And the oscar goes to..


Bu sene 83.sü düzenlenecek olan Akademi Ödülleriyle ilgili ben de bir şeyler karalamak istedim. Ödüllere aday olan filmler arasından 5 tanesini izledim. Genel kanıya göre en iyilerini izlemişim farkında olmadan. Oscar'ın ardından izlemeye de devam etmeyi düşünüyorum. Ve tabii ki izlemediğim filmlerden ödül alan olursa pişman olmamayı da umuyorum. Oscar'ı bu sene Anne Hathaway ile James Franco sunacak. Adaylarımın en sonuna ikisinin Oscar'a nasıl hazırlandığının keyifli videosunu da ekleyeceğim :) Buyrun başlayalım..

Çok özel bi video | Pinhani - Yitirmeden

Yine içime sinen bi videoyu paylaşmak istedim. Dünkü Emre Aydın-Son Defa videosunun ardından, yazılmayı, izlenmeyi ve adından söz edilmeyi çok çok hak eden bi şarkı Yitirmeden. Video keza öyle.. Pinhani'nin bu şarkıyla ilgili dinleyicilerine bir de sürprizi var. Sürpriz ise içerde. Buyrun içeri;

Bi düğün, bi tören.. | Kavak Yelleri 151. bölüm

2. sezonun sonunda 84. bölümde bırakmıştık 4'lüyü. Efe ve Aslı'nın nikahına gidiyorlardı. Sonrası malum.. Arabayla uçurumdan denize uçtular.. Şimdi kaldığımız yerden, aynı şekilde, yine arabada o 4'lüyle, yine nikaha gidiyoruz.

İçime dokunan video; Emre Aydın-Son Defa

Emre Aydın'ın geçen seneki albümünden hemen hemen her şarkıyı çok sevdim. Daha önce Alıştım Susmaya'yı yazmıştım bloga. Ayrıca diğer şarkılarını da sık sık anmıştım. Bugün ise yeni kliplenen Son Defa'ya yer vermek istedim.

127 Hours ~ 127 Saat | 2010

Oscar filmleri kuşağının en güzellerinden birini en sona saklamışım farketmeden. Bu sene oscar'a en çok dalda aday olan filmlerden birisi olan 127 Saat'i izledim haftasonu. Bloga yazmanın vaktidir oscar'ların verilmesine günler kala dedim ve başlıyorum. Buyrun;

V For Vendetta ~ Özgürlük İçin V | 2005

Özgürlüğünüz kısıtlanırsa ne yaparsınız?

2005 yapımı, efsane filmler arasına giren ve benim gibi hâlâ izlememiş birisi varsa ilk izlemede vurabilitesi olan bi film V For Vendetta. Düzenin kurduğu baskıya, devletin başına geçenlerin daima doğru insanlar olmadığına, 'anarşist' diye nitelenen bir adamın aslında tüm toplumu etkisi altına alıp bir kahraman olacağına dikkat çeken bi film aynı zamanda da.. Buyrun başlayalım;

İstikrarsızlık Abidesi Galatasaray

Galatasaray, çizdiği o istikrardan uzak görüntüye dün akşam bir kare daha ekledi. Bucaspor maçında alından tek gollü galibiyet, Galatasaray'ın bu sezonki çehresini anlatıyordu aslında. Futbolda 'bal yapmayan arı' klişesi vardır. Galatasaray ise bu klişenin canlı örneği gibiydi dün akşam. Mücadele? Evet vardı. İstek? Evet vardı. Peki ne eksikti de bu takım zar zor gol atarak galip geliyordu?

En Kıymetli(m) kliplendi!

Kenan Doğulu'ya duyduğum sevgi ve müziğine duyduğum saygı ayyuka çıktı yine. Tam Yalın ile yaptığı Ünzile düetine sarmıştım kiii, daha önce hiç denemediği, TT Arena ASY'nin açılışında gördüğümüz o sakallı hâliyle albümün en keyifli slowlarından En Kıymetlim'in klipini çıkardı ortaya. Klipte kardeşi Ozan Doğulu'nun dünyaa sevimlisi kızı Aria'yı da oynatmış. Romantik herif, enfes klip çekmiş yine. En Kıymetlim mi? Albümdeki favorimdi, nihayet kliplendi :) Buyrun içeri;

500 Days of Summer ~ Aşkın 500 Günü | 2009

"Bu bir aşk hikayesi değildir, aşk hakkında bir hikayedir" cümlesiyle çıkmış yola Aşkın 500 Günü. Benim diyen birçok romantik komedinin önüne geçmiş bir film. Ben 2010'un ilk aylarında izlemiştim. Fakat bloga düşmemiş. Geçtiğimiz günlerde hayatvefutbol nickli arkadaşın uyarısıyla bloga gelsin dedik. Geldi. Bakalım neler kalmış hafızamızda.

Bize her gün sevgililer günü..

Hayatımın masalı..

