Muzlu Kurabiye


Sürekli evde kalmak zorunda olunca insan alternatif eğlenme yöntemleri arıyor ister istemez. Yeni eğlencem oturduğum yerden yemek yapmak. Yemekten ziyade kurabiye diyelim biz buna. Hamur işini kardeşime hallettirdikten sonra şekil verme işi de bana kaldı. Geçtiğimiz günlerde Anamur'dan gelen misafirlerimiz bolca muz getirmişti ve bozulmaması için seri bir şekilde tükenmesi gerekiyordu. Ben de yukarıdaki fotoğrafta gördüğümüz muzlu kurabiyeler çıktı meydana. Tarif de vereyim dedim.

Son çıkan albümler #4


Geçtiğimiz haftalarda çıkan ve 5. Ceceli albümü olarak raflarda yerini alan Es'e göz atacağım kendimce. Blogu biraz takip ediyorsanız benim nasıl bir Mustafa Ceceli hayranı olduğumu biliyorsunuzdur. Aslında Ceceli'den ziyade şarkılarıyla ilgileniyorum, evet. Albümde 12 şarkı var ve 16 TL'den satışa sunulmuş durumda. Bana sorarsanız 16 TL'ye çok çok değecek bir albüm olmuş. Ceceli'nin tarzını bilirsiniz, slow da olsa hareketli de olsa o yapış yapış aşk şarkıları vardır, bu albüm için de aynı durum söz konusu. Ve evet ben yapış yapış aşk şarkılarını seviyorum. Şarkılar içeride buyrun devam edelim;

My Name Is Khan ~ Benim Adım Khan | 2010

Hindistan sinemasındaki yükseliş ve sinema severlerin Bollywood'a yönelmesi tesadüf değildir sanırım. Ben bu konuda çok ileride değilim. İzlediğim Hint Filmlerinin sayısı bir elin parmaklarını geçmez. My Name Is Khan, benim Bollywood'a dönme sebebim olabilir. Bu filmin ardından şu çok övülen 3 Idiots'u da izleme planlarım var mesela. Ama önce Khan'ın hikayesini yazayım. Başlıyorum!

Aylık yazılar #haziran

Haziran über hareketli geçiyor benim için. Ayrıntıları içeride konuşacağız da özet geçmem gerekirse, sahil tatilimi temmuz başına sonra haziran sonuna planlayıp tatilime 5 gün kala sağ bacağımı kırmak suretiyle eve kapanmış oldum. Gitti tatil gittiiiiii diye ağlamadan ve haziranı da bitirmeden haziran yazısını da aradan çıkarayım. Başlıyorum, arkamdan gelin. Son giren kapıyı çeksin.

İki Cami Arasında Aşk - Mürvet Sarıyıldız

  
Cinayet romanlarına bir nefes molası verdim. Mimar Sinan'ın, Kanuni Sultan Süleyman ile Hürrem Sultan'ın kızları olan Mihrimah Sultan'a olan aşkını anlatan İki Cami Arasında Aşk kitabıyla devam ediyorum. Malum, bacağı da kırınca oturduğum yerden anca kitap okur film izlerim. Prut seferinin ardından, yaptığı köprüyle Kanuni'nin gözüne giren Dülger Sinan'ın nasıl Mimar Sinan'a, Koca Sinan'a dönüştüğünü ve Mihrimah'a olan aşkını nasıl içinde yaşattığının hikayesini okuyoruz. Kavuşursan meşk, kavuşamazsan aşk olur derler ya, kitap bunun özeti gibi. Son nefesine kadar biri için, hem de ona kavuşamadan yanmak... Aşk zor iş. Tavsiyemdir, okunsun.

Takıntılı mim

Blog yazmaya başlayalı 3 sene oldu. Daha bir kez doğum günü kutlamadık ki doğum günlerine çok özen gösteririm. Denk gelmedi diyelim biz ona.. Neyse bu üç senelik periyotta ilk kez mimlendim. Kişisel blog ağırlıklı oluyor bu mimler. Bir konu üzerinden herkes kendince bik bik post atıyor. Beni ilk mimleme şerefine nail olan kişi (oha!) sayın doctorsherLock. Takıntıların konuşulduğu mimde kendimden bahsetmeye başlıyorum.

Şah Mat - Mario Mazzanti

  
Müthiş kitap olmuş. Yazar Mario Mazzanti'nin ilk eseri. Yazar hayatı boyunca etkilendiği her şeyi harmanlayarak, tüm enerjisini vererek yazmış kitabı. Çok da iyi etmiş zira benim okuduğum en heyecanlı kitaplar listesinin zirvesini zorluyor kitap. Katil, karşısında kendisini yakalamak ve kim olduğunu anlamak isteyen insanlarla satranç oynuyor. Katil kim diye düşünürken beklenenin çok farklı olduğu ve müthiş bir ters köşenin yaşandığı finalle kitabın kapağını kapatıyoruz. Okumamış olanlara okumalarını tavsiye edebilirim gözümü kırpmadan. 

Son çıkan albümler #3

Daha önce iki kez yazmıştım da devamı gelmemiş. Bugün tam da zamanı. Malum yaz geldi yeni albümler sıralanıyor. Bu albümlerden birisi Volga Tamöz. Başarılı aranjörün Murat Dalkılıç ve Hepsi grubuyla birlikte söyleyerek oluşturduğu Şık Şık albümünün ardından, 90'ların 11 ünlü şarkıcısıyla hazırladığı 90'lar pop sevenlere gelen Tam 90'dan albümünü piyasaya sürdü. Albümde kimlerle çalıştı, hangi şarkılar var peki, buyrun inceleyelim.

Ofis tuhaflıkları vol.2

İlk yazının ardından birikenleri toparlamam vakit aldı diyebilirim. Ama devam etme kararı aldım. Zira gün geçmiyor ki yeni bir orjinalle karşı karşıya kalmayayım. Bu seferkiler iyiden tuhaf. Sıcaklar başladı malum. İnsanlar sıcakların da etkisiyle sanırım kimyaları bozuluyor. Başlayalım bakalım bu kez neler çıkacak..

Kuzu..

Hiç beklemediğin bir anda gördüğün "meeheee meheeee" diyen bir oyuncak kuzudur bazen en büyük kabusun. Unuttuklarını, hatırlamak istemediklerini hatırlatır. Sabaha kadar uyutmaz, uyuyunca da aynı insanla uğraştırır durur. Keşkeler sıralanır aklının odalarında, elinden bir şey gelmez. Gelmemesi de en doğrusudur ya, neyse.. Bu pazara da böyle başladık. Yarın daha güzel olsun. Kabuslar değil rüyalar süslesin sabahı. Geçmiş değil gelecek olsun görülen, beklenen, istenen ve huzur veren. Allah da kimseyi geçmişindeki hayaletlerle burun buruna getirmesin, üzüyor.
Şarkısı..

Düşlerimde Kayboldum Ve Pusulasızım - Ahmet Söylemez

 
Ahmet Söylemez'in kitabı. Yazar, eşini kaybetmesinin ardından, eğer yanlış değilsem 6-7 yaşlarındaki kızıyla bir kasabaya yerleşir ve hayatlarını devam ettirirler. Hayatlarından kesitler, eşine duyduğu özlem, dostları ve hayatlarına giren insanlarla ilgili kısa kısa yazılar bulacağımız bir kitap olmuş. 216 sayfa 15TL. Kitabın yazarı kalp krizi sonucu vefat etmiş. Eşine kavuşmuş da diyebiliriz biz buna. Çabuk biten bir kitap oldu. Kitapta bana samimi gelmeyen şeyler vardı. Mesela Hamdi Baba Mizansenleri bölümünde laz olan Hamdi Bey'in yazıldığı şive yapmacık geldi. Ayrıca kafiyesiz ve düz yazı gibi yazılan şiirler de olmaz olsun! Özür dilerim Orhan Veli! 

Paranoya - Tami Hoag

 
Bu ara çok polisiye okuduğumdan mıdır yoksa Tami Hoag'un üslubunu çok tutmadığımdan mıdır emin olamadım ama kitap elimde süründü durdu. Yine başarılı ve kurt bir dedektif yine işlenen seri cinayetler vardı. Çavuş Kovac ve partneri Liska için katili bulmak zor olsa da  benim gibi acemi bir polisiye okuyucusu için bile çok zor olmadı maalesef. Kitap yine sonlara doğru açılıyor ve temposu yükseliyor. İlk bölümlerdeki sıkıcılıkla kitabı bırakmazsanız kitabın devamı çok sıkıcı gelmeyecektir. Hoag sonlara doğru biraz da aşk kırıntıları serpiştirince ister istemez okutuyor kendini yapacak bişey yok. Okumak isteyenlere önerim, biraz evvel de dediğim gibi başlarda kitap ağır ilerlerken kitabı bırakmamaları olur. Bunun dışında vebal kabul etmem. 

iyi ki varsın sen: Chicha

Hahahaha sevimli herif. İyice sevimli yapmışlar. Bakıp bakıp gülüyorum yazıklar olsun hahahahaha. Bugün doğum günü Bezelyemin. Kim derki bu beybi feys 24 yaşında o.O Yerim.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...