Galatasaray - Beşiktaş | Foto-Roman

Fark ettim ki Fenerbahçe maçından beri yapmıyormuşum. Derbi maçı olunca zibil gibi fotoğraf geliyor ekranlara. Şunu da alsam bunu da arşivlesem diye düşünürken iş bloga kadar geliyor işte. Bir miktar fotoğraf seçtim maçtan. Keyifle okumanız dileğiyle. Başlıyorum!

Günlerden Galatasaray vol.24

Kendilerinin ruh hastası oldukları yetmedi. Bizi de ruh hastası edecekler. Müthişsiniz ulan, şahanesiniz. Çok seviyorum alayınızı! Goller Elmander (x2) ve Melo.
ps: Selçuk hala nefes alabiliyorsa güzel o.0


Emeği geçenlerin ellerinden öpüyorum.

And the oscar goes to..

İşte o gün geldi çattı. Bu gece 84. Akademi Ödülleri dağıtılacak ve oscar heykelcikleri sahiplerini bulacak. 84. Oscar Ödüllerini bu sene, daha önce 19 kez sunan ve bu alandaki rekorunu kimselere kaptırmayan Bob Hope sunacak. Sanırım geçen seneki amatörlükten sonra işi profesyonellere bırakmanın zamanının geldiğini düşündüler organizatörler ki, çok daha iyi oldu bence. Birazdan yazacağım adayları, olduğu gibi Evrim'in blogundan aldım. Kendisine teşekkürü bir borç biliyor ve izlediğim kadarıyla tahminlerimi sıralıyorum.

Haftalık dizi yorumları | 19-24 Şubat

kalp :)
Dikkat! Birazdan okuyacağınız satırlar, 19-25 Şubat tarihleri arasında yayınlanan bazı dizilerin yeni bölümleri hakkında ağır spoiler içermektedir. Sonra vay ben görmedim, vay ben duymadım demeyin, uyandırayım. Yine civcivli bölümlerden oluşan bu haftaki seriye başlıyorum!

The Descendants ~ Senden Bana Kalan | 2011

Öncelikle şunu söylemeliyim; şahane bir çeviri olmuş filmin isminde. Malum filmlerin orjinal isimleriyle pek ilgili olmaz çeviri isimleri ama bu müthiş olmuş! Düşünenin aklına sağlık. Gel gelelim film için aynı tespiti yapamayacağım. En iyi film dalında o kadar kuvvetli adaylar var ki, bu film diğerlerinin yanında biraz, nasıl denir, sade geldi bana. Ha film oscar adayı olmasaydı, belki de bu kadar batmazdı. Beklentiyi yüksek tutup izlediğim için yanılıyor da olabilirim elbette.. The Descendants ne anlatıyor peki? Başlıyorum.

The Artist ~ Artist | 2011

Sanıyorum bu seneki oscar adayı filmlerin arasında en ilginci The Artist'tir. Belki de 80 senedir (gösteriler hariç) yapılmamış bir türden bahsediyoruz. The Artist, siyah beyaz ayrıca da sessiz müzikal şeklinde. Konuşma ve çalan şarkılarda söz yok. Bu tür filmlerde sadece oyunculuklar ön plana çıkar ve risklidir. Peki Artist'te durum nasıl? 

Günlerden Galatasaray vol.23

Mersin deplasmanından da 3 puanla döndü takım. Maçın kazanılması iyi güzel de, Elmander ve Engin'in gözünün içine baktık maçtan sonra. Bir sakatlığa daha tahammülümün kalmadığını söylememe gerek yok sanırım.. Necati'nin iki golü, Selçuk'un penaltısıyla yine 3-1 tarifesine geri döndük. Maç sonunda Fatih Terim, Aydın'la ilgili olumlu şeyler söylemiş. Bize düşen, bu durumda Aydın'a destek olmak. Bu arada, Eboue gelmiş, hoşgelmiş. Gelecek pazara Beşiktaş maçı var. Bu bir hafta içinde eksikler dönerse çok sevinirim. Tşk öpt bye.

Haftalık dizi yorumları | 12-18 Şubat




Dikkat! Bu yazıda 12-18 Şubat haftasında yayınlanan dizilerle ilgili ağır spoiler'lar vardır. Ona göre tıkıldayın. House bitiyormuş. Acımız büyük :( Değmeyin, feryadıma, figanıma, değmeyin :( Başlıyorum!


