Günlerden Galatasaray vol.6

Yeni takımınız çok kurumsal olmuş cnm hayrını görün :)9))99999)9))
Şu çocuğa yazık olmasa bari...

Günlerden Galatasaray vol.5

Geriye düştüğü zaman maçı çevirebileceğine inanmamızdı geride kalan 2 sezonda bizi şımartacak kadar güzel olması Galatasaray'ın. Gel gelelim bu sezon takımın heyecansızlığı ve bunun neticesinde gelen puan kayıpları hem bizi hem de sahadakileri psikolojik açıdan kötü etkiliyor. Açıkçası, böyle geriden gelerek, tempoyu dilediğimiz gibi yükselterek, şişirerek değil top kazanarak depar yaparak atılacak gollere ihtiyacımız vardı. 1-0 mağlupken Drogba'nın golleriyle 2-1 öne geçti takım ve 3 puana yürüdü. 3-0 yada 2-1 her türlü kazandık. Yürüyedur GALATASARAY!
Maç sonunda olanlara da değinmek lazım. Öncelikle Melo, kırmızı kart pozisyonunu görememiş olsam da, ortak kanı kırmızı kartı hak etmediği yönünde. Melo gibi ateşli futbolcuları rakipler ve tatlı su Galatasaraylıları sevmez, normal. Ben zamanında Lugano'yu neden sevmediysem, diğerleri de şimdi Felipe'yi aynı sebepten sevmiyor. Ama şu hareketten tahrik olundu ve olaylar başladı demek, en terbiyeli yorumla: Terbiyesizliktir. Tahrik oluyorlarmış... Olmayın. Sanki çoluk çocuk izliyor maçı. Stada giren heriflerin alayı 25-35 yaş aralığında, fotoğraflar var görüntüler var. Yok yenilen 2 golden tahrik olduysanız, pardon ama 5 gün önce 6 gol yedik ve bir taraftar yoktu sahada. Ayıp.

Şampiyonlar Ligi vol.1

Böyle başlangıç mı olur demeyin, oluyor, olur, oldu da... Dün gece bişey yazamadım, elim gitmedi, içim el vermedi. Bütün gün baş ağrısıyla gezdim. Ama aştım, hepimiz aştık. Hocam geçen sene miydi, önceki sene miydi, çıkaramadım, bi laf etmişti: "kaybettiğinizde değil, vazgeçtiğinizde yenilirsiniz" diye. Bizim çocuklar dün gece vazgeçtiler, pes ettiler. Bi anlık konsantrasyon kaybı, bi anlık motivasyon düşüklüğü, bütün umutları aldı götürdü dün geceye dair, maalesef. Yenilen yarım düzine golden ziyade, beni ve eminim o renklere aşık herkesi asıl üzen bu oldu. Yoksa 2-0 yenilmek ile 6-1 yenilmek arasında puan olarak hiçbir fark yok. Galatasaray üst tura çıkmak istiyorsa hala o 10 puanı almak zorunda, hala gol atmak zorunda, hala gol yememek zorunda. Neyse, bik bik etmenin faydası yok. Geri alınmayacak bi olay yaşadık dün. Sefanı çektik, cefana da kurban oluruz, sen yürüyedur GALATASARAY!

Aylık yazılar #eylül

Çok özlüyorum yazı yazmayı. Bi süredir elim gitmiyor. Sebebi ve çok daha fazlası yazının devamında. Hadi başlayalım. 
ps: Bu yazıda bi değişiklik yapıyorum. Yazının şarkısını en baştan ekliyorum ki dinleye dinleye okuyun. Geçenlerde denk geldi 90'larla ilgili bi video izlerken. Ne çok dinlemişiz zamanında... Güzel şeyler anımsattı belki size de olur. Emel Müftüoğlu'ndan geliyor şarkı, Korkuyorum. Başlıyorum.

Günlerden Galatasaray vol.4

İyisin hoşsun da, frikiklerde ısrarcı olmasan gülüm?

Kimi sevsem sensin...

Durduk yere akla gelen bi şiir gibisin sevgili,
acıyorsun, acıtıyorsun,
yoksun...
Serap susar Attila konuşur; "in misin cin misin anlamıyorum."
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...