Günlerden Galatasaray vol.31

Zorla da olsa 3 puanı aldık. İlk yarıda hiç de umut vermeyen bir oyun oynadık. Şampiyonluk psikolojisi takımı etkilemiş olacak ki çok motive görmedim ben bu akşam takımın çoğunluğunu. Gel gelelim büyük takım olarak çakalım geçelim modundaydık belki de. E bu da olsun işte ne güzel seriye böyle bir galibiyet de eklensin. Seri demişken, tabii ki kırılmadık rekor bırakmıyoruz. 6 maç üst üste kazanan başka takım yokmuş ki biz bu seriyi 9 maç yaparız. Gaziantepspor maçını Burak "the king" Yılmaz'ın golüyle maçı kazandık. Puan farkı hala 7 ve şampiyonluğa 3 maç kaldı. Maç sonu fotoğrafları çok güzeldi onları da ekleyeyim, elbette son sözü burada söyleyerek, yürüyedur GALATASARAY!

Aylık yazılar #nisan

Yazıyı unuttum ya bu ay. Mustafa Ceceli'nin Ben o değilim şarkısında "hava soğudu aylardan şubat" dizesi geçmese, daha da aklımda yoktu bak ayın 27si olmuş. Vakit arkasından atlı kovalıyor gibi geçiyor. Yaş ilerledikçe mi oluyor bu yoksa çok mu kaptırdım kendimi hayata da hiçbir şeyi vaktinde yapamıyorum, bilmiyorum. Buna yaşlılık diyoruz. Yalnız bu yaşlılık psikolojisine iyice kendimi kaptırdığım zamanlarda kız çocuğu gibi şımarmam şahane. Neyse goygoyun devamını yazıda yapayım. Başlıyorum.

Uçurtma Avcısı - Khaled Hosseini

Ben genelin aksine, Hosseini'nin önce Bin Muhteşem Güneş'ini sonra Uçurtma Avcısı'nı okudum. Uçurtma Avcısı, 80'li yıllardan başlayıp 2004'e kadar Afganistan'ın durumunu anlatıyor bir aile üzerinden. Azınlık olmanın zorluğunu, savaşın ortasında kalan insanların dramını ve özellikle de savaşta çocuk olmayı anlatıyor. Tüm bunların üzerine eklediği memleket hasretiyle de son darbeyi indiriyor. Kitabı okurken yer yer içim ezildi. Etkisinden bir süre çıkamadım. Okumayı bırakmam gereken yerlerde, yataktan çıkmak istemeyen çocuklar gibi 5 dakika daha dedim. Anlatımı ve yalın diliyle kitapta anlatılan tüm o kaosa şahane bir tezat olmuş. Yormuyor. Üzüyor ama, yormadan üzüyor. Ben filmini izlemedim, ama izleyeceğim filmler arasına aldım. Kitabın tıpkı Bin Muhteşem Güneş gibi cep boyunu aldım. 440 sayfalık bu şahesere ödediğim bedel ise 9,90 TL. Benim gibi geç kalmayın. Okuyun.

Günlerden Galatasaray vol.30

Maçın daha ilk 30 dakikasında 3-1 öne geçince biraz daha rahat oynanıyor haliyle. Burak'ın 1, Drogbaba'nın 2 golüyle  bu haftayı da kayıpsız kapatıyoruz. Kim demiş cuma maçları uğursuz diye... Asıl cuma maçları daha iyi. Yen, sonra hafta sonu fosur fosur yat, keyfine bak. Maça Sneijder'in sakatlığı sebebiyle Yekta ile başladık. Yekta, sahanın en iyilerinden birisiydi. Bir de tabii Drogba. Adamı her maç övmekten parmağım klavyede kaldı. Şu an 9 parmakla yazıyorum bunları size. Son olarak Melo. Bonservisi alınsın diye mi böyle hırslandı yoksa form tutması 30. haftayı mı buldu bilmiyorum. Taraftar dediğin her şeyi bilmez zaten. Demin de dediğim gibi izler, kazanır, keyfine bakar. Ben böyle yapıyorum. Size de tavsiye ederim. Şu Melo'nun tadını çıkarmak lazım dibine kadar. Şampiyonluğa kaldı 4 maç. Öyleyse yürüyedur GALATASARAY!

Sis Ve Gece - Ahmet Ümit

Ahmet Ümit'in son okuduğum kitabı Sultanı Öldürmek biraz fazla tarih içeriyordu. Sis Ve Gece ise, Ahmet Ümit'in yanılmıyorsam ilk kitaplarından birisiymiş ki 96 yılında yazmış, daha yalın, daha net, bunlara rağmen daha başarılı bir kitap. Son ana kadar heyecanı uyanık tutan bir anlatımı var. Ama kitapta en çok beğendiğim yer şüphesiz, finaliydi. Okuyucuya bıraktığı ayrıntıları ve hiç beklenmeyen yerden vurmasıyla bomba gibi bir finaldi. Kitabı okurken alelade gelen bir an, kitabın finaline etki ediyor adeta. Kitabın filmi çekilmiş, Selma Ergeç ve Uğur Polat oynamış. En kısa sürede onu da izlemek lazım. Kitap 270 sayfa ve 13 TL'den satışa sunulmuş durumda. Okumayanlara şiddetle tavsiyemdir.