Aylık yazılar #şubat

Sevgililer günüydü, filmlerdi derken bi avuç olan şubat ayının yazısının vakti gelmiş de geçiyor bile. Öyleyse ne yapıyoruz hemen başlıyoruz. İçeri alayım sizi buyurun.

Bugün günlerden ask

Biliyorum, biliyorum, 14 Şubat ekonomileri canlandırmak için uydurulmuş bir şey ve biliyorum aşk bir gün değil her gün yaşanmalı. Ama madem böyle bi gün var. Neden kutlamayalım ki :) Neden ona, onu çok sevdiğimizi bir kez daha söylemek için fırsat haline çevirmeyelim ki bugünü? 


Sevdiceğim, biliyosun Mustafa Ceceli şarkı söylemeye başladığı günden beri o şarkılarıyla bizi bizden alarak hep tercüman oldu yaşadıklarımıza. Şimdi yine olacak bak. Şarkının bi yerinde diyo ki; "sana bir şey olsa ölürüm ben acılardan" ve o kadar içten söylemiş ki insanın içine işliyor. Kayahan yazmış sözlerini de. Kulağına fısıldamak istediğim şarkılar serisine bir şarkı daha eklendi napcaz şimdi :)) Şarkıda da dediği gibi sensiz olmaz ki sensiz :) iyi ki varsın. Bu kadar uzak olmasak iyi de, hayırlısı olsun bakalım. Bugün bizim günümüz, tıpkı kalan 365 gün gibi. Sevgililer günümüz kutlu olsun! Seviyorum seni..

The Help ~ Duyguların Rengi | 2011

Moneyball'un ardından, yine bir kitap uyarlaması ve yine gerçek bir hikaye. En iyi film dalında oscarın en büyük adayı bence. 60'lı yıllarda Amerika'da yapılan ırkçılığın konuşulması bile yasakken, kitap haline getirilmeye çalışılmasını anlatan yalın, net ve ne demek istediği çok belli olan bir film olmuş Duyguların Rengi. Oysa kitap Yardımcı olarak çevrilmişti. Keşke öyle kalsaymış. Biraz daha detaylandırayım filmi sürprizini bozmadan.

"Goodbye, please dont cry"





O şarkısıyla hep içimize dokunacak. Bodyguard'ın st'inin yıllar geçse bile unutmadığımız ve büyük ihtimalle de unutamayacağımız şarkısı. Onun sesi, onun büyüsü ve herkesin sevdiceğini düşünerek dinlediği nadir şarkılardan bi tanesi.

Moneyball ~ Kazanma Sanatı | 2011

Midnight In Paris'ten sonra 2011 Oscar en iyi film adayları arasından izlediğim ikinci film oldu Moneyball. Brad Pitt kontenjanından diğer filmlerin önüne geçti ve pişman da etmedi. Bir kere sporu seviyorsanız, herhangi bir spor dalını takip ediyorsanız mutlak surette seveceğiniz bir film olmuş. Filmde beysbolun üzerine kurulmuş bir hikaye olsa da beysbola hiç ilgisi olmayan benim bile tanıdığım şeyler vardı filmde. Keyifli bir hikaye ve sabırsızlıkla beklenen bir final olarak özetleyebiliriz. Gelelim ayrıntılara.

Günlerden Galatasaray vol.22

Bir virajı daha aldık nihayet. Ne yalan söyleyeyim son olan olayların ardından ciddi bir Kayserispor antipatisi başladı bende. Bu yüzden de şöyle 2-3 farklı bir maç olsun istiyordum. Ama tek gollü galibiyet de iyidir. Futboldan iyice soğumadan bu sezonu şampiyon kapatıp, gelecek sezon Şampiyonlar Ligi'nde Galatasaray'ımızı bi izleyebilsek daha ne isteriz ki? Maçın adamı bitmeyen enerjisi ve oynama azmiyle Elmander'dir bence. Tabii sol bekte, şaşırtıcı bir şekilde, hiç sırıtmayan Riera'yı da anmadan geçemeyeceğim. Muslera ise her maçta olduğu gibi gizli kahraman. Canım benim. Önümüzdeki maç cuma akşamı Mersin İdman Yurdu'yla. Yürüyedur Galatasaray'ım.

