Ölmeden önce yapılacaklar #2

Konser! Hayatımda gittiğim tek konser Teoman'ın akustik konseriydi. Küçük bir salon olarak tabir edebileceğimiz Ankara MEB Şura Salonunda yapılan konsere aldığım sürpriz bir davet ile gitmiştim. İtiraf etmek gerekirse Teoman konserinde bu kadar eğleneceğimi sanmazdım. Ama asıl listemde konserine gitmek istediğim 3 kişi var. Parti başlasın!

Amin Maalouf | Semerkant

Sonunda ne kadar şaşırdığım ile başlayayım. Tüm kitap boyunca beklediğim, merak ettiğim, nasıl bağlanacak, nereden çıkacak diye sabırsızlandığım olayın, hiç beklemediğim bi yere bağlandığını görünce son bölümde "ya hayır yaaa" diye hayıflanarak kitabı bitirdim. Mutlu sonla bitmemesi kalbimi ne kadar kırsa da ters köşe olduğum kitaplardan ekstra sadist bir haz aldığım doğrudur. İki farklı zamanda, hatta yüzyılda, geçen iki bölümü var kitabın. İlk bölümü akıp gitse de ikinci bölümü şaşırtıcı bitişiyle (evet yine sonunu övdüm) ilk bölümün hızına yetişiyor. Ömer Hayyam ve rubaiyatıyla başlayan nefis hikaye, Benjamin ve Atlas Okyanusu ile beni çok şaşırtan bir biçimde, kitabın arka kapağının tabiriyle bit(mey)iyor. Yapı Kredi Yayınlarınca basılan kitap 256 sayfa ve D&R satış fiyatı 18 TL. Okuyun.

Ah Frida....


"Kurbağa sevgilim, Diego’m… Bana dünyanın en büyük acısını yaşattın sen. Gün be gün öldüm seni sevmeye başladığım ilk andan itibaren. Ama sevgilim, bir daha gelseydim dünyaya yine seni severdim… Canlı canlı çürüyeceğimi bilerek…"

Ölmeden önce yapılacaklar #1

Yeni bir seri ile başlıyorum. İsteyiş sırasına göre 1, 2, 3 diye sıralanmayacak bu liste gönlümden geçen ütopyalarımı içerecek. Bakalım neler çıkacak. En taze hayallerim bu seride yer bulacak elbete. Başlıyorum!

Kurulan hayaller itinayla gerçeğe dönüşür | Arda Turan

Nerede olursa olsun kalbinize dokunan insanlar vardır. Arda Turan benim için nereden baksan 10 senedir böyle. Manisa'daki Arda, Galatasaray'daki Arda, Madrid'deki Arda ve şimdi de Barcelona'daki Arda.

Haberi ilk duyduğum anda iş yerinde en çok, hayatımın genelinde ise bayaa çok sevdiğim bi abiye söyledim. "Serap bu iş olmazsa seni boğarım" demişti. Yok yere heveslendirdiğim için... "Ya olursa?" diye cevap verdim. İş resmiyet kazandığında da Barcelona'nın twitter, facebook ve instagram hesaplarından paylaştığı o fotoğrafı aynı anda birbirimize whatsapp üzerinden gönderdik :) 

Tatlı anılar bir yana dursun, 10'un tırnaklarıyla kazıya kazıya Bayrampaşa'nın dahisi oluşunun hemen hemen her anına şahit olan biri olarak diyebilirim ki, kurduğu her hayali gerçekleştirmesi asla tesadüf değil. Hep dedim, hep diyeceğim, buralARDA onunla gurur duyuyoruz. (Twitteki tarih: 2011)

#reklam# Arda ile ilgili hepsi ve daha fazlası için linki tıklayınız #reklam#

Ahmet Ümit | Beyoğlu'nun En Güzel Abisi

Ahmet Ümit'in kitaplarını dönem dönem okuyorum. Polisiye türü kitapları da öyle. Üst üste çok okuduğumda yorulduğumu itiraf etmek zorundayım. Çünkü uyanık kalmak zorundaymış gibi hissediyorum kendimi. Yani öylesine okuyup geçemiyorum ille katili bulmam lazım (BULAMADI). "Aşk yaşamı, cinayet ölümü sıradanlıktan kurtarır" sloganıyla rafları süslüyor. Yılbaşı gecesi işlenen bir cinayetle karşı karşıya kalan Beyoğlu'nun En Güzel Abisi Nevzat Komiserin yeni bir hikayesi daha... Ahmet Ümit yan karakterlerle aklımı çok güzel bulandırdığı için bulamıyorum o katili bir türlü. Sanırım kendisi beni yoruyor biraz. Sultanı Öldürmekte de böyle hissetmiştim. Hala Sis ve Gece'nin etkisindeyim muhtemelen. Kitabın en güzel yanı adı ve kapak tasarımı. Reklam işi başarılı, hoş ama boş demek istemiyorum. Gel gelelim hoş ama beklediğimi bulamadım diye kıvırayım onu ben. Kitap 418 sayfa, D&R fiyatı 20 TL.

Franz Kafka | Milena'ya Mektuplar

 
Bir insanın yalnızlıktan çekip çıkaranı bazen yazılmış birkaç cümle olur. Kafka'nın önce arkadaş, sonra aşık, sonra da yabancı olma çabalarını kendi sözleriyle okumak farklı bir deneyim oldu benim için açıkçası. Böyle içime işleye işleye, yer yer kalbim kırılarak okudum. Belki duygusal bi dönemimdi çok emin değilim ama sevdiği kadına karşı mektubunu "senin" diye imzalayan, benim tüm benliğim aslında sana aşık tarafımdan ibaret demeye getiren adamın sözlerinden de etkilenelim bir zahmet! Tüm melankolik hallerine rağmen boğmadan kendini okutan kitap 400 sayfa. Bendeki baskısı Panama Yayıncılıktan. Bu sevimli kapağa tav olup elime aldığımı, arka kapağını okuyunca da direkt ödemek için yanıma aldığımı itiraf etmek zorundayım. Kitabın D&R fiyatı 15 TL. Dönüşümü yazan Kafka'nın kalbine dokunmak isterseniz deneyin derim. Kitaptan bir bölüm yazmazsam içimde kalır;
Sana bugün Fakir Çalgıcı'yı gönderiyorum. Benim için şu anda çok anlam ifade etmese de, bir zamanlar etmişti. Bilakis öylesine Viyana diliyle yazılmış, öylesine ahenksiz, iç karartıcı olduğu, Halk Bahçesi'nde bize baktığı için, (bize! Yanımda yürüyordun, bir düşünsene, yanımdaydın) öylesine bürokratik olduğu ve işini yapan bir kızı sevdiği için.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...