Günlerden bir gün diye başlar bildiğimiz hikâyeler.
Develeri berber, pireleri tellal yaparlar. Annesinin beşiğini sallayan evlatlar olur.
Masaldır çünkü onlar.. Gerçek değildirler..
Sadece mini mini bebekleri uyutmak için anlatılırlar.
Bugün, ben kendi masalımı anlatmak istedim.
Hem rüya kadar güzel, hem de gerçek bi masal benimkisi..

The Last Station ~ Aşkın Son Mevsimi | 2009

Filmleri art arda izleyince böyle birikmiş. Negzel her gün film yazıyorum. Şaka bi yana, 2010 filmlerine bi lokma ara verip, 2009'a dönmek bana da iyi geldi. Böyle kaliteli bi yapımla dönmek de güzelmiş. Filmi geçtiğimiz akşam yine altyazılı olarak izledim. The Last Station, 2009'un başarılı yapımları arasında yer alıyor. Peki ne anlatıyor? Buyrun başlıyoruz.

Aylık yazılar #subat

Yılın en kısa ayı olması nedeniyle yazmadan geçmekten korktuğum şubat yazısını da bugün aradan çıkarayım dedim. Bakalım neler çıkacak, ben de merak ediyorum zira. Buyrun başlayalım..

Going The Distance ~ Seni Uzaktan Sevmek | 2010

Amerika'da gösterime girdiği ilk günden beri merakla beklediğim bi film oldu. Uzak mesafe ilişkilerini konu alan filmi, romantik komedi sevebilitesi olan herkesin seveceğini düşünmekle birlikte, romantik komediden hoşlanmayan kesimin de ilgisini çekebilecek bi film olmuş Seni Uzaktan Sevmek. Ben de filmi hafta içi izledim ve biraz da bu konuda yaralı olduğumdan :) bloga hemen yazma ihtiyacı duydum. Buyrun efendim..

Eyyvah Eyvah Film Müzikleri

Eyyvah Eyvah ilk çıktığından beri Ata Demirer'in filmi olması sebebiyle, çok içime sinen, çok sahiplendiğim bi iş olmuştu. Sonra ilk filmi izledik ve yalnızca Ata Demirer filmi olmaktan çıkıp, Özge Borak'ın, Demet Akbağ'ın ve Serkan Çağrı'nın filmi de olmuştu gözümde. Hem de daha ilk sahnesinden. Sıcacık hikâyesi, kaliteli komedisiyle 2. film de geldi geçtiğimiz ayın başında. Son olarak da sound track'i. Ben bugün edindim albümü. Dinledim, bloga yazmaya karar verdim. Buyrun..

Ali Ece twitter'a dönsün kampanyası

Nasıl sevindim anlatamam. Abiyi özledik zira. Bol bol paylaşalım. Hayır diyemez o bize, kıyamaz.. Dimi ama :) Yazıyı karalayan Kaan'a teşekkürü borç bilirim.

The King's Speech ~ Zoraki Kral | 2010

Daha önce hikâyesini okuduğum bi filmi izlemek zor gelir bana. Belki de bi çok insana.. Zira okurken zihnimde canlandırdıklarımla, filmde izlediklerim benzeşmezse, hayal kırıklığına uğrarım. Bu yüzden birazcık önyargıyla izlemeye başladım Zoraki Kral'ı. Aslında okuduğum hikâyenin filmleştirildiğinden haberim yoktu. Fakat oscar'da tam 12 dalda aday gösterilince "yuh Serap!" dedim kendime ve filmi izledim. Peki filmde ne buldum?

Bir Nilüfer & Şebnem Ferah ortaklığı; erkekler ağlamaz

Yukarda Allah var Şebnem Ferah'ı sevmem. Rock müzik sevmiyorum ben. Ama soft şarkılar söylediği zaman -bugün, sigara- yada efsane şarkıları söylediği zaman -ünzile- dinlediğim oluyor. Bugün bloguma konuk olmasının sebebi de Nilüfer'in son albümünde, kendisine Erkekler Ağlamaz şarkısında eşlik etmesi.

Black Swan ~ Siyah Kuğu | 2010

Oscar filmleri kuşağımız tüm hızıyla sürüyor. Daha önce Inception ve Social Network'ü yazmıştım. Geçtiğimiz hafta içinde de Black Swan'i izledim. Yazmakla yazmamak arasında gidip gelirken son kararım yazmak oldu. Oscar'a aday olan bu filmde bakalım ben neler bulmuşum. Buyrun içeri..

Neydin, ne oldun?.. #Torres

Neydin?

Ne oldun?

Yazıklar olsun lan! Benim United için çarpan kalbim bile acıdı senin şu attığın kazığa. Gerçi bu formsuzlukla asıl kazık Çelsi'ye girdi ama neyse.. Kaptanlık bandının içine "you'll never walk alone" yazdıran bi adamdan beklemezdim. Sen de rengini belli ettin. Gözükme gözüme!
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...