Siyah Kan - Jean Christophe Grange

Bişey çok övülüyorsa iyi olacaktır demek değilmiş. Ben bugün bunu öğrendim. Ve overrated'ın da sözlük anlamını bir kez daha kavradım. Grange ile ilgili o kadar çok övgü duydum ki belki de beklentim yükseldi. Gel gelelim Siyah Kan'ı beğenmedim. Tasvir tasvir tasvir, kustum tasvirden. Fakat yiğidin hakkı yiğide. Gerilimi bayağı boldu. Bir ara kitaptan korktuğumu itiraf etmek zorundayım. Ayrıca finalindeki sürprize şaşırmamam gerekmesine rağmen bir hayli şaşırdım. Şimdi yazarın diğer kitaplarından Koloni'ye şans vermeyi düşünüyorum. Ama biraz sakinleşip kendime zaman vermem gerekiyor. Kitap 431 sayfa ve 28 TL'den satışa sunulmuş durumda. 

...

Sana dokununca renkleniyor tüm dünya.......

Kelebeğin Rüyası | 2013

Uzun süredir, Ankara'ya geldiğimden beri, 4 aydır sinemaya gitmemiştim. Birkaç hafta evvel fırsatını bulup kardeşimi alıp gittim. Pişman olmadığım için memnunum. Kelebeğin Rüyası, komedyen olarak kendini ispatlamış Yılmaz Erdoğan'ın, drama alanında da kendini ispatladığının göstergesi oldu bence. Filmi izleyeli belki 15-20 gün oldu ama hala bazı sahnelerin etkisindeyim. Neden Kelebeğin Rüyası peki, anlatayım.

Şampiyonlar Ligi 2013 Son

abimsin!
Kötü başladı, güzel devam etti, tez bitti. Bazı aynı rengi paylaştığım elemanlar gibi "inat olsuuuaann tüm kuşlaraaaa" modunda olmadım hiç çok şükür. Kendi işime baktım. Deplasmanda 3-0'lık skorun ardından bile "zamanında Xamax'a yapmış mıyız, şimdi neden olmasın ki" dedim, güvendim. Ve itiraf edin, bir ara hepinizin kalbi benim kalbimle attı. Son 12-13 senenin en güzel maçlarından biriydi bizim için, her açıdan. O ofsayt da gol olsaydı bu iş burada bitmez finale ve kupanın ellerimizde yükselmesine kadar giderdi. Bu şımarıklığı bize nasip edenlere şükürler olsun. Tüm kalbimle inandığım adamlara son sözümdür: Siz bizi güldürdünüz, Allah da sizi güldürsün. Şimdi yeniden orada olmak için daha büyük hırsla ve güçle, saldır Galatasaray, yürüyedur GALATASARAY!

Galatasarayımın en güzel fotoğrafı #4

Hasan Şaşıııımm Hasan Şaşıııııım!

Günlerden Galatasaray vol.28

 

Bizim sinerjimiz = Şampiyonluk. Başka sözüm yok. Yürüyedur Galatasaray!

Şampiyonlar Ligi vol.9

Birbirimizi çok gazladık. Bu hayal kırıklığı hep bundan. Aslında hayal kırıklığı demek de yanlış. Bu adamlar sezon başından koymuş hedeflerini. Demişler ki: "Gruplardan çıkmak yeni bi takım olan bizim için başarı sayılır" Sen de bi beklentim yok demişsin. Tamam içten içe bu takımın bişeyler başaracağını istiyor, inanıyorsun. Ama öyle olmuyor. Yönetimiyle, futbolcusuyla, teknik heyetiyle sıfırdan kuruldu bu takım. İlk senesinde şampiyon oldu, ikinci senesinde Şampiyonlar Liginde çeyrek finale yükseldi. İşler bitmiş gibi konuşmak bize yakışmasa da, Madrid deplasmanında alınan 3-0'lık mağlubiyet bizi bi hayli sarstı. Dün geceden beri ben böyle baş ağrısı çekiyorsam o çocuklar ne haldedir Allah bilir. Sabır diliyorum herkese. Öte yandan demin dedik ya bu takımın başındakiler hedefi sezon başından koymuş diye, aynı adamlar bir de şunu demişler: "Öyle bir takım çıkaracağız ki ortaya, mağlup olduğunda bile başı dik olacak taraftarının" İşte o takım bu takım. 3-0 mağlup olduğunda bile bizi gururlandırmayı başarıyor. Helal olsun. Yürüyedur Galatasaray'ım!
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...