şimdi Organize İşler (ilk film) en iyi Türk Komedi Filmleri listesinde ilk üçü çok rahat zorlar gözümde. Eğer ilk filmin devamı gibi bakmadan, ilk filmle kıyaslamadan izleyebilirseniz, net güzel film. Hiç kıvırmaya gerek yok. Ha bu kadroyla daha iyi iş çıkardı diyene de saygı duyarım fakat her zaman daha iyisi olabilir. En iyisi biraz detaylandıralım hadi.

Green Book ~ Yeşil Rehber | 2018

Yine yeniden ırkçılığı konu alan bir filmle daha karşınızdayım sayın izleyiciler. Ve yine yeniden bir müzisyenin hayatını anlatıyor film. Akademinin dinozorları bu sene sözleşmişler sanırım müzik ve ırkçılık yılı olsun 2018 diye. İşin kötüsü filmlerin hepsi iyi de yahu. Ben bu filmi de beğendim. Aslında niyetim Vice'ı izlemekti ama malum ortamlarda bulamayınca ya bu da aday nasılsa izleyeceğim diye tıkladım bunu izlemeye başladım. Sıcacık bir filmle karşılaşacağımı bilmeden hem de! Öyleyse hadi başlayalım!

BlacKkKlansman ~ Karanlıkla Karşı Karşıya | 2018

İlk cümlelerimi kesinlikle olumsuz anlamda kurmuyorum. Keyifle söylüyorum ama; hayatımda izlediğim en ırkçı filmdi. Hiç bu kadar ırkçılığa maruz kalmamıştım. Film zaten bunun üstüne kurulu kabul, ama bütün sülaleye küfür olur ya, bu filmde de neredeyse bütün ırklara, milletlere, dinlere karşı yapılan bir ırkçılık vardı. İronikti ve lüzumsuz derecede keyifliydi. Kara mizah denilen şey gözümde tam da bu sanıyorum. Bu filmde eğlenmiş olmak dilerim bundan keyif aldığım anlamına gelmemiştir yahut içimde bir yerlerde ırkçı bir pislik yoktur diye düşünmedim değil. İtiraf da geldiğine göre filmi konuşmaya başlayabiliriz.

A Star Is Born | 2018

Bradley Cooper oynar da Serap izlemez mi bu filme dair kuracağım ilk cümle olmalıydı. Bu yüzden filmle ilgili herkese özrü bir borç bilirim. Filme dönecek olursak 1954'te çekilmiş ve bu filmin senaryosu da 54'teki filmden uyarlanmış. Bana da geçtiğimiz yıllarda Çağan Irmak tarafından çekilmiş Unutursam Fısılda'yı anımsattı yer yer. Tanınmamış güzel sesli bir kız, besteler yapan müzisyen çocuk. Kızın, zamanla çocuğun önüne geçmesi ve müziğinin farklılaşması gibi detaylar Unutursam Fısılda filmini düşündürdü bana. Daha fazla spoiler saçmadan detaylara geçeyim en temizi. Başlıyorum!