Haftalık dizi yorumları | 5-11 Şubat

Dikkat! Bu yazı 5-11 Şubat haftasında yayınlanan ve sağ tarafta gördüğünüz diziler hakkında ağır spoiler ve fotoğraflar içerir! Ona göre açın bakın yani. Bu haftaki diziler içinde en sağlamı kesinlikle House'tu. 11. bölüm, bu sezonun en iyi bölümü olmakla kalmadı, tüm House bölümlerinin içinde de en çok hatırlayacaklarımızdan birisi olmayı başardı. Öyleyse ne yapıyoruz? Başlıyoruz!

Berlin Kaplanı | 2012

Filmle ilgili o kadar eleştiri okudum ki, salona girip koltuğuma oturana kadar "gerçekten kötü bir film mi yaptı acaba" diye endişelenmiştim. Salona girdik, koltuğa oturduk, diğer filmlerin fragmanlarını izlemeye başladık ve son olarak da Berlin Kaplanı'nın kast jeneriği döndü. İşte o andan itibaren filmin hiç de kötü olmadığına inandım. Peki neden?

Seninle ben,

Çok mutsuz olabiliriz, henüz hiç yapmamış olsak da kavga edebiliriz, birbirimize küsebiliriz, sonra tek bi gülücükle barışıp yine dünyanın en güzel şeyi olabiliriz, güleriz, eğleniriz, iki insanın birlikte yapabileceği her şeyi yapabiliriz..


İstersen tüm gün bana kızmış ol, istersen tüm gün hasretimle yanmış ol, ister hasta ol, ister eve geç gel. Sen nasıl istersen ne istersen onu yap. Ama saat gece yarısını vurup da uykumuz geldiği zaman, o anki ruh halimiz nasıl olursa olsun, benimle uyu. 
*kokusunu özlediğim adam, seni seviyorum :)*

Ah bu şarkıların gözü kör olsun #1

Seversin, sevilirsin, mutlusundur. Ama bi şarkı çalmaya başlar birden en cıvıl cıvıl anında bile içini yakar ya, işte öyle bir şey..
Zara'dan geliyor, hasretinle yandı gönlüm.

Anadolu Efes Reklamı

Basketbolla alakam yoktur. Ama bazı isimler basketbolun, takımların, renklerin üzerinde sevilir ya, Kerem Tunçeri benim için o isimlerden birisidir. Anadolu Efes için bir reklam çekilmiş, kanallarda dönüyor. Duman'ın en güzel -belki de tek güzel- şarkısı olan Senden Daha Güzel'i söylüyor Anadolu Efes'in ilk beşi. Kerem Tunçeri vokalde, Cenk Akyol (candır) bateride, Sinan Güler, Vujacic ve Kinsey de gitarlarda olmak üzere Anadolu Efes'e hitaben başlıyorlar çalıp söylemeye. 

Azalarak bitsin

Azalarak bitsinler listemize hoşgeldiniz! Aklıma gelenleri sıralayacağım. Şuradan buradan yardım da alabilirim. Bakalım neler çıkacak. Here we go!

Haftalık dizi yorumları | 28 Ocak-3 Şubat

Dikkat! Bu yazı bu hafta izlediğimiz dizilerle ilgili ağır spoiler içerir! Yine tembel How I Met Your Mother ekibinden uzakta geçirdiğimiz bir hafta oldu. Zaten 20 dakikalık bi diziye neden 2-3 hafta ara verilir anlamadım, anlamıyorum. Lütfediyolar paşalar sanki. Bi diziye neden bu kadar sinirlendiğimi de bilmiyorum ya neyse, konu benim bi ruh hastası olmam değil, bu haftaki diziler nasılsa. Başlıyorum.

Günlerden Galatasaray vol.21

Deplasman olayı sıkıntılıydı birkaç senedir malum. E son maçlarda da puan kayıpları gelince, insan bi sıkıntılanıyor ister istemez. Güven tam, o ayrı da, geçtiğimiz senelerden gelen güvensizlik de yapışmış bilinçaltında bi yerlere.. Ama Allahtan kazasız belasız bitti Antep macerası da. Gecenin sonunda herkes payına düşen baklavayı alıp evine geri döndü. Akşama dair söylenecek çok söz yok belki de. Sabır, çaba ve güvenin sonucunda oldu her şey. Bana kalan da yukarıdaki şahane fotoğraf oldu. Aslında Elmander ile Necati'nin fotoğrafını alıp "la ne ara bu kadar kaynaştınız maşallah" diyesim vardı ama, şu fotoğrafı görünce içim bi tuhaf oldu ne yalan söyleyeyim :) Necati golle geldi hoşgeldi, Elmander golünü attı ne güzel yaptı.. Eee nerede kalmıştık?

Ofis tuhaflıkları vol.1

Bi nevi çağrı merkezi çalışanı olarak çalışıyorum şimdilik. Telefonda da olsa insanlarla iletişim kurduğunuz zaman çok enteresan şeylerle karşılaşabiliyorsunuz. Bunları neden yazmıyorum diye düşündüm bugün ve yazarsam eğlenceli olabileceği fikrine kapıldım. Ne kadar sürer, sürer mi, neler çıkar bilmiyorum. Bekleyip göreceğiz. Şimdilik güzel başlayalım istiyorum. Hadi bakalım..

Sherlock Holmes | Böcek Avcısı

Bir önceki kitabın ardından Böcek Avcısı da uzun sürmeyerek bitenler arasına katıldı. Kitap, Sherlock Holmes ile John Watson'un çözdüğü üç farklı olayı anlatıyor. Elimdeki kitapların bir sırası var mı, sırasına göre mi okuyorum bilmiyorum ama bu kitapta Moriarty adını gördüm sonunda. Hatta serinin ikinci filmi olan Gölgelerin Oyunu'nda geçen şelale sahnesini de anlatıyor bu kitap. Tabii filmde olduğu gibi kitapta da şelale sahnesinin nasıl bittiğine dair bir bilgi yoktu. Oysa o kadar heyecanlanmıştım o sahnenin nasıl bittiğini öğreneceğim için.. Neyse, bir nefes kesen kitabı da yemiş bitirmiş bulunuyorum. Ve tabii ki her Sherlock Holmes eserinde yaptığım gibi şiddetle öneriyorum.

Günlerden Galatasaray vol.20

ne kadar gol o kadar iyi.
Şampiyonluk yolunda adım adım her maçı yazarak daha sonra güzel bir hatıra olur kafasıyla başlamıştım bu seriye. Çok da güzel maçlar yazdım. Ama son birkaç maçtır Galatasaray'da bi tatsızlık ve düşüş var. Sebebini dışarıdan bakınca anlayamadığım bi tatsızlık. Düşüşün sebebi elbette çok iyi olmayan futbol. Kötü oynuyoruz demeye hala dilim varmıyor mesela. Telafi edeceğimizi düşünüyorum zira. Baros kırmızı kart görmese, bulduğumuzu atsak, sakatlık olmasa, Eboue geri dönse de Ujfalusi Semih'in yanına dönse.. Böyle sıralar gideriz istekleri. Eldekilerle başarılı olunmazsa, istekler de çok oluyor haliyle. Hep umutlu konuştum bu sezon, hep olumlu baktım. Dün uzatmalara girerken bile maçı çevireceğimizden öyle emindim ki.. Galatasaray bu sene bize inanmayı öğretti. Ben takıma güveniyorum. İnşallah bu kaybettiğimiz son puan olur. Puan kaybının getirdiği kara bulutları ve leş kargalarını sevmiyorum ben çünkü..

SEvgiliye #2

Kimisinin varlığı şanstır hayata. O şansa sahip olmak için nasıl bişey yaptım da böyle bi ödülü hak ettim diye düşünürsünüz. Ya kaybedersem bu şansı diye endişelenirsiniz. Tüm özelliklerinizle sizi kabul eder o kişi. Nazınızı, siteminizi, tüm pisliklerinizi çeker. Katlandığını, üzüldüğünü bilirsiniz yine de o pislikleri yapmadan duramazsınız. Karşınızdaki adam yıllarca daha o pisliklerinle yaşamak istiyorum der. Sever, korur, gözetir, kollar. Bin kilometre ötede bile olsa yapar bunları. Rüya mı gerçek mi kestiremezsiniz. Çünkü normalde bi rüya yıllarca sürmez. Gerçek dediğimiz şey de o kadar güzel bişey değildir. İşte o kişiye seni çok seviyorum demeye bile dil varmaz çünkü çok, sevmek falan yetmez bazen. Varlığıyla beni mutlu eden adam; iyi ki varsın. Hep ol, olur mu :) yıllarca yanımda ol, hatta en yakınımda.. Allah herkesin gönlüne göre versin, bana da gönlümdekini versin.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...