Aylık Yazılar #Aralık

Sevemedim iki bin 10'u pek.. Çünkü 2010'da güzel şeyler olmadı. Evet tüm hayatıma değecek derecede güzel bişey oldu. Kaybetmekten en çok korktuğum ve kaybettiğim şeyi geri verdi 2010. Yeniden hayatımın en güzel günlerini yaşamama sebep oldu. 2010'da 10 gün vardı ki, bütün ömrüme değecek günlerdi. Gündüzüyle, gecesiyle. Ama kalan 355 günü at çöpe gitsin demekten başka bişey gelmiyor elimden. Neyse, aralık ayını konuşalım da bi, 2010'a da sıra gelecek, az kaldı :)) Buyrun efendim;

  • Aralığın ortasında, geçtiğimiz günlerde, yılın ilk karı yaşadığım coğrafyaya düşmeyi başardı. Bu kadar geciken kara bi alkış istiyorum herşeyden önce! Hiç gelmeseydin abisi, zahmet verdik. Kar yağdı, öğlen 11-12'den gece 10'a kadar falan.. Böyle pamuk pamuk yağıyordu ki fotoğraflarda da görüyorsunuz. Evimin etrafında pek manzara yoktur mazur görün :))

  • 2010'u sevmeme nedenlerimden birisi, şüphesiz ki futboldu. Galatasaray'ın, Milli Takım'ın içler acısı hâli, paraladı beni, mahvetti. Sene içinde yaşadıklarımızı zaten yazdık, yazarız da aralık ayı daha bi acıttı içimi. Öyle ki iç saha tablosunu gördüm geçen gün. Rezaletten başka bişey değil. Galatasaray, iç saha performansına göre ligden düşme potasında! Aferin aslanlarıma, aferin. Hep böyle cıvıl cıvıl veda edin siz e mi?! Ali Samiyen'in kemikleri sızlıyordur herhalde. Bi an önce Aslantepe'ye defolup gitsek de Samiyen de böyle karalanmaktan kurtulsa.. Hani Aslantepe ile henüz bi gönül bağımız yok ya, o açıdan diyorum..
    ps: bu konudaki en güzel cümle Ceyhun Yılmaz tarafından twitter'da kuruldu. Ceyhun abi dedi ki "üzülme çocuklugumun 'cim bom bom'u..ayrılık dediğin hüzünlü olur zaten! tüm yaşattıkların için.. saol be ali sami yen :(" tercüman oldu hislerimize..

  • Futbol açısından beni Manchester United mutlu ediyor bu aralar. Geçtiğimiz haftalarda, yanlış değilsem Blackpool ile olan maç kötü hava koşulları sebebiyle ertelenmişti. Bi maç eksik olunca da, yine yanlış değilsem, Arsenal lider olmuştu. Chelsea'nin falan puan kaybedeceğini biliyordum ben. Tüm sezon boyunca 5-6 atılaydı Galatasaray, geçen seneyi 3. bitirmezdi. Öyle de oldu. Chelsea tökezlemeye başlayınca United'ım ön plana çıkmıştı. Şimdi ise yine zirvede. Hafta başında Arsenal maçında Park'ın golüyle galip gelince, tablonun zirvesine yerleştik. İlahi adalet işte. Bi yerden üzüyosa bi yerden mutlu ediyor :))

  • Futbol konusu uzadı farkındayım da şunu demezsem çatlarım! Ballon d'or ödülü var malum. Fifa tarafından o senenin en iyi futbolcusuna veriliyor. Benim bu seneki adayım Sneijder'di. Dünya Kupası'ndaki performansıyla olsun, takımı Inter'deki performansıyla olsun en çok hakeden futbolcu oydu. Milli Takımı, Dünya'nın en iyi 2. takımı oldu, takımı ise Avrupa'nın en iyisi.. Şimdi Dünya'nın en iyisi olmak için maç yapacak. Gerçi Wesley o maçta oynayamayacakmış ama olsun. Xavi, Iniesta ve Messi finalde yarışacak 3 isim. Xavi ve Iniesta hadi İspanya'dan yani milli takımdan gelmiş olsun da Messi 2010'da ne yapmış ki en iyi futbolcu seçilecekmiş. Merak ettim açıkçası.

  • Doğum günüm 4 Ocak. 19 gün kaldı. Geçtiğimiz seneye kadar iletilerden tutun da yazabildiğim her yere geri sayım yapardım. Bu sene o hevesim yok. Yaşlandın diye dalga geçiyor sevgili. Uyuz yahu :)) Kendisini burdan esefle kınıyorum. Bi kere ben yaşlanmadım, belki bi lokma olgunlaşmış olabilirim. Ama değiştiğimi, olumsuz anlamda, yaşlanma anlamında değiştiğimi, düşünmüyorum. O cıvıl cıvıl hâllerim hâlen var. Şımarıklığım keza öyle. Yok yok, yaşlanmadım ben. Dimi la?!

  • Faturalı hatta geçmeyi düşünüyosan sakın Turkcell alma! Hatta hiç bi türlü Turkcell alma, faturalı da faturasız da.. Ben öyle bi halt yedim şimdi geri de dönemiyorum. Şapa oturuyosun en kibar tabirle. Ötesi yok. Avea'nda kal, Vodafone'unla mutlu ol. Ama Turkcell'den uzak dur!

  • Inception ve Ye, Dua Et, Sev'i izledim. Zaten blogu okuyorsanız yazılarına rast gelmişsinizdir. Yabancı yapımlardan bu ikisini çok merak ediyordum sene başından beri. Artı Social Network'ü. Yerli yapımlara dönecek olursak, Av Mevsimi şu an için zirvede. Bi de Siyah&Beyaz vardı. Onu izlemek de nasip olmadı. İzlemek istediğim filmler bunlar. Yıl bitmeden izlersem iyi olacak. Zira yeni yılda Aşk Tesadüfleri Sever'i merak ediyorum. Mehmet Günsur ve Belçim Erdoğan oynuyor başrollerinde. Bi ara fragmanını eklerim bloga :)

  • House, iki hafta önce falan tatile girdi. Ocak başına kadar da -böyle deyince bi tuhaf oldu dimi :))- yayını yok. Sezon arası yapılıyor Amerika'da bu ara. Noel tatili vs. sebebiyle. Salılarım pek eksik bu ara. How i met your mother tabii ki çok keyifli sürüyor, bilhassa son yayınlanan 12. bölüm bombaydı ama, Greg House ve ekibini de özlemiyor değiliz..

  • Emre Aydın dinliyorum bu aralar sürekli. Biraz melankolik şarkıları. Benim hayatımda melankolik giden pek bişey yok gerçi ama, güllük gülistanlık da diyemeyeceğim. Geçtiğimiz günlerde bloga yazdığım Alıştım Susmaya başta olmak üzere, Hoşçakal ve bilhassa Son Defa yerle yeksan ediyor beni sağolsunlar. Emre Aydın şarkılarında tuhaf bişey var. Onlar çalmaya başlayınca adeta hayat slow motion'a yani yavaşlamaya başlıyor. Sanırım durulmamın en büyük sebebi de bu :) Neyse efendim, Son Defa'yla veda ediyorum bu ay ki yazıya. Dilerim beğenirsiniz :) O iğrenç espriyi yapmayacağım. Söz! :))




2 yorum:

Yazın bakalım